MARS’TA CHANEL BULUNABİLİR

  • 202 SHARES

Karl Lagerfeld, yakın zamanda başka bir gezegene taşınma hayalleri kurmuş olmalı çünkü Chanel defilesinde Grand Palais’de bir roket vardı.

Başlık biraz iddialı; ama malumunuz, Karl Lagerfeld’in eforuna yetişmemiz gerekiyordu. Çünkü her moda haftasında tasarımcı artık Chanel’in yeni sezonundaki kıyafetlerinden ziyade (ya da bir o kadar mı demeliydik?) sahneye çıkardığı konseptlerle konuşuluyor. Gerçek anlamda bir “sahne” yaratılıyor; olması gerektiği bir podyum değil. Bu konseptler ise Lagerfeld’in 2000’lerde yoğunlaştığı bir durum. Aklımıza gelen en eski hatıra, 2006’da sahnede bilgisayar kurgusu yaratması; defile sonunda klavyedeki her tuşun üzerinde bir model duruyordu, arkalarında Karl’ın yüzünü yakından gördüğümüz dev bir ekran vardı. 2008’de sahneye bu kez bir uçak yerleşti; yine 2008’de bir başka defilede atlı karınca vardı; 2009’da havuz senaryosu görmüştük; 2010’da buzullardaydık (ki bu bizce Karl’ın mesaj kaygısındaki en anlamlısıydı)… Bunlar başlangıç noktaları olarak sayılabilir. Yakın tarihten hatırlayacaklarınız arasında da Chanel’in brasserie’si ve süpermarketiyle, feminist mitingi var. Tüm bunları yazarken bile yorulduk. Ama anlaşılan Lagerfeld için böyle hissettirmiyor. Zira geçen hafta Grand Palais defilesinde sahneye gerçek boyutlarda bir roket yerleştirdi. Elbette ortada öylesine duran bir roket değildi bu; fütüristik temayı destekleyen tasarımlar da vardı (simli botlar bunun ilk ibaresi). Ama esas problem (bize göre) galiba tam burada kaynaklanıyor; yine tasarımlar roketi destekliyor gibi gözüktü, roket onları değil. Defileden sonra herkes “roket mi?” diye konuşuyordu. (Botları hatırlayanlar e-mail ile bizi düzeltebilirler.) Bu kadar “show” odaklı düşünmenin de pek tabii önemli avantajları vardır. Ama sadece moda tarihini bilen ve seven biri yorum yapacak olursa şunu da söyleyebilir: “Yves gideli çok oldu, Karl, sakinleşebiliriz.” Kendisinin de 1933 doğumlu olduğunu hatırlatalım. Anlayacağınız, hırs mevzusu biraz komplike şu hayatta…