PARLAKLIK RAPORU

  • 152 SHARES

Luminovalı materyalleri test etme ve onaylama işleminden deneme yanılma yöntemine, farklı ama aynı düzeyde yaratıcı süreçlerden geçen üç saati incelemeye tabi tutuyoruz.

SARPANEVA KORONA KO NORTHERN LIGHTS

Finlandiyalı saat üreticisi Stepan Sarpaneva ve mühendis James Thompson, namı diğer Black Badger, bugün saat endüstrisinde kullanılan en yenilikçi ışık saçan maddelerin bir kısmını üretti. Thompson şöyle diyor: “Tasarıma bakış açım, ‘Işık saçan madde öncelik haline getirilmiş mi?’ diye sormak. Eğer getirildiyse, güçlü ve uyumlu bir şeye sahipsiniz demektir. Aksi takdirde her şeyin dikkatinizi çekmek için adeta çığlık attığı korkunç bir Hello Kitty-Noel ağacı karışımı etkisine kapılırsınız.” Bu bağlamda ikili, işe sade bir lume kadranla başladı. Ancak kadran çok parlak olduğu için luminesansı kırmanın yollarını aradılar ve luminovalı kompozit plakanın üzerine açık çelik kadran yerleştirmeye karar verdiler.

VERTEX M100

Yeni üç boyutlu formları deneyen tek saat üreticisi olmasa da (bkz. Hamilton’ın yeni Khaki Field Mechanical’ı) Rönesans çağını yaşayan İngiliz Vertex firması, M100 modeliyle hiç kuşkusuz birkaç Instagram karesinden daha fazlasını üretti. Saat, yeniden yaratılan standart bir retro model gibi görünüyor, ta ki indekslere yakından bakana dek. Onu hafif yana doğru eğdiğinizde rakamların saf SuperLuminova bloklarından yapıldığını fark ediyorsunuz. Bunları üretmek için SuperLuminova tozu kalıplanıyor ve pişiriliyor. Son derece narin olan bu bloklar daha sonra kalıptan çıkarılıyor; çatlak, delik ve yanık kısımlar olup olmadığı kontrol ediliyor. Testi geçerlerse elle aplike ediliyorlar. Çok zahmet verici bir süreç, evet. Ama bu sayede ışıma süresi 20 saate çıkıyor.

PANERAI LUMINOR DUE 3 DAYS

1915’te Guido Panerai, radyum ve çinko sülfürü bir araya getirerek yüksek luminovalı bir maddenin patentini almıştı. Radiomir olarak adlandırılan bu madde, iddiaya göre o kadar parlaktı ki, Decima MAS (Regia Marina İtalyan komando birliği) dalgıçlarının saatlerinde kullanıldığında, düşman tarafından fark edilmemek için kadranlar kıyafetlerle kapatılmaktaydı. Bu madde önceleri kadranlara boyanarak işleniyordu ama 1942’de Panerai e Figlio sandviç kasasını geliştirdi. Sistemde, radyumla kaplanan bir disk, iki diskin arasına yerleştiriliyordu. Kadranın bulunduğu tarafta olanın üzerindeki rakamları göstermek için kesikler vardı ve oradan lume parıltıları çıkıyordu. Daha sonra radyumun yerini trityum bazlı Luminor alacaktı.