MODERNİZMİN İZİNDE
Berlin’deki Willi Baumeister Rudolf Belling sergisi, 20. yüzyıl sanatının iki farklı yönünü aynı çerçevede buluşturuyor.
27 Haziran tarihine kadar Kunsthandel Wolfgang Werner’de gösterimde olan sergi, Willi Baumeister’in 1942–1955 yılları arasındaki “Afrikanisch” olarak anılan resim grubunu, Rudolf Belling’in 1920’lerde ürettiği başlıca heykel çalışmalarıyla birlikte ele alıyor. Seçki, iki sanatçıyı yalnızca dönemsel yakınlıkları üzerinden değil, modernizmin form, ritim, malzeme ve soyutlama arayışları bakımından kesişen iki ayrı hattı olarak okuyor.
Baumeister’in bu dönemdeki işleri, sanatçının 1920’lerdeki daha konstrüktif resim anlayışından uzaklaşarak daha serbest, yoğun ve işaretlere yaklaşan biçimlere yöneldiğini gösteriyor. Spachtelkitt, tebeşir, alçı ve benzeri malzeme kullanımları, yüzeye yalnızca renk değil, kabartı etkisi de kazandırıyor. Bu nedenle resimler, düz bir kompozisyon olmaktan çıkarak neredeyse dokunsal bir alana dönüşüyor; arkaik çağrışımlar, modern soyutlamanın diliyle birlikte okunuyor.
Serginin diğer odağında ise Rudolf Belling’in 1920’li yıllara ait heykelleri yer alıyor. Dreiklang, Organische Formen ve Skulptur 23 gibi yapıtlar, heykelin hacim, boşluk ve hareketle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlayan bir yaklaşımı temsil ediyor.