MARİN VE MEKANİK SİNERJİ

  • 241 SHARES

Panerai ve Brabus’ün deniz seviyesi odağında başlayan iş birlikleri, manüfaktüre ait ilk iskelet mekanizmalı Submersible olarak vücut buluyor.

Panerai’nin CEO’su Jean Marc Pontroué’nin iş birliğinin tanıtımı için düzenlenen Zoom konferansına başlarken söylediği cümle aslında bu yazının ana fikrini yansıtıyor: “Harika bir ortaklık açıklanmaya gerek duyulmayandır.”. Nitekim Panerai ve Brabus isimlerini aynı cümle içinde duymak, eğer ki iki marka hakkında da belirli bir bilgi birikimine sahipseniz, bir şok etkisi yaratmıyor. Ama beyin fırtınası sonucu çıkacak olan tasarım hakkında bir hayli meraklanmaya yol açıyor. Her ne kadar fikir organik bir şekilde oluşmuş olsa da, marin ve mekanik başlıklarda farklı kulvarlarda inovatif tasarımları ile bilinen Panerai ve Brabus’ün ortaklık kararının geçmişi iki senelik bir zaman dilimine yayılıyor. Ortakların ikisi de eşit oranda detaycı olunca projenin hayata geçirilmesi ister istemez vakit alıyor. Bu iş birliği fikrini markaların ajandalarına sokan ismin hem Panerai hem de bir Brabus koleksiyoneri olduğunu Zoom konferansı sırasında Pontroué’den öğreniyoruz.

Ortaya çıkan ilk tasarım Submersible genine sahip bir saat olsa da, bu ortaklığın devamının gerek yeni tasarımlar, gerekse yeni deneyimler ile geleceğinin mesajları daha model tanıtılmaya başlamadan veriliyor. İki markanın çok ciddi
bir koleksiyoner kitlesinin oluşu kuşkusuz iş birliği ile ortak bir komünite yaratmanın da önünü açıyor. Submersible S Brabus Black Ops Edition, Pontroué’nin de belirttiği gibi “her gün saat düşünmeyen insanlardan (Brabus CEO’su Constantin Buschmann ve ekibi)” ilham aldığı için manüfaktürün diğer modellerinden farklılaşmakta. Zaten saat de iki markanın ortak bir tasarım ekibi kurması ile realize ediliyor.

6 senelik bir geçmişi olan Brabus Marine ile birçok ortak noktada buluşabilen Panerai, Submersible S Brabus Black Ops Edition modelini de markanın aynı isimli sürat teknesinden ilhamla hayata geçiriyor. Zoom konferansında açıklandığı gibi model için belirlenen “1 Second Wow” stratejisinin temeli iki markanın tasarım felsefelerindeki ortak noktalardan yola çıkarak kurgulanıyor. Modelin süperlatif oluşu, bireyselliğe imkan tanıması, fonksiyonalite, detaycılık ve performans başlıklarındaki hassasiyeti ve ayrıca siyah rengi ile kurduğu bağ bu stratejiyi tanımlayan adımlardan. Kolaborasyonun Brabus modellerine entegrasyonu ise Shadow 900 Black Ops isimli sürat teknesinin gösterge paneline Panerai’ye ait bir dijital saat entegre edilerek sağlanıyor.

Submersible S Brabus Black Ops Edition’ı detaylandıracak olursak, modelin üretimi üç yılı bulan otomatik kurmalı kalibresi P.4001/S, aynı zamanda Panerai’nin ilk iskelet mekanizması olma özelliğini taşıyor. Saatin ismindeki S
harfi de bu özelliğe( skeleton) bir gönderme niteliğinde. Mekanizmanın 3 günlük bir güç rezervi bulunmakta. 47 mm’lik CarbotechTM bir kasaya ve saat yönünün tersine dönebilen bir bezele sahip modelin fonksiyonları arasında GMT, am/pm ve tarih göstergesinin yanı sıra, kasa arkasında bir güç rezervi göstergesi de bulunuyor. Tasarımda Shadow 900 Black Ops sürat teknesinin renk paleti dikkate alınırken, Brabus’e ayrıca saat altı yönündeki bir alt kadranda ve kayışta referans veriliyor. Saat, bir Submersible olmanın hakkını aynı zamanda 300 metreye kadar su geçirmezlik özelliğine sahip oluşu ile veriyor.

Submersible S Brabus Black Ops Edition’ın sadece 100 adet üretilmesinin en büyük sebeplerinden birinin bu iş birliğine dair merakı canlı tutmak olduğu bir gerçek. Konferanstan edindiğimiz bilgiler, Panerai ve Brabus arasındaki ortaklığın sadece tek bir saat modeli ve Brabus’e ait bir teknedeki gösterge paneli ile sınırlanmayacağı yönündeydi. İki markanın da tasarım dili ve felsefelerinin bu kadar uyuştuğunu somut örnekler yoluyla deneyimledikten sonra, bir sonraki tasarım hakkında meraklanmamak bir hayli zor olacak.