PRESTİJ HESAPLAMALARI

  • 74 SHARES

Son gelişmeler, eğer doğru kaynaklara sahip bir moda markasıysanız, yüksek saatçilikte harcadığınız herhangi bir çabanın sonuçsuz kalmadığını ispatlıyor.

Lüks moda markalarının yüksek saatçilikle kurmaya çalıştığı bağlar, katlanarak artıyor. En azından moda sahnesinde rüştünü yüzyıllardır ispat etmiş isimler için tablo, bu doğrultuda şekilleniyor. Saatleri salt zamanı okuma işlevleri dışında kullandığımız yakın dönemde, yüksek saatçiliğin prestij ile olan ilişkisi daha belirgin bir hal aldı. İki senedir Louis Vuitton’da çalışan ve geçtiğimiz seneden bu yana markanın saat direktörü olan Jean Arnault, LVMH varislerinden. 24 yaşındaki yeni direktörün LVMH’de sayısız opsiyon varken, bu pozisyona getirilmesinin birçok sebebi var. Tıpkı Bernard Arnault’nun büyük oğlu Alexandre’ın, Tiffany & Co.’nun Chief Artistic Director’ı olması gibi ama o başka bir yazının konusu. 1854 yılından bu yana süregelen repütasyonunu perçimlemek adına yüksek saatçilik, Louis Vuitton’un güncel stratejik kalelerinden biri. Marka, 2011’den beri aktif olan Cenevre’deki manüfaktür La Fabrique du Temps’da mekanizmalarını da kendi üretiyor.

Jean Arnault, bu pozisyona gelir gelmez 45 kişilik bir komite kurarak Louis Vuitton Watch Prize yarışmasını başlattı. Ocak 2024’te ilk kez düzenlenecek olan bu yarışma bir nevi, markanın sektöre verdiği önemi göstermek ve uzun dönem projeleri için doğru network’ü bir araya getirmek adına bir atılım olarak değerlendirilebilir. Komiteye dahil olan isimlerden birinin Evelyn Genta olması da tesadüf değil. Jean Arnault, tasarımları Bulgari çatısı altında satılan İsviçreli saat tasarımcısı Gérald Genta’nın eşi Evelyn Genta ile tanışır tanışmaz, Louis Vuitton’la güçlerini birleştirmeye ikna ediyor. 2024 itibari ile Genta’nın daha önce hiç üretilmemiş tasarımları, markanın yeni saatleri için ilham kaynağı olacak. Vuitton’un pazarlama stratejisinde de limitli üretim ve daha yüksek bir fiyatlandırma politikası ile yüksek saatçilik konusundaki ideallerini yeniden konumlandırdığını söylemek mümkün. 2024’te yeni sonuçlar realize oldukça, bu konu hakkında daha fazla veriye sahip olacağız.

Konu saatler olduğunda da Hermès’in kendine has fikirleri var. “Time, A Hermès object” sloganıyla, bu sene tanıttığı H08’in yeni modellerinde en iyi bildiği şeylere konsantre olarak renk ve materyal üzerine yoğunlaşıyor. Apple Watch ile olan iş birliğinde günlük ve sportif saatlere olan açığı fark eden marka, H08’in yeni modellerinde bu ihtiyacı göz önünde bulunduran ama orijinal tasarım anlayışını tümüyle konuşturabileceği eklemeler yapıyor. Sarı, mavi, yeşil ve Hermès ile özdeşleşen turuncu renklerine kauçuk kayışlarda ve kadrandaki detaylarda yer veriliyor. Materyal konusunda yenilikçi söylemlerini ise modelin kasasında kullanılan ve her tasarımda farklı desenler yaratan cam elyaf ve barut tozu ile koruyor. H08’in markanın manüfaktüründe üretilen H1837 kalibre ile çalışıyor oluşu da zaten oyunun yüksek saatçiliğin kitabına göre oynandığını kanıtlıyor.

