İLK BAKIŞTA SIHH 2019

  • 7 SHARES

SIHH 2019 geçtiğimiz hafta sonlanmış olsa da aslında bizim için yeni başlıyor. Fuar ile ilgili sahip olmanız gereken tüm bilgi birikimi için önümüzdeki sayının Gazete ekini beklerken, aklımızda kalan 5 “en”i sizlerle şimdiden paylaşmak istiyoruz.

En etkileyici tema: Jaeger-LeCoultre The Art of Precision

Jaeger-LeCoultre, bu seneki SIHH’teki temasını, manüfaktürünün bulunduğu Vallée de Joux’daki atmosfere ve markanın ethosu olan “Art of Precision” ilkesine adadı. Booth’a girdiğinizde etrafınızı çevreleyen ağaçlar ile Vallée de Joux’nun huzurlu ortamına ışınlanırken, markanın manüfaktüründe çalışanların neden bu kadar başarı odaklı oldukları ile de empati kurmanız kolaylaşıyordu. Marka için temel olan hassasiyet teknikleri ve buna erişmek için gereken zanaatkarlık arasındaki dengenin nasıl kurulduğu ise booth’u çevreleyen “Timeline” kutucuklarında örnekleriyle gösteriliyordu. 1895’te manüfaktürde tasarlanan ilk “Grande Complication” cep saati, 1958’de tanıtılan “Chronometre Geophysic” veya 2004’te markanın ilk kez tanıttığı “Gyrotourbillon” ile etrafınız çevrili olduğunda markanın yenilikleri ile ilgili tüm taşlar yerine otururken, Jaeger-LeCoultre’u özel kılan bu felsefe ile de bağlar kuvvetleniyor.

En dikkat çekici materyal: Girard-Perregaux Carbon Glass

Yüksek saatçiliğin mucit yönünün en çok hissedildiği sunum Girard-Perregaux’nunki oldu. Yeni saat modelleri ile birlikte carbon glass adlı materyali de yüksek saatçilik arşivine ekleyen marka, bu icadı Laureato Absolute Chronograph adlı modelde kullandı. Çelikten 100 kat daha sert olan carbon glass, mavi cam pigmentleri ile markanın bu seneki “Earth to Sky” temasının da bir yansımasını temsil ediyor. Tümüyle su geçirmez ve çelikten çok daha hafif olan patentli materyal, yüksek sıcaklıkta ekstrem bir sıkıştırılma ile enjeksiyon metodu ile elde ediliyor.

En zaman geçirilesi stand : IWC Spitfire

SIHH öncesi, havacılık saatlerini ön plana çıkartacağının sinyalini Goodwood’da veren IWC, bu kez SIHH’in en etkileyici booth’u olarak nitelendirilecek bir organizasyonla karşımızda. Goodwood’da yaptığı SIHH öncesi etkinliğiyle bu senenin nasıl bir atmosferde geçeceğini anlatan IWC, Spitfire’ın geri dönüşünü SIHH ile deyim yerindeyse kutluyor. 1948 yılından beri İngiliz Hava Donanması’nın saati olarak görev alan IWC, aradan geçen zamana rağmen yüksek saatçilikteki önemini koruması sebebiyle, markanın yeniden odağında ve haliyle SIHH’in en dikkat çeken teması olarak karşımızda. Fuarda kurulan IWC alanına getirilen Spitfire uçağı, hem görsel bir şölen yaratırken, bir yandan da birkaç ay içerisinde havