QP Türkiye - Leading Luxury Journal

QP, saatler konusunda dünyanın en iyi gazetecilik ve en heyecan verici canlı etkinlikleri için bir merkezdir. QP dergisinin online websitesidir.

LIFESTYLE

KOLEKTİF ADIMLAMA

Koşu aktivitesi yeniden tanımlanıyor, açık havada spor kisvesi altında yapılan bir sosyalleşme akımı.

Yazı Kristin Fındıkoğlu

Bir kişi koştuğundan bahsettiğinde gözlerde canlanan klasik tablo genellikle bunun bireysel olarak, yalnızca kulaklıktan gelen şarkıdaki müzisyen ile birlikte, yapıldığı yönünde oluyor. Wellness rubriğinde bir değişiklik yaparak, bu sefer klasiklerdense güncel tabloya konsantre olmayı seçtiğimiz doğrudur. Global olarak koşunun kaideleri yeniden belirleneli uzun bir zaman olduğu söylenebilir. Sosyalleşmenin bir türü olarak kabul edilen ve pandemi ile birlikte en risksiz hallerinden birine dönüşen koşu kulüplerinin haliyle farklı şehirlerdeki büyüme hızları da artıyor. İki senedir format atılan ruh hallerimiz kimi zaman hala bir restoranda yenecek yemekten çekinirken, açık havada spor kisvesi altında yapılan bir sosyalleşmeye gönül rahatlığıyla rezervasyon yaptırabiliyor.

(daha&helliip;)
Otomobil

DİNAMİK YENİLEME

Üçüncü jenerasyonu ile Range Rover Sport 2023, tasarım bakımından geçmişine göndermeler yapıyor olsa da sportif lüks anlayışını güncelliyor.

Range Rover segmentlerini genişletmeye devam ederken, ki 2011 Evoque (şimdi ikinci neslinde) ve 2018 Velar verebileceğimiz referanslar arasında, Range Rover Sport 2023 ile lüks ve spor ikilisini bir araya getirerek çeşitli konumlardaki modelleri kapsama hedefinde. Yeni Range Rover Sport’un gücünü, bir çift hafif hibrit turboşarjlı 3.0 litrelik sıralı altı motor sağlıyor. Farklı motor seçeneklerinin yanı sıra şarj edilebilir hibrit versiyonlarında 38.2 kWsa kapasiteye sahip batarya bulunuyor. 50 kW hızlı şarj desteği ile bataryanın 40 dakikada yüzde 80 doluma ulaşması sağlanıyor. İç tasarımına değinecek olursak, üç kollu direksiyonun arkasındaki 13.7 inçlik dijital gösterge paneli ve merkezdeki Pivi Pro sisteminden güç alan 13.1 inç boyutundaki dokunmatik multimedya ekranı dikkat çekiyor. Sipariş üzerine start alacak modellerin henüz üretim tarihi belli olmasa da heyecan uyandırdığı bir gerçek. 

Moda

DÖNEM ETKİSİNDE

Arşiv kataloglarından yararlanarak tasarlanan Gucci ve Adidas koleksiyonu, 80’li yıllardaki spor kıyafetlerinin renk patlamalarına odaklanıyor.

Bir süredir gündemimizde spor ve lüks klasmanın koleksiyonları yer alıyor. Prada ve Adidas, Louis Vuitton ve Nike, Gucci ve North Face ile referanslarımızı çoğaltabiliriz. Genel hatlarıyla markaların monogramları ile ayırt ettiğimiz hatta ve hatta kimi zaman edemediğimiz koleksiyonlara bir yenisi daha ekleniyor. Ancak bu sefer 80’li yıllarda spor yapmanın enerjisi günümüze taşınarak.

Gucci ve Adidas iş birliğinden doğan Sonbahar 2022 seçkisi Alessandro Michele tarafından tasarlanıyor. Dışarıdan bakıldığında iki farklı evreni temsil eden markalar koleksiyonda deri topuklu ayakkabıların, süet mokasenlerin ve ipek eşarpların spor giyim kodlarına sızdığının haberini veriyor. Gucci derisinden üretilen ancak Trefoil logosuyla kaplanmış bowling çantaları örneğinde olduğu gibi koleksiyonda hatırı sayılır bir şekilde 70’lerin ve 80’lerin ağırlığı var. Koleksiyonun önümüzdeki aylarda seçili Gucci ve pop-up butiklerinin yanı sıra online alışverişe çıkacağı bilgisini de paylaşalım.