Chanel’in 36 senelik saatçilik geçmişi için de benzer söylemlerde bulunmak mümkün. 1987’de ilk saati Première’i tanıttığı günden bu yana La Chaux-de- Fonds’daki manüfaktüründe üretime devam eden marka, kısa süre içinde tasarımlarda materyal olarak seramik kullanımı konusunda ileri görüşlülüğü ile farklılaştı. 2000 yılında J12 modeli için çelikten 7 kat daha dayanıklı olan seramik materyalini kullandığında, bu sektörde inovatif olarak değerlendirilebilecek bir karardı. Manüfaktürde sadece seramiğe adanmış bir workshop’un oluşu, Chanel’in bu konuyu ne kadar ciddiye aldığını örneklendiriyor. Haute Horlogerie terimini sıkça kullanan marka, çoğu saat tasarımında da Coco Chanel’in tasarım prensiplerini benimsemeye devam ediyor. Bu seneki Watches & Wonders’da tanıtılan Mademoiselle Privé Pique-Aiguilles modeli, tasarımcının Rue Cambon’daki atölyesinde çalışırken her daim kolunda bulunan bir iğne yastığından ilhamla tasarlanıyor. Chanel Watchmaking Creation Studio’nun direktörü Arnaud Chastaingt’in arşivden ödünç aldığı iğnedenlik, beş farklı modelden oluşan koleksiyon için bir prototip işlevi görüyor. Modellerin birinin kadranının merkezinde, tüvit ceket motifinin yanı sıra, mikro boyutta altından üretilmiş makas, yüksük ve metreye de yer veriliyor. Köklü moda geçmişine sahip bir markanın yüksek saatçiliği nasıl bir kanvas olarak kullanabildiğini özetliyor. Chanel için tasarımlarında ilham kaynaklarının ayrışması çok da gerekli değil, önemli olan kimi zaman bir ceketin, kimi zaman da kadranda bir ceket formunun anlam ifade edebilmesi ve ortak bir dil konuşması.

Yeni kreatif direktörü Maximilian Davis ile 2023 yılında şaha kalkan Ferragamo’nun, ilk saat tasarımını bu yıl piyasaya sürmesi de hesaba katılması gereken yeniliklerden biri. Evet, markanın İsviçre’de bir manüfaktürü yok ve tasarım quartz mekanizmaya sahip ama belki de marka için Ferragamo Curve bu sektöre ısınma turlarıdır. Davis’in markanın kreatif direktörlük pozisyonuna gelmesinin bir sene ardından, çok da iddialı olmadığı bu alanda bir tasarıma emek vermesi, tıpkı önceki örneklerde olduğu gibi tümüyle prestij meselesi. Ferragamo Curve, Davis’in tasarım ekosistemine uyumlanan kodlara sahip. Oval kasa tercihi klasik olarak tanımlanabilecekken, formun uzatılıp, çift deri kayışla tamamlanması bir anda senaryoyu değiştiriyor. Davis beklenmedik ögeleri bir arada kullanma prensibini, konu bir saat tasarlamak olduğunda da kullanıyor. Saat ilk görüşte hem vintage hem de akıllı saat gibi yorumlanmaya açık.

Birçok köklü moda markası için saat tasarlamak, bir hevesten ziyade başlı başına bir iş koluna dönüşmüş durumda. Çoğu bu işi İsviçre’de manüfaktür kuracak kadar ciddiye alıyor ve oyuna yeni katılan bazı oyuncular da en çok bu katma değerin altını çizmeye çalışıyor. Moda markalarının artık sadece kendi alanlarında mücadele etmeleri ne yazık ki yeterli değil. Farklı disiplinlerde kreatifliklerini ispat etmeleri, sonsuz iş birliği fikrine sahip olmaları ve mümkünse İsviçre’de bir saat manüfaktürü açmaları da beklentiler arasında.