ENDÜSTRİYEL STİLİN “HAM” HALİ

  • 1 SHARES

Açıkta bırakılmış tuğla duvarlar, eski metal borular ve armatürler, masif ahşap ve metal mobilyalar, çatlaklarıyla kasıtlı olarak düzensiz uygulanan beton yüzeyler ve ham malzemelerle eski fabrikaların güzelliğini kutlayan bir stil.

Yazı Benan Kapucu

Şehir silüetiyle sınırlı kalmayan endüstriyel stil, on yıllardır evlerimizde ve iş yerlerimizde de kendine bir yer edinerek özgünlük, işlevsellik ve estetik algılarımızı değiştirmiş durumda. Bu stilin kökenleri, Amerikan ve Avrupa şehirlerinde üretimin zirveye ulaştığı yaptığı 1900’lerin başlarına kadar uzanıyor. Fabrikalar kapandığında veya taşındığında geride yüksek tavanlı, açıkta çelik konstrüksiyonlu ve sağlam malzemelerden yapılmış büyük binalar bırakmıştı. 1960’lar ve 1970’lerde ekonominin gelişmesi ve yeni yaşam alanlarına ihtiyaç duyulmasıyla özellikle New York’ta, şehirli yaratıcılar, sanatçılar ve tasarımcılar, bu terk edilmiş fabrikaları, depoları, ofisler ve lojistik yapıları konutlara ve çalışma alanlarına dönüştürmeye başladı.

New York’un SoHo’su da bu değişimin odak noktasındaydı; atölyelerinde şeffaflığı ve doğal ışığı önemseyen yeni nesil heykeltıraşlar ve ressamlar, geniş ve uygun fiyatlı loft dairelere yöneliyordu. Londra’daki Thames Nehri kıyısındaki yeniden işlevlendirilmiş depolar da endüstriyel miraslarını koruyarak lüks dairelere dönüştürülüyordu. Sanatçıların ve mimarların başını çektiği bu öncüler, binaların mimari unsurlarını koruyarak, endüstriyel stil diye bildiğimiz akımı yaratır. Bu mekanlarda geçen birçok film ve dizi de, -özellikle Berlin ve Londra gibi büyük şehirlerde olmak üzere Avrupa’da- endüstriyel stile  geniş bir popülerlik kazandırır.

Düşük maliyetli bir alana duyulan ihtiyaçla New York’ta başlayan hareket, bugün tüm dünyada özgün bir atmosfer peşinde olan yaratıcıların seçimlerini belirlemeye devam ediyor. Brooklyn’de, Williamsburg mimarisinin uzantısı olan Wythe Hotel ya da Londra’daki The Hoxton gibi fenomen restoranlar ve oteller de bu stilin sadece evler için değil, ticari alanlar için de başarıyla uyarlanabileceğini gösteren referanslardan. İstanbul’da fabrikalardan dönüştürülmüş Artİstanbul, Fişekhane gibi kültür mekanları da benzer karakteristiğe sahip.

QP No.65 sayısında yer alan yazının devamı için info@qpmagtr.com adresine e-mail atabilirsiniz.