La Fabrique du Temps: Louis Vuitton’un Seyahatİ

  • 121 SHARES

Lüks markanın İsviçre saati macerası, stil ipuçlarını 1970’lerden alan bir seyahat saatiyle devam ediyor. Yazı James Gurney.

Louis Vuitton’un yüksek saatçilik serüveni, yaratıcı ekip, yatırım, firmanın salt prestiji ve köklü stil duygusu sayesinde son on yıl içerisinde uzun yol kat etti. Söz konusu yatırımlar ise, özellikle Cenevre’de Meyrin bölgesinde Chopard ile Richemont Group’un yeni saat kampüsü arasında yer alan genç haute horlogerie atölyesi La Fabrique du Temps’da net bir şekilde kendini gösterdi. Şöhret ve güçlendirici vizyonların hepsi son derece iyi, ama önemli olan bunlar sonucunda elde edilen ürün. Ve bu açıdan Louis Vuitton her zamankinden daha önemli hale geliyor.
Yeni Fabrique’in ortaya çıkardığı ilk ürün, bu yılın başlarında tanıtıldı ve ne beklememiz gerektiğine dair bir ölçü belirledi. Flying Tourbillon Poinçon de Genève, Louis Vuitton’un niyetlerinin bir göstergesiydi.
Poinçon’un sertifikasyonu için irdelenen şey, imalat sürecinin tamamını kapsıyordu fakat yansıtılan özellikler bir kenara, saatin tasarımı son derece çarpıcıydı ve retro stilden esinlenen kasası önceki yıllara ait modellerin yeniden derlenmesinden çok farklı bir tasarıma sahipti. 1970 sonlarının ima edildiğini fark etmek pek kolay olmasa da, geniş çaplı kadran ve dar kasa kulaklar bunu çağrıştırıyordu. Drive de Cartier ya da 1970’lere ait Royal Oak ve Nautilus gibi bu saat de klasik akımların modern bir yorumu niteliğinde.
Poinçon de Genève imzalı tourbillon’larla beraber düşünüldüğünde bu modelin limitli üretimlerle sınırlı kalmak için fazla iyi olduğu ortadaydı; ve marka lüks konusunda sandığınızdan daha demokratik olduğu için, kasanın daha yaygın bir yorumuna, yani Louis Vuitton Voyager’a ilişkin haberlerin ortaya çıkması sadece birkaç ay aldı.

louis-vuitton-automatique

Ben, GMT saat ibrelerinin hayranı değilim, ama Voyager ile seyahat, saatin bir fonksiyonundan ziyade bir erdem haline geliyor. Kadranın tam merkezinde yer alan bir V harfi, GMT disk göstergesini işaret ediyor ve söz konusu V ile yatay köprü ilk olarak Gaston-Louis Vuitton tarafından tasarlanan imzadan türetilmiş. Enteresan detaylarla dolu bir kadran… Örneğin, V’nin karşısında yer alan saat işaretlerine hem boyut hem de kıvrımlar katılmış. Saat tercihen ETA bazlı bir mekanizma kullanıyor ki bu da saatin nispeten (Louis Vuitton bakımından) uygun fiyatlı olmasını sağlıyor.
Voyager, Louis Vuitton’dan büyük keyif almamı sağlayan bir saat: uygun fiyatlı olmasından en uç özelliğine kadar her seviyede, kimliğini veya stilini hiç kaybetmeksizin, akıllıca bir saat üretim sürecini ortaya koyuyor. Safkan bir LV parçası.

Detaylar
Louis Vuitton Voyager GMT 41.5
Fiyat:
İstek üzerine
Materyal: Paslanmaz çelik veya kırmızı altın
Mekanizma: ETA bazlı otomatik kurmalı mekanizma
Fonksiyonlar: GMT göstergesi
Çap: 41.5mm
Su geçirmezlik: 50 metre
QP kararı: Louis Vuitton’un tambur kasa formundan kopmasını görmekten keyif alıyoruz; bunun tarz sahibi bir çizgiyle sunulması da ayrı bir haz.