SABİT DNA

  • 1 SHARES

Omega Planet Ocean 600M 4th Generation modelinde, koleksiyonun 20 yıla yaklaşan mirasını yeniden yorumlanırken, Planet Ocean’ın ayırt edici karakterinin korunması konusunda hassas bir denge gözediyor.

Bir önceki neslin kas yapısı daha yuvarlak, daha kalın ve kayda değer bir sportif ağırlığa sahipti; yeni nesilde ise Omega, ilk kez bu kadar açılı ve mimari bir form dili kullanıyor. 42 mm kasa çapı ve 13.79 mm kalınlık, önceki 16.1 mm’lik versiyona göre ciddi bir incelme olduğunun göstergesi; bu da modeli hem günlük kullanımda hem de su altı performansında daha ergonomik hale getiriyor.

Kadran düzeninde de değişiklikler var: Rakamlar, iyileştirilmiş indeksler ve artırılmış Super-LumiNova sayesinde okumayı kolaylaştıran daha modern bir görünümden söz edebiliriz. Bezel seçenekleri hala Omega’nın renk kimliğinin bir uzantısı olarak siyah, mavi ve turuncu şeklinde sunuluyor, fakat daha keskin tipografi ve daha ince seramik yüzey ile güncellenmiş.

Teknik tarafta Co-Axial calibre 8912 korunmuş olsa da METAS Master Chronometer sertifikasıyla birlikte titreşim, manyetizma ve hassasiyet açısından standardını üst seviyeye taşıyor. Omega bu jenerasyonda mekanizmayı değiştirmek yerine, saatin tüm mimarisini mekanizmanın etrafında optimize etme yoluna gitmiş.

Planet Ocean DNA’sının iki temel unsuru sabit: 600 metre su geçirmezlik ve koleksiyonun karakteristik derin dalış kimliği. Ayrıca geniş kollu, okunabilirlik odaklı kadran tasarımı ve kayış tercihleri de önceki nesillerle tutarlı biçimde korunuyor. Bu açıdan Gen4, Planet Ocean’ın basit bir modernizasyonunun değil; Omega’nın dalış saati kategorisini tamamen yeniden düşünmesinin bir sonucu. İlk neslin kaslı sportifliğini daha rafine bir mimariye çeviren, teknik gücünü hafiflik ve ergonomiyle dengeleyen bir yaklaşım. Kısacası deniz aynı ama akıntısı farklı.