MAÇ SONU: MODA 2 – SAHA 1
Tenniscore ve Preppy estetiğini güçlendiren görünümler, sporu yalnızca performans alanı olarak değil, çağdaş modanın en görünür referanslarından biri olarak yeniden konumlandırdı.
Yazı Ekin Kürbetçi
David Beckham’ın sarong giydiği, Taylor Swift’in de NFL tribününde göründüğü o günlerde, spor ile modanın kesişimi görsel hafızamızda güçlü bir iz bıraktı. Serena Williams’ın catsuit’i, NBA tünelinin kırmızı halıya dönüşmesi, Wimbledon kortlarında Naomi Osaka’nın kort geleneğiyle çağdaş moda dili arasında gerilim kuran görünümleri ve F1 padokunun markalar için yeni bir podyum haline gelmesi de bu kesişim kümesinde. Bir dönem rekabet heyecanı ve merakja takip edilen büyük spor müsabakaları bugün tribün görüntüleri, maç öncesi gelişler, padok stilleri, kort kuralları ve formalar etrafında oluşan görsel dille yeniden okunuyor.
Modanın sporla kesişmesi yeni değil; ancak erken dönemlerde çoğu zaman bu ilişki bir tür reform ve görünürlük mücadelesi üzerinden kuruluyordu. 19. yüzyılın sonlarında kadınlar Wimbledon’da yere kadar uzanan, ağır ve korseli elbiselerle sahaya çıkarken, erkekler onlardan daha rahat hareket edebildikleri pantolon ve dirsek hizasında gömleklerle bu yarışın içindeydi. Naomi Osaka’nın korta giriş kıyafetiyle tenis oynadığını hayal etmek bile bu sınırlayıcı yapıyı anlamak için yeterli.
1905’te May Sutton, o dönem için sansasyonel sayılan bir değişiklik yaparak eteğini diz altına doğru kısalttı ve uzun kollarını kıvırdı. 1919’da Suzanne Lenglen, hareket özgürlüğünü merkeze alan ince, sıfır kollu bir üst ve korsesiz pamuklu eteğiyle bu dönüşümü daha görünür bir noktaya taşıdı. 1940’larda Gertrude “Gussie” Moran, dantel aplikeli içliğiyle kort kıyafetinin sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. Zaman içinde zorunlu kılınan tamamen beyaz giyme kuralı ise küçük müdahaleler dışında değişmedi. 1970’ler ve 1980’lerde gelişen teknik kumaşlar, Anne White’ın -daha sonra tekrar giymesi yasaklanan- bodysuit’i, tenis giyiminin başka bir eşiğe geldiğini gösterdi. İlerleyen yıllarda Serena Williams, Roland Garros’da benzer formun siyah versiyonuyla korta çıkarak bu tartışmayı daha güçlü bir bağlama taşıdı.
QP No.68 sayısında yer alan yazının devamı için info@qpmagtr.com adresine e-mail atabilirsiniz.