SOPHIE BILLE BRAHE

  • 157 SHARES

Kendi markasını yaratan Danimarkalı sanatçı için iş mücevher tasarımını seçmekle bitmiyor. Mesele, zanaatin de kişiyi seçmesi çünkü o, durumun karşılıklı geliştiğine inanıyor. İşleri kaderci bir perspektifle şekillenen tasarımcının analizine çocukluğundan başlıyoruz.

QPW: Çocukluğunuza dair, mücevher ile özdeşleşmiş bir anınız var mı?

Sophie Bille Brahe: Çocukluğum Suudi Arabistan’da geçti. Yazları ise Hornbæk, Danimarka’daki yazlığımızda geçirirdik. Annemin bu evde Cartier saatini kaybettiğini ve babamın saatlerce el feneri ile saati bulmaya çalıştığını hatırlıyorum. Mücevher ile kurulan duygusal bağa dair hafızamda yer eden en güçlü anılardan biri.

QPW: Çocukluğunuzda aldığınız alternatif eğitimle mücevher tasarımına erken yaşta başlamışsınız. Hatta okulunuzun sizin için bir atölye kurduğunu okudum. O zamanlardan öğrendiğiniz ve bugün markanıza adapte edebildiğiniz temel fikir nedir?

SBB: Mücevherin ustalık kısmı benim için her zaman çok büyük önem taşıdı. Zamanla tasarımlarımda hayal ettiğimi tümüyle hayata geçirebilme becerisini kazandım. Mücevher hakkında o zamandan bugüne adapte ettiğim temel fikir ise hislerime ve ilham kaynaklarıma güvenmek, klasik metod ve trendleri ise göz ardı edebilmek.

QPW: Danimarka hem yaşam stili hem de stil anlayışı ile günümüzde bir hayli popülerleşti. Bu kültürün bir parçası olmak nasıl hissettiriyor?

SBB: Danimarka yaşamak için çok güvenli
ve mükemmel bir ülke. Bana küçük bir köyü andırıyor. Burada yaşamayı çok seviyorum çünkü ailem ve arkadaşlarım sayesinde gerçekten evimde hissediyorum.

QPW: Peki Danimarkalı oluşunuzun tasarım perspektifinize etkisini nasıl tanımlarsınız?

SBB: Ülkenin temiz çizgilerini ve mavi gökyüzünü tasarımlarıma yansıtarak.

QPW: Konu estetik olduğunda kimlerden feyz alırsınız?

Bu sorunun cevabını ve röportajın geri kalanını merak edenleri, QPW No:3’ün 178. sayfasına davet ediyoruz. Dergiye abone olmak için ise abone@qpmagtr.com adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.