PATEK PHILIPPE’İN NEW YORK GÜNDEMİ

  • 295 SHARES

Patek Philippe New York’taki The Art of Watches Grand Exhibition sergisinde markanın karakteristik komplikasyonlarını yeni modellerde kullanırken ikonik serilerini de limitli örneklerle tekrar sunuyor.

The Art of Watches Grand Exhibition. Patek Philippe’in 13-23 Temmuz tarihlerinde New York’ta düzenlediği serginin adı; kendisi manüfaktürün hedefini hemen belli ediyor, gayet yerinde bir isim tercihi. 42. caddedeki Cipriani’de düzenlenen etkinlik Patek Philippe’in önemli isimler tarafından kullanılan parçalarını, tarihi değerlerini ve bununla birlikte limitli üretim yeni saatlerini meraklılara sunuyor, ancak dediğimiz gibi her modelde sanatın mekanik bir izdüşümü yer alıyor, bazen de görsel hali. Patek denilince akla perpetual calendar’lar, minute repeater’lar ve sonrasında da world time komplikasyonu geliyor. Müzayedelerde karşılaştığımız klasik ve çelik kronograflar şimdilik biraz daha geri planda ve New York’ta yeni bir perpetual calendar’a da rastlamıyoruz, manüfaktür Basel’de bizi bu anlamda yeteri kadar tatmin etmişti zaten. Ancak minute repeater’lar ve world time fonksiyonu oldukça ön planda hatta bazen de bir arada. Bu komplikasyonlar aslında sıklıkla kombinlenen bir ikili değil, nadiren karşılaşıyoruz ve çoğunlukla da minute repeater aktif hale geldiğinde ikinci zaman dilimini gösteriyor. Fakat yeni Ref. 5531 bu anlamda bir fark yaratıyor. Biri Manhattan’ın gündüz biri de gece manzarasını gösteren kadranlarıyla iki alternatif halinde sunulan model nerede olursanız olun evinizdeki zamana göre çınlamalar yapıyor. 42 mm’lik pembe altın kasalara sahip saatlerin her birinden 5 tane üretilecek, bu yüzden New York hayranlarından çok azı bu modellerden birine sahip olabilecek. Ama üzülmeye gerek yok, world time komplikasyonuna sahip başka bir model daha var, üstelik kendisi 38.5 mm’lik beyaz altın kasasıyla daha minimal. Ref. 5230 minute repeater fonksiyonuna sahip değil ancak ihtiyaçlara cevap verebilecek bir world timer, otomatik kurmalı kalibre 240 HU ile de kullanımı oldukça pratik, üstelik 300 adetle limitli olması sebebiyle de daha ulaşılabilir. Hanımefendiler için aynı modelin bezelinde taşları olan bir versiyonu (aslında beyaz ve pembe altın kasaları sebebiyle iki versiyon da diyebiliriz) daha var. 7130G ve 7130R’nin her birinden 75 adet üretilecek ve bu saatler bezellerinde oldukça nadir bulunan 62 taşla donatılacak. Komplike modellerin yanında serginin en mütevazı, belki de en çok tercih edilecek saati ise 5524G’nin bir türevi olan 5522A olacak gibi duruyor. Otomatik kalibre 324 S’e ve 42 mm’lik paslanmaz çelik bir kasaya sahip, dolayısıyla Aquanaut ve Nautilus’u bir kenara bırakırsak pilot saati sayabileceğimiz model hem vintage hislere cevap verebilecek yapıda hem de oldukça spor. İndekslerinde değerli taşlar kullanılan iki farklı Calatrava (Ref. 7200/50) ile 3 adetle limitli bir minute repeater da dikkat çeken modellerin sonuncusu. Ref. 7000/250 Patek Philippe’in bezelinde taş kullandığı ilk minute repeater. Bu açıdan önemli bir model 33.7 mm’lik beyaz altın kasasıyla da hedef kitlesini net şekilde belirten bir parça. Ultra-thin otomatik kalibre R 27 PS, Ref. 7000/250’nin saatleri, çeyrek saatleri ve dakikaları belirtmesini sağlayan komplikasyonu aktive ediyor.

Ref. 5531

Ref. 5230

Ref. 7130

Ref. 5522A

Ref. 7000/250