TASARIMIN DERİN KODU

  • 2 SHARES

iF Design CEO’su Uwe Cremering, yapay zekanın hız ve optimizasyonla tasarımı dönüştürdüğü bir ortamda, iyi tasarımın hala niyet, sezgi ve sorumluluk üzerinden okunması gerektiğini söylüyor.

Aylin Kumdagezer: 2026 iF Design Trend Report’da, yapay zeka yüzünden “Vasatlık Çağı”nın da hız kazanabileceğinden bahsediliyor. Teknolojinin hangi durumda yararlı bir tasarım aracı olacağını düşünüyorsunuz?

Uwe Cremering:Teknoloji eğer tasarımcının keşfetme, sınama ve anlama becerisini artırıyorsa yararlı olur. Araştırmayı hızlandırır, alternatifleri görselleştirir ve karmaşıklığı yönetilebilir hale getirir. Öte yandan düşüncenin ve karar vermenin yerini almışsa bu kez eser sahipliğini zayıflatmaya başlar.   

Asıl tehlike sıkıcılıkta… Yapay zeka cilalanmış ve hemen kabul görebilecek görseller yaratabilir ama bunlar bellekte iz bırakacak denli dayanıklı olmayabilir. 2026 iF Design Trend Raporu’nda biz de “Vasatlık Çağı”derken bunu anlatmak istiyoruz; yani algoritmaların aslında halihazırda tanıdık, uyumlu ve istatistiksel olarak mümkün olanları pekiştirme eğiliminde olduğunu…

Premium segment bağlamında bu durum özellikle belirgin bir hal alıyor. Lüks saatler, iç mekanlar veya otomobiller sadece çok şık göründükleri için değil; her biri oranları, malzemesi, yüzeyi, ağırlığı, sesi ve detayı net bir amaca hizmet ettiğ için ikna edici.

Günümüzde eser sahipliği, her aşamayı elle yapmaktan ibaret değil. Doğru soruyu ortaya koymak, anlamlı seçimler yapmak, verimlilikten ibaret olmayı reddetmek, bir projeye kültürel, maddi ve insani bir derinlik kazandırmakla ilgili. Yapay zeka güçlü bir araç olabilir, ancak niyetin kaynağı haline gelmemeli.  

Bu yılki iF Design Award’a 68 ülkeden, 93 kategoride 10 binden fazla başvuru geldi. Böylesine geniş bir ölçekte nitelikli olanı ayırt etmek daha mı kolay; yoksa seçiciliği tutarlı biçimde sürdürmek mi daha zor?

UC:Her ikisi de geçerli. Mükemmelliği fark etmek daha kolaylaşabiliyor çünkü öne çıkan işler hala çok hızlı bir karşılık görüyor. Bir proje anlamlı ve isabetli olduğunda bunu hissedebiliyorsunuz. Ancak bu ölçekte niteliği korumak da daha zor, çünkü karşılaştırma alanı çok geniş ve kalite seviyesi genellikle çok yüksek.

İlk izlenim önemli, ancak asla tek başına yeterli değil. Ciddi bir tasarım ödülü, sadece ilk bakışta görsel açıdan etkileyici olanı ödüllendiremez. Yüzeyin ötesine bakmalı: Kullanıldığında nasıl bir his uyandırıyor? Zamanla nasıl eskiyor? Malzeme uygun mu? Ayrıntılar dikkatlice işlenmiş mi? Form, işlev, malzeme ve kullanım birbiriyle uyumlu mu? Ve bu tasarım insanların yaşamlarına katkı sağlıyor mu?

Jüri odasında, yetkinlik daha ilk saniyeden kendini göstermez. İlk başta en etkileyici bulduğunuz proje, bazen üzerinde tartışıldıktan sonra değerini yitirebilir. Aksine, gösterişi olmayan bir proje, ayrıntılarda çok sağlam çözümler sunduğu için daha da güçlenebilir. iF’de nitelik asla sadece bir zevk meselesi değil. Bağlam, kriterler ve bağımsız bir değerlendirme yoluyla da anlaşılmalıdır. Jüri kaliteyi hassasiyet, sorumluluk ve uygunluk olarak savunmalıdır.

Sürdürülebilirlik bütün kategorilerde iF’in değerlendirme kriterlerinin yüzde 20’sini oluşturuyor. Sorumlu tasarım genellikle malzemelerde, tedarik zincirlerinde veya onarılabilirlik gibi unsurlarda gizli olduğundan, jüriler görünür form kadar görünmez zekayı da dikkate almalı mı?

QP No.68 sayısında yer alan röportajın devamı için info@qpmagtr.com adresine e-mail atabilirsiniz.