IWC SCHAFFHAUSEN’İN BOZULMAYAN KİMYASI: INGENIEUR

  • 2 SHARES

1950’lerde ortaya çıkan koleksiyonun karakteri sağlam temeller üzerine kurulu, IWC ne yapacağından oldukça emin ve IW380802’de de bu durum geçerli.

Ingenieur sadece saat dünyasından beslenen bir model olmaması sebebiyle ben de ayrı bir sempati uyandırıyor. Toplumsal olaylardan ve tarihsel gelişimlerden etkilenerek ortaya çıkması zamanı belirtmesinin yanında farklı hisleri de açığa çıkarıyor. İkinci Dünya Savaşı esnasında savaşa konsantre olan milletler bilgi birikimini imha etmek üzerine yoğunlaştırmıştı, ancak 50’lerin gelmesiyle birlikte toplumlar yıkıntıları kaldırmak ve baştan yaratmak adına bir diriliş trendi yarattı. Gelişen dünyada bu görevi üstlenenlerin değeri ise bir kat daha arttı. Tıpkı transatlantik uçuşlarının başlamasıyla pilotlar camiasına ilgi gösterildiği gibi inşa sürecinde de mühendisler önemli olmaya başladı. IWC bu gibi dış faktörlere kayıtsız kalan bir marka değil, edebiyata da spor müsabakalarına da kimliğini bozmadan destek veren bir manüfaktür. Bu durum 50’lerde de böyleydi; üstelik ‘Engineered for Men’ mottosuna sahip bir üreticinin mühendislere özel bir saat çıkarması sanki IWC puzzle’ını tamamlayacak eksik parça kadar önemli bir hamleydi. İlk model bir mühendisin ihtiyacı olacak salt özelliklere sahipti, Jaeger-LeCoultre’un yakın zaman önce lanse ettiği çelik bileziğin çok benzeyen bir örneğine sahipti. Kadran aydınlık bir görünümle sunulmuştu ve dönem şartlarını göz önünde bulundurursak tasarımcıların yenilikçi bir model yaratmaya çalıştığı ortadaydı. Şimdilerdeki vintage sıfatı 50’ler için yerini çağdaş betimlemesine bırakabilirdi. Ancak ilk günden itibaren yakalanan bir itibar vardı, Ingenieur her zaman sağlam görünümlü spor bir saat olmayı başarmıştı. IWC’nin diğer birçok koleksiyonunda olduğu gibi mühendis serisinin de istikrarı sağlamdı. 60’larda devrimsel değişiklikler geçirmeyen koleksiyon 70’lerde Audemars Piguet’nin öncülüğünde spor-çelik akımına katılmaya karar verdi, üstelik bunu Gérald Genta’nın tasarladığı bir parçayla yaptı. SL Automatic ne Nautilus kadar zarifti ne de Royal Oak kadar genele hitap ediyordu. Ingenieur’un güçlü duruşuna başarıyla entegre edilmiş ayrıcalıklı bir parçaydı. 90’lara kadar aynı dizayn kodlarını koruyan seri milenyumdan yaklaşık 10 yıl önce gözünü teknolojik gelişmişliklere çevirdi ve markanın ileriye dönük yüzü oldu. Sadece anti manyetik özelliğinden bahsetsek bile teknolojik yönünü anlatmış oluruz, ne de olsa bu yüksek saatçilik için büyük bir gelişmişlik. Gerçi IWC’nin 40’larda geliştirdiği pilot saatleri de anti manyetik özellik gösterdiği için İsviçrelilerin eli bu anlamda güçlüydü, hatta uzunca bir süre marka bu kasalara çok büyük müdahalelerde bulunmadı.
Ingenieur kısa zaman önce aileye yeni kronograflar kattı, IW380802 de bu yolla koleksiyona dahil oldu. Mavi ve paslanmaz çelik nüanslarını Ingenieur lugatına dahil etmesiyle de trend takipçisi müşterilerin dikkatini kolayca çekti. 42 mm’lik paslanmaz çelik kasa neredeyse 15 mm kalınlığında, o yüzden bu saatin narin bir izlenim bırakacağını sanmayın. Alt kadranların yerleşimi alıştığımız gibi değil; 6, 9 ve 12 pozisyonundalar, ayrıca renk bakımından maviye tezat bir tercihleri olmadığı için de göze fazla batmıyor aksine kendilerini çok iyi gizliyorlar. Ama bu durum okunurluğa negatif etki yapmıyor, fonksiyonellik geri plana atılmadan görsel bütünlük kolayca aktarılıyor. Takimetre skalasına sahip olması artı bir özellik, fakat yarışçı bir ruh izlenimini ilk başta veremediği için bu bileşene kolayca alışamayabilirsiniz. Bunun dışında gerek dairesel kasa, gerekse de kulaklar form anlamında güçlü duran bilezikle iyi birleşiyor ve bu saat gerçekten koleksiyonun karakterine çok iyi adapte oluyor. 46 saatlik güç rezervi bulunan otomatik kurmalı mekanizma da böylesine bir saat için yeterlilikleri yerine getiriyor.