ÖZGÜN ÇİZGİLER
Kategorilerle değil, kodlarla şekillenen, tasarımın kimlikler arasında özgürce hareket ettiği Cartier dilinin holistik karakterleri.
Cartier, kodlar üzerine kurulmuş bir maison. Sloganlar ya da mevsimsel trendler değil, on yıllardır tekrar eden kompakt formlar geçidi: Tank, Trinity, Juste un Clou, Santos, Love, Panthère, Ballon Bleu… Cartier’nin kendine özgü çizgileri, şekilleri, oranları ve detaylarıyla tanımlanan kreasyonlar bunlar. Pop-up butiklerinden gezici sergilere Culture of Design anlayışıyla biçimlenen tüm alanların da mesaji net: Maison’un evreni, evrim geçirse de tanınabilirliğini koruyan bir form ekosistemine sahip. Cartier tasarımları bu sayede birkaç yılda bir yeniden tasarlanmaya gerek kalmadan yeni nesiller tarafından da rahatlıkla benimsenmeye devam ediyor.
Cartier son zamanlarda, tasarımların hiçbir zaman cinsiyete göre ayrıştırılmaması gerektiği fikrini vurgulayan bir marka. Örneğin, 1924 yılında yaratılan, iç içe geçmiş üç halkayla aşk sembolüne dönüşen Trinity, önce Jean Cocteau gibi isimlerle özdeşleşti ama zaman içinde farklı sosyal bağları -ki burada çiftler, arkadaşlar ve ailelerden bahsediyoruz- anlatan bir parça oldu. Trinity, çıkış noktası olarak cinsiyet akışkanlığının benimsendiği markanın en erken örneklerden biri olarak görülebilir. Zira belirli bir cinsiyet için düşünülmemiş ve bu tarafsızlığı nedeniyle de hala güncelliğini koruyan bir tasarım. Birinci Dünya Savaşı’ndaki muharebe alanlarında bulunan tanklardan esinlenilerek tasarlanan Tank, kadınların özellikle tercih ettiği bir model olsa da “ilk günden beri” cinsiyet açısından tarafsız; nispeten kompakt boyutu ve çok sayıda kasa varyasyonuyla geçiş sağlıyor. Clash de Cartier ise markanın bu anlayışına bambaşka bir perspektif katıyor. İlk tanıtımında neoklasik diye sunulan koleksiyon, XL versiyonlarıyla genişletildiğinde üniseks olarak tarif ediliyordu.
“Cinsiyetsiz mücevherler” nosyonu tartışılırken, Cartier Love bilezik de bir yandan kapsayıcı bir hero piece olarak tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Başka bir deyişle, maison 2020’lerde cinsiyetsiz bir duruşa geçmek zorunda kalmadı, zaten o yönde ilerliyordu.
QP No.64 sayısında yer alan yazının devamı için info@qpmagtr.com adresine e-mail atabilirsiniz.