GÜNCEL İÇERİKLER

Yeni saat

YENİDEN TANIMLAMA

Geçmiş zamanların tasarım hissiyatından günümüz standartlarına, A. Lange & Söhne Richard Lange Minute Repeater.

Yazı Timothy Barber

A.Lange & Sohne’nin son yıllarda Triple Split kronograflar, çeşitli Zeitwerk yorumları, somon
ve aventurin renkli etkileyici kadranlarıyla görece daha özgür bir yaratıcı alana girdiğine tanıklık ettik. Dolayısıyla sade tasarımlı Richard Lange koleksiyonunda mineli kadranlı bir minute repeater’a yer verilmesi, geçmiş zamanların Lange’sine geri dönüş hissi uyandırıyor. Dakika tekrarlayıcı komplikasyonu 39 mm’lik platin kasanın sol tarafındaki bir sürgü kolu butonunun hareketi ile tetikleniyor. Olağan biçimde ama fevkalade standartlarda üretilmiş tamamen yeni mekanizma Calibre L122.1’in parlak siyah çekiçleri ve çanları kasa arkasındaki safir camdan gözlemlenebiliyor.

Bir A. Lange & Sohne saatinden beklendiği gibi, mekanizmada çanlar çalarken kurma kolunun çalışmasını engelleyen bir güvenlik önlemi gibi- mikro inovasyonlar bulunuyor fakat asıl önemli olan konu bu değil. Richard Lange Minute Repeater, işleri neredeyse aşırı muhafazakar derecede basit tutan ama farkını size derinden hissettiren en iyi haliyle vücut bulmuş bir Lange olarak tanımlanabilir.

(daha&helliip;)
Otomobil

BİR ADIM ÖTESİ

Bentley Bentayga Extended Wheelbase (EWB) modeli, konfor alanlarını lüks segment ile birleştirerek yolculuk kavramını farklı bir seviyeye çıkarıyor.

Bentayga EWB, markanın 2020’de üretimine son verdiği eski amiral gemisi Mulsanne’nin bir nevi yerini alıyor dersek yanılmış olmayız. Mulsanne’nin nispeten daha az üretildiğini düşünürsek- ki elimizde sadece 7.300 örnek var- Bentayga şu anda Bentley’de geniş bir satış pazarını kapsıyor. Zira 2016’da otomobilin piyasaya çıkışından sonraki dört yıl içinde yaklaşık 20.000 adet satılması bir önceki cümlemizi destekliyor.

Bentley Bentayga Extended Wheelbase (EWB) ile bir sonraki adımı takip ediyor ve standart modele 180 mm ekleyerek ekstra alan yaratıyor. Bir diğer deyişle uzanma, masaj ve bakım gibi konformist ihtiyaçların arka bölmeye dahil olması anlamını taşıyor. Koltuklardaki özel sistem sayesinde, koltuğun vücudunuzun şeklini alırken sürekli hareket halinde olarak da yorgunluk oluşumunu önlemeyi görev ediniyor. Bir diğer yenilik ise otomobilin kapılarında gizli. Rolls-Royces’ta görmeye alışık olduğumuz kendi kendine kapanan kapılar ilk kez bir Bentley’de yer alıyor.

Moda

SEZON AÇILIŞI

Kopenhag menşeli Palmes ve How Long Gone iş birliğindeki koleksiyon, tenis sezonunun başlangıcını kutluyor.

Bir araya gelen isimlerin ortaklığında, standartların artık eskisi gibi olmadığı bir gerçek. Moda markalarının değişik segmentlere hitap etmelerine rağmen iş birliklerinde ortak payda arayışları bir kenara, Palmes ve Amerika’nın her iki yakasına da hitap eden podcast’leri ile bildiğimiz How Long Gone koleksiyonu seviyeyi bambaşka bir noktaya çıkarıyor. Öte yandan bu ikilinin ortak müşterekte nerde buluşmuş olabileceğini düşünmeniz normal. Her iki markanın da görsel kimlikleri bir araya getirilerek üç parçalı bir koleksiyon yaratılıyor.

Uzun kollu beyaz bir tişört ve lacivert tenis şortunun yanı sıra How Long Gone’ın artık imza niteliğindeki yeşil ve mavi renk paletinden “Palmes Long Gone” grafiğine sahip sınırlı sayıdaki tote çanta ile koleksiyon tamamlanıyor. Tenis mevsiminin start aldığı bu günlerde koleksiyona göz gezdirmek için Palmes’in web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Otomobil

POP!

Olağan figürlere farklı anlamlar yükleyen Jeff Koons’un son konfigürasyonu yeniden Bavyera lokasyonundan.

Yazı Efe Uygur

Farklı disiplinleri buluşturan çalışmalar her zaman ilgi çekici olmuştur. Son yıllarda pek çok farklı sektörün bu konuya ilgi göstermesi, yaratıcılığın üst seviyelere çıktığı çeşitli iş birliklerini de beraberinde getirdi. Bundan geri durmayan otomotiv sektöründe en güncel iş birliklerinden biri de Bavyeralı üretici BMW ile Jeffrey Koons arasında oldu.

The 8 X Jeff Koons” adıyla sunulan çalışma, aslında nadiren karşılaştığımız, son derece özel bir iş. Popüler kültüre odaklanan, çoğunlukla ayna yüzeyli paslanmaz çelikten yapılmış balon formunda hayvan figürleri ve günlük nesneleri betimleyen ilgi çekici heykelleriyle tanınan Amerikalı sanatçının bu çalışması aslında BMW ile olan ilk işi değil. İlk kez 2010 yılında BMW için M3 GT2 Art Car’ı yaratan Koons, bu sefer yalnızca Le Mans’ta yarışacak bir otomobil değil (aynı yıl Le Mans 24 saat yarışlarında mücadele etmişti) aksine çok zor bir ihtimal olsa da şehir trafiğinde yan yana gelinebilecek bir otomobil yaratmış.

(daha&helliip;)
Sanat

VE SONUÇ…

2022 Sony World Photography Awards’un bu seneki edisyonunda mimarlık ve tasarım dalını Domagoj Burilović kazandı.

2007 yılında CEO Scott Gray tarafından kurulan World Photography Organisation, fotoğraf kültürünün gelişimine ve ilerlemesine adanmış küresel bir platform. Fotoğraf sanatçıları için fırsatlar yarattığı gibi çalışmaların tartışılması adına bir zemin oluşturan World Photography Organisation aynı zamanda fotoğraf bazlı çağdaş sanat pazarının büyümesini sağlamada ve izleyicilerin medya araçları ile etkileşimini derinleştirmede önemli bir rol oynuyor. Bize de bu senenin kazananlarına göz atmak kalıyor.

Domagoj Burilović, Almanca “köy” anlamına gelen Dorf serisiyle mimarlık ve tasarım dalının genel birincisi seçildi. Seçki, Hırvatistan’ın Slavonya bölgesini ve 19. yüzyılda buraya taşınan bir Alman nüfusu tarafından inşa edilen tarihi ve mimari konut stokunu araştırıyor. Yıkıma terk edilmiş ve doğa tarafından ele geçirilmiş yapılar seçkinin ana düşüncesini oluşturuyor. Öte yandan İspanya’dan Javier Arcenillas ikinci ve Tayvan’dan Yun Chi Chen üçüncü olduğunu belirtelim.

Tasarım

SEMBOLİK DEĞER

William Lane Architect, Miami Beach’teki cankurtaran kulelerini canlı renklerin direktörlüğünde yeniden tasarladı.

Lokasyonlarla eşleşen hatta ve hatta konumların birer simgesi haline dönüşen yapıtlara birçok örnek verebiliriz. Deniz feneri denince aklımızda canlanan manzara en genel çağrışımların başında gelirken Miami sahilleri genellikle cankurtaran kuleleriyle direkt olarak bağdaştırılıyor. Geçmiş zamanlardan kalan bu yapıtları renöve etmek de daha dinamik bir ortam yaratmak için sanat ve mimariyi birleştiren William Lane Architect’e kalıyor.

Deniz kenarının kumlu alanlarına yayılan cankurtaran kuleleri yeni bir anlayışla- renk ve antropomorfik şekillerle- yorumlayan William Lane, 36 yapıyı altı orijinal silüet ve altı renk paletinin kombinasyonu ile tamamladı. Tasarımlarının hepsinin yerden yaklaşık 2,4 metre yüksekliğe sahip olması, daha da ileri görme isteği olarak tanımlanabilir. Bir sonraki Miami seyahatinizde William Lane Architect’in standart ancak sıra dışı cankurtaran kulelerini ziyaret edebilirisiniz.

Röportaj

BIENNE’DE YENİLİKÇİ UZAY ÜSSÜ

Geçmiş, şimdi ve gelecek üçlemesini Bienne’de Omega ve Raynald Aeschlimann perspektifiyle ele alıyoruz.

QP: Beklenmedik bir soru ile başlayayım, aktif olarak sanat eseri topluyor musunuz?

RA: Evet sürekli, zaten eşim hem sanatçı hem de galeri sahibi. İkimiz de JonOne’ın çalışmalarına bayılıyoruz mesela. Sayısını yanlış hatırlamıyorsam evimizde beş JonOne var. JonOne’ı 2017’de Marakeş’te tatildeyken La Maison Rouge’da keşfettim. O zamandan beri de sıkı takipçisiyim. Onun dışında Tilt’in işlerini çok seviyorum. Seneler öncesinde almıştık eserlerinden birini; o zamanlar sokak sanatçısıydı, şimdi galerilerle çalışıyor. Öyle ki işlerinden birini almak istediğim yıllarda, kanvas üzerine asla çalışmıyordu. O yüzden beton bir duvar parçası satın almak durumunda kaldım. O koca beton üzerine olan çalışması hala evimin mutfağında duruyor. Son keşiflerimden biri de Rero. Tipografik çalışmalarıyla biliniyor daha çok. İşleri harika, bayılıyorum. Beni sanattan konuşturmaya başlarsanız susmayacağım.

(daha&helliip;)
Otomobil

NADİR BULUNMAK

Sadece 200 edisyonla sınırlandırılan 1973 Porsche Carrera RS 2.7 Lightweights modelinin biri RM Sotheby’s’in Monaco müzayedesinde satışa çıkıyor.

Koleksiyoner olmanın başlıca kurallarından biri de nadir olanı keşfetmek ile alakalı. Farklı zaman dilimlerini çeşitli alanlarda domine eden tasarımlara pekala otomobilleri de dahil edebiliriz. Hele ki söz konusu 70’li yıllarda sınırlı sayıda üretilen bir Porsche olduğunda. Bir diğer taraftan yalnızca 200 adet ile üretim bandından çıkan model ise cabası.

Şasi, motor ve şanzıman numaralarıyla eşleşen Carrera RS 2.7 Lightweights’in fabrikaya özel “Light Yellow” boyası ve siyah Carrera grafikleri dış hatlarını, ördek kuyruğu spoiler’ı da arka güvertesini tamamlıyor. 2.7 litrelik 911 S’den alınan 2.4 litrelik altı silindirli motor, 210 beygirgücüne sahip. Hafif gövde panelleri ve indirgenmiş cam ağırlıkları sayesinde standart modelden 75 kilogram kar eden Carrera RS 2.7 Lightweights böylece Touring’deki 975 kg’lık muadili ile karşılaştırıldığında 900 kg’lık çevik bir otomobil olmayı başarıyor. 70’lerden günümüze özenle korunmuş model 14 Mayıs’ta RM Sotheby’s Monaco müzayedesine satışa çıkacak. Önceki referanslara bakılacak olursa 1973 Porsche Carrera RS 2.7 Lightweights’in yaklaşık 1 milyon dolara alıcı bulunması bekleniyor.

Sanat

MEKANI KAPLAYAN BİR DENEYİM

Kelly Beeman’ın Hauser & Wirth Galeri’deki seçkisini 8 Mayıs tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz.

İngiliz sanatçı Phyllida Barlow, 50 yılı aşkın bir süredir, büyük ölçekli enstalasyonlar yaratmak için çevresinden ilham alıyor. Karton, kumaş, kontrplak, bez ve çimento gibi düşük kaliteli malzemelerden anıtsal olmayan heykeller yaratan Barlow çalışmalarını genellikle canlı renklerle boyar. Aynı zamanda sanatçının işlerinde dikkat geçen en belirgin özellik dikişlerin zaman zaman görünür kalmasıdır.

Phyllida Barlow’un heykel geleneğine sürekli olarak meydan okuyarak mütevazı malzemelerle ürettiği heykellerinde izleyiciyi işlerini anlamlandırmak yerine deneyimlemeye davet ediyor. Sanatçının Los Angeles’taki ilk kişisel sergisi olan “Glimpse”, Hauser & Wirth Galeri’nin 19. yüzyıl sonuna ait Globe Mills binasına yayılmış büyük ölçekli yerleştirmelerden oluşuyor.

Tasarım

PORTATİF HÜZMELER

Var olan tasarımların yeni versiyonlarını şimdiki zamanda da görüyoruz. 1970’lerin Los Angeles’ından günümüze ışınlanan Orobello referanslardan sadece bir tanesi.

Basit düşünmek tasarımlar için küçük ancak bizler için büyük bir adım. Mütemadiyen çalışan bir sistemin komplike bağlantılarına olan alışkanlığımızdan sade düşünme konusunda zorlandığımız kesin. Ancak gözlem yeteneğinin de hatırı sayılır bir etkisi olduğunu dile getirmeliyiz. Zira zamanlı ya da zamansız gündemde kalan konulardan ilham alarak pekala bir lamba tasarlayabilirsiniz. Tıpkı 1970’lerin Los Angeles’ındaki atom çağı, uzay yarışı ve Pop Art’ından ilham alan Bill Curry gibi. Amerikalı tasarımcı stilize mantar şeklinde tek bir cam parçasından hazırlanmış ilk tek modüllü lamba olarak tasarladığı Orobello tasarımı, 50 yıllık bir aradan sonra yeniden Gubi tarafından üretilmeye başlanılıyor. Günümüzün gelişmişlik seviyesine uydurularak tabii ki. Zira üfleme camdan yapılmış olan Orobello her tam şarjla 40 saatten fazla parlaklık yayabiliyor.

Sanat

SORGULAYICI BETİMLEME

Kelly Beeman’ın Perrotin Seul’daki seçkisini 7 Mayıs tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz.

Perrotin, New York’ta yaşayan sanatçı Kelly Beeman’ın resim ve sulu boya çalışmalarından oluşan Asya’daki ilk kişisel sergisi Wish’i sunuyor. Beeman’ın çalışmalarının merkezinde gerçeklik ve fantezi, zamansallık ve kalıcılık arasında bir ikilik görülüyor. Resimlerinde moda ve desen merkezi bir rol oynarken, arka planlar minimal manzaralardan oluşuyor. Sanatçı temiz, akışkan çizgiler, renkli boşluklar ile karakterize ettiği figürleri sosyal olarak yalnız oldukları zamanlarda ele alıyor. Çocukluk nostaljisinden ve gündelik hayattan ilham alan Beeman’ın resimleri, anlatı ve içselliğin daha derin katmanlarını düşünmeye davet ediyor.

Görsel kredisi: Louis Vuitton Travel Book: Saint Petersburg by Kelly Beeman.

Moda

KESİŞİM KÜMESİ

Ahluwalia ve Paul Smith’in farklı tarzlara sahip oldukları düşünülse de ortak bir nokta yaratmanın yolları yeni koleksiyon ile keşfediliyor.

Markaların arkalarında yatan hikayeler eminiz ki birçoğumuz negatif ya da pozitif yönde etkiliyordur. Günümüzün bakış açısı ile tercih ettiğimiz isimleri sadece tarzlarıyla değil etik değerleriyle de inceleme altına alıyoruz. Bu noktada hikayesini fabrikalardan çıkan eski malzemeleri yeniden kullanarak Hint-Nijerya mirasını canlandıran Priya Ahluwalia’yı örnek gösterebiliriz. Zira Priya aynı zamanda kırsal kesimdeki kadınların iş hayatına dahil etmesi ve adil ödeme şartlarıyla da bilinen bir isim. Bir diğer taraftan Ahluwalia, Paul Smith’s Foundation tarafından desteklenen, gelecek vadeden iş birliklerine yeni bir yaklaşım benimseyen &PaulSmith ile bir araya geliyor.

Hem Paul Smith hem de Ahluwalia’dan ödünç alınan kodların karışımı olan koleksiyonu tasarım ve zanaat birlikteliği olarak da tanımlayabiliriz. Fazla kumaşlar, düşük etkili malzemeler ve organik pamuğun yanı sıra Priya’nın imzasındaki tekniklerin de kullandığı tasarımlar yer alıyor. Son olarak Priya’nın sadece bu koleksiyon için hazırladığı bir playlist’in de olduğunu belirtelim.