YÜKSEK SAATÇİLİKTE ÇEVRE DOSTU KİMDİR?

  • 2 SHARES

Doğa ile çıkmaza giren alışverişe yüksek saatçilik markaları destek çıkıyor.

Biraz klişe bir taraftan başlarsak; takviminizde 22 Nisan olarak görünen tarihin kişisel yaptırımları dışında evrensel bir sembolizmi var. 1970’lerde kendine Dünya Çevre Günü sıfatı bahşedilen tarih, titrini aldığı günden itibaren bir pazarlama stratejisinin de başını çekiyor. Neyse ki bu kez pazarlama, doğa ile çıkmaza giren ilişkimizi çözüme ulaştırmak üzerine kurulu.

Sözü geçen tarihin yaptırım gücünden bağımsız, yüksek saatçilik quid pro quo mottosunu marka değerlerine, çevre ile olan alışverişteki geri ödeme halinde entegre ediyor. Üretim sürecindeki sürdürebilirlik haliyle uzun süredir ‘çevre dostu’ sıfatını üstlenen markaların ilk büyük adımı. Bu büyük adımı atan saat markalarının başında ise yüksek saatçilikte adı en sık geçen Rolex var. Bu noktada Rolex’in sürdürülebilirlik çalışmaları sadece kendi verdiği zararı kapatmaktan öteye gidiyor ve saat evi dünyanın dört bir ucunda kirli suları temizlemek, nesli tükenen hayvanları koruma altına almak için inisiyatifler başlatıyor.

Rolex’in başını çektiği çevreyi kurtarma inisyatifinde Audemars Piguet de, Fondation Audemars Piguet aracılığıyla kendine uzak coğrafyaların problemlerine cevap arıyor. Madagaskar’daki biyolojik çeşitliliği korumak için çalışan saat evi, Brezilya’daki tarımın gelişmesi için bilinçlendirme projeleri gerçekleştiriyor.

Söz konusu iyilik yapmak olduğunda Richemont Grup bünyesindeki kült evler de büyük oynuyor. Geçtiğimiz seneye kadar Unesco’nun Dünya Mirası’nı koruma programının partnerlerinden biri olan Jaeger-Le-Coultre, tehlikede olan coğrafyaların kültür mirasını korumak için çalışıyor ve hatta denkleme Clive Owen’ın karizması da katılıyor. IWC ise Galapagos’u koruma altına almak için geçtiğimiz senelerde Charles Darwin Foundation’la güçlerini birleştiriyor hatta sadece bu amaca hizmet eden bir de Aquatimer modelini satışa sunuyor. Dördüncü paragrafın sonunda alışveriş için yeni bir saat modeliniz ve en az bir önceki paragraflardaki kadar sağlam bir sebebiniz var…

Yeni manüfaktürünün yapımını henüz tamamlayan A.Lange&Söhne, çevre dostu kavramında çuvaldızı kendine batırıyor ve yeni manüfaktürnün doğa ile harmoni içerisinde olması için hatırı sayılır bir bütçe ayırıyor. Bütçe özelikle ısıtma ve havalandırma sistemleri üzerine harcanıyor. Jeotermik enerji ile üretilen yapının inşa süresi ise 3 sene sürüyor. Haliyle marka karbon emisyonunu ortadan kaldırma konusunda en etkili adımı atmış oluyor.

Uzun zamandır lüks tüketim dünyasına ironik bir şekilde entegre olmaya çalışan demoktratik lüks kavramının mantığa aykırı olduğunu kabul ettik. Eğer demoktratikse lüksün bir parçası olamayacağını kavramın kendisi de kabullendi. Zira lüksün ekonomik olmaması gerektiğini miras, kalite ve işçiliğin yanında yukarıdaki projelerine de bağlayabilirsiniz. Ve sürdürülebilir lüksün varlığını demokratik lükse tercih etmeye başlayabilirsiniz.
Açılış görseli: Yann Arthus-Bertrand / Terra Movie

IWC x Darwin Foundation video