HEYKELSİ STRÜKTÜR

  • 260 SHARES

İşlevsel bir nesneyi gündelik yaşama ait bir sanat eserine dönüştürmeyi hayal eden Jessica Anne Woodley’nin tasarımında tuhaf bir mizah anlayışının olduğunu söylemek mümkün.

Londra menşeli Jessica Anne Woodley’in form, yenilikçi malzeme ve eğlencenin karışımı olan tasarımı Chunky coffee table, mobilya stüdyosu Gliffy’nin bünyesinde “traffic orange” rengi mat cam takviyeli polyesterden üretiliyor.

Woodley’nin Güney Peru’daki Nazca Çölü’nde bulunan, canlı biçimlerini veya geometrik şekilleri tasvir eden devasa çizimler olan Nazca çizgileri ve ezoterik sembolizmden ilham almış olması bu tuhaflığı açıklıyor gibi. Her kontur kendine özgü bir karakter yaratırken, kalın, sütun benzeri ayaklar strüktürel sağlamlığı ifade ediyor. Chunky yalnızca görünümüyle değil hissiyatıyla da bir duygu bütünlüğü yakalıyor. Dokunulabilir kıvrımlar ağır varlığını yumuşatıyor ister istemez insanda dokunma ve etkileşime geçme isteği uyandırıyor.

Fiberglas versiyonun ötesinde, Carrara mermerinden üretilen ve İtalya’da Costa Paolo atölyesinde öğütülen mermer varyant, klasik malzeme mirasını çağdaş tasarım diliyle birleştiriyor. Bu karışımda eski dünyanın “üstün teknolojisi” modern geometriyle buluşuyor.

Woodley, Gliffy’yi “nerede olduğumun ve şu anda ne hissettiğimin gelişen bir arşivi dürüst, kusurlu ve cesurca varlığını ortaya koyan” diye tanımlıyor. Bu özgünlük, bir odaya zemin hazırlayan ancak oyun hissi uyandıran tıknaz formda kendini gösteriyor.

Gliffy’nin coffee table tasavvuru, genellikle minimalizm odaklı bir tasarım çağında, maksimalist samimiyete doğru açık bir dönüş yapıyor- evet, bu bir mobilya, ama canlı olduğunu hissettiriyor. Sohbete, meraka ve gündelik keyif zamanlarına heykelsi bir formda bir zemin hazırlıyor.