70’LERİN RENKLİ VE ÖZGÜR SANAT DİLİ
The Seventies sergisi 5 Eylül tarihine kadar Helene Bailly Marcilhac adresinde gösterimde.
The Seventies, 1970’li yıllara ait öne çıkan eserleri bir araya getiriyor. Sergi, bu dönemi yalnızca nostaljik bir zaman dilimi olarak değil, 20. yüzyılın büyük estetik kırılmalarının yeni bir enerjiyle devam ettiği bir eşik olarak ele alıyor. Kübizm, sürrealizm, lirik soyutlama ve informel sanatın açtığı yollar, 70’lerde daha serbest, daha sezgisel ve daha renk odaklı bir dile dönüşüyor.
Seçkide Hans Hartung, Serge Poliakoff, Chu Teh-Chun ve Jean-Paul Riopelle gibi sanatçıların soyutlama üzerinden geliştirdiği jestsel ve içgüdüsel ifade biçimleri öne çıkıyor. Joan Miró, Sam Francis ve Sonia Delaunay’nin yapıtlarında ise renk, yalnızca kompozisyonu kuran bir unsur değil; hareket, duygu ve ritim taşıyan bağımsız bir dil haline geliyor. Pablo Picasso ve Marc Chagall’ın geç dönem üretimleri, modern hayal gücünün kendi dönemiyle kurduğu diyaloğun 1970’lerde de sürdüğünü hatırlatıyor.
Serginin dikkat çeken bir diğer yönü, heykel ve dekoratif sanatlara da geniş yer açması. Alexander Calder, François-Xavier Lalanne, Claude Lalanne ve Diego Giacometti’nin eserleri, dönemin disiplinler arasındaki sınırları gevşeten yaklaşımını yansıtıyor.