Zaman DİLİMLERİNE HAKİMİYET

  • 6 SHARES

Chopard kendi manüfaktürünün 20. yılı şerefine, 2016’nın en ‘trend’ komplikasyonuyla seyahatseverlere yöneliyor. Yazı Beran Toksöz

Kasım ayının ilk haftasında Londra’da QP’nin İngiltere edisyonunun fuarı, Salon QP’deydim. Açıkça söyleyebilirim ki fuara gitmeden önce en çok görmek istediğim model, Chopard’ın yaklaşık bir buçuk ay önce kendi manüfaktürünün kuruluşunun 20. yılı anısına lanse ettiği L.U.C Time Traveler One modeli idi. Gerçekten de merak ettiğim kadar varmış…

Günümüz fotoğrafçılık teknolojisiyle, dijital ortamda veya basılı medyada genellikle saatler çok çekici gözüküyor. Ama sonrasında gerçeğiyle karşılaşınca, saat tam tersi bir etki bırakabiliyor. Ben Chopard’ın yeni hamlesini, ilk başta yalnızca -2016’nın en popüler trendi olan- dünya saatleri lanse etme kervanına bir katılım olarak algılamıştım. Saati bileğime taktığım andan itibaren modelin çift tepe noktasını kurcalamaya başladım; düşüncem şekillenmeye başlamıştı. Derken… Fuara manüfaktürden gelen bir yüksek saatçilik ustasıyla sohbet etmeye başladım. Ve böylece bakış açım tamamen değişti; hatta ön yargıyı bazen abarttığımla ilgili öz eleştiri dahi yaptım.

Modelde tarih, dakika, saat ve saniye ibreleri orta merkezde toplanmış; dünya saatlerini gece ve gündüz farklarıyla beraber gösteren disk ise şehir indekslerinin hemen alt kısmına yerleştirilmiş. Bu tür saatler, modele göre 24 ile 39 farklı zaman dilimini tek bir kadranda kullanıcıya gösterme yarışından dolayı, kadranda karmaşık ve bazen de okunurluğu zor bir görüntü sergiler. Ki bu da saati, fonksiyonel olmaktan kopararak tamamen pahalı bir aksesuara dönüştürür.

cluctt

L.U.C Travel Timer özellikle paslanmaz çelik modelinde, siyah kadrandaki beyaz yazılar ile turuncu saat indeksi ve ibreler uyumlu bir kontrast yakalıyor; bu uyum en koşuşturmacalı anlarda bile okunurluğu kolaylaştırıyor. Otantik bir bilek enstrümanı olarak adlandırabileceğimiz modelin gümüş kadranlı pembe altın ve açık mavi kadranlı platin versiyonu da var. Bu iki modelde de, siyah kadranlı model kadar vurgulayıcı olmasa da, okunurluk gayet iyi.

Piyasadaki world timer modellerinin çoğu tek tepe noktasından kontrollüdür fakat Chopard, yeni oyuncağının (‘oyuncak’ diyorum çünkü böyle bir saati bileğinize taktığınızda onunla bütün dünya saatlerini devamlı check etmeye çalışıyor ve normalinden çok daha fazla kadrana bakıyor, adeta arabası ya da benim zamanımdaki devamlı lego yapan çocuğa dönüyorsunuz) fonksiyonlarını, saat 2 ve 4 yönündeki iki adet tepe noktasına dağıtmış. Jaeger’in Memovox modeliyle benimsenmiş bu estetik, esasında bilekte tek tepe noktasına oranla çok daha ilgi çekici duruyor ve simetrik bir düzen yaratıyor.

Manüfaktür L.U.C 01.05 otomatik kalibreye sahip modelin, 60 saatlik güç rezervi bulunuyor ve sadece 6.52 mm kalınlığında. Marka zarif bir world timer yaratmak için güç rezervini fazla tambur ile uzun süreli tutmak yerine, incelik seçeneğini tercih etmiş. Zaten eğer haftasonları daha sportifseniz ve saatinizi takmıyorsanız, 60 saat hafta başlayana kadar fazlasıyla yeterli oluyor. L.U.C Time Traveler One, Londra’daki denemelerimde beni şıklığı ve fonksiyonalitesiyle şaşırttığı gibi, İstanbul’daki Chopard butiğine geldiğinde birçok saat meraklısını da şaşırtacağa benziyor.

Detaylar
Kalibre: Otomatik kurmalı manüfaktür kalibre L.U.C 05.01
Çap: 42 mm
Güç rezervi: 60 saat
Su geçirmezlik: 50 metre
QP kararı: Time Traveler One çift tepe noktasıyla rakip world timer modellerinden kesinlikle bir adım önde.