RENK, BELLEK, AİDİYET

  • 2 SHARES

Yinka Ilorı, neşeyi kişisel bellek, kültürel miras ve toplumsal bağlarla biçimlenen güçlü bir ifade biçimi olarak tanımlıyor.

Aylin Kumdagezer: Neşe genellikle anlık bir olay olarak yorumlanır; oysa çalışmalarınızda hafızayı, kimliği ve hatta bazen direnişi yansıtıyor. Günümüzün kültürel ortamında neşe, sanatçının kullanabileceği güçlü lisanlardan birine mi dönüştü?

Yinka Ilori: Bazı sanatçıların neşeye odaklanmadığını düşünüyorum gerçekten; bu kavramı farklı bir şekilde ele almamın nedeni ise yaşadığım tecrübeler. Neşenin, ifade edilip paylaşıldığı zaman ortaya çıkan gücünü gördüm; sınırları aşabilir, toplumları değiştirebilir. Neşeye ve insanların mutluluğuna yatırım yaptığımızda bundan büyük faydalar sağlarız. Bunu daha fazla görmeyi umut ediyorum. İnsanlar, özellikle de sanatçılar ve tasarımcılar neşeye odaklanabildiğinde çok güçlü üretimler ortaya çıkıyor ve içinde yaşadıkları dünya daha iyi bir yere dönüşüyor.

Kamusal sanat, mobilya, iç mekanlar, moda ve saat alanlarında üretiyorsunuz. Bir disiplin içinde kalmaktansa, farklı formatlarda duygusal evrenler inşa ediyorsunuz. Disiplinler arasındaki bu özgürlük, tek bir medyumun yapamayacağı ne tür bir ifade özgürlüğü sağlıyor size?

YI: Kendim olmama ve yaptığım işten gerçekten keyif almama alan açıyor. Farklı insanlara, farklı toplumlara ve farklı alanlara ulaşmamı sağlıyor. Bence sanatın ve tasarımın çok fazla katmanı var; üst sınıftan, orta sınıftan, işçi sınıfından gelen insanlar var. Bütün bu farklı disiplinlerde çalışarak, farklı hiyerarşik statüler arasında hareket edebiliyor, farklı yerlerdeki insanlara dokunabiliyorum ve bunun çok özel olduğunu düşünüyorum.

Bence sanatçıların ve tasarımcıların disiplinler arası hareket edebilmesi çok nadir görülen bir durum. Ancak bunun, tercüme ettiğim veya bu farklı insanlara ulaştırdığım mesajın bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bazısı çok yararlı olabildiği gibi, bazısı daha az etki yaratabiliyor. İster saatle ister sesle, animasyonla, mimariyle olsun farklı disiplinler arasında gidip gelmenin ve farklı insanlara temas etmenin büyük bir gücü var. İnsanlara oldukları yerde ulaşabiliyorum.

M.A.D.1S Grow Your Dreams’te MB&F M.A.D.Editions ile kurduğunuz iş birliği, üç edisyonda -Sun, Nature ve Water– görsel lisanınızı ilk kez saatçiliğe taşımanızı sağladı. Kendi evreninizi saat kadar hassas bir objeye taşırken size cazip gelen ne oldu?

QP No.68 sayısında yer alan röportajın devamı için info@qpmagtr.com adresine e-mail atabilirsiniz.