YANSIMA KANUNLARI

  • 1 SHARES

Birkaç yüzyılı aşkın bir geçmişe sahip rivière, bugün hala yüksek mücevheratın en güçlü görsel etkilerden birini yaratmayı sürdürüyor.

Yazı: Ekin Kürbetçi

Söz konusu yüksek mücevherat olduğunda yalınlık, temelinde yüksek standartlar barındırıyor. Rivière kolyeler de bu argümanın en görünür referanslarından. Fransızca “nehir” anlamına gelen rivière adı, kolyeyi oluşturan taşların boyun hattı boyunca kurduğu kesintisiz akışı çağrıştırıyor. Tek sıra halinde ilerleyen pırlantalar bir çizgi oluştuyor, ancak bu çizgi tahmin edileceği üzere sabit değil: Boyun hareket ettikçe ışık taşların yüzeyinde dolaşıyor, parıltı bir taştan diğerine tıpkı bir nehrin akışı gibi ilerliyor. Rivière kolyenin etkisi tam da burada ortaya çıkıyor. Taşlar tek tek parlamıyor ve ışık kolye boyunca farklı okazyonlarda yansıyor ki bu da rivière’ın kelime anlamının görsel çağrışımlarla ne denli bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Formun kökeni 18. yüzyıl Avrupa saray kültürüne uzanıyor. Özellikle Fransız aristokrasisine özgü mücevher estetiğiyle gelişen rivière, bu dönemde aristokrat kadınların bilhassa akşam resepsiyonlarında tek sıra pırlantalardan oluşan lineer kolyeler kullanmaya başlamasıyla ortaya çıkmıştı. Taşların boyun hatları boyunca izlediği kesintisiz yol, dönemin ağır ve katmanlı mücevherlerine kıyasla daha rafine bir etki yaratıyor.

QP No.66 sayısında yer alan yazının devamı için info@qpmagtr.com adresine e-mail atabilirsiniz.