FİZİK İZİN VERİR Mİ?
Bugün gelinen noktada 1,5-2 saniyelik değerler bir zamanlar için olağanüstü görünse de artık şaşırtıcı değil. Fakat 1 saniyenin altı, mühendislikten çok fiziğe ve insan dayanımına takılan bir eşik.
Günümüzün otomobilleri artık sadece hızlı değiller; hız kavramını yeniden tanımlayacak kadar agresif, radikal ve teknolojik bir noktaya geldiler. Otomotiv endüstrisinde gittikçe çetinleşen rekabet, bugün elektriğin sessiz şiddeti ile benzinli motorların mekanik öfkesini karşı karşıya getiriyor. Konvansiyonel motorlar henüz havlu atmamışken, hala aynı amaç uğruna -saniyeleri yok etmek için- mücadele devam ediyor. Bir zamanlar erişilmez kabul edilen 0–100 km/s değerleri günden güne sıradanlaşıyor; bazı modeller ise fizik sınırlarını zorlayarak sürücüyü uzay boşluğuna fırlatılmış gibi hissettirebiliyor. Tam da bu noktada “daha hızlı olabilir mi?” sorusunun yerini “bu evrim daha nereye kadar sürdürülebilir bir şekilde ilerleyecek?” sorusu alıyor.
(daha&helliip;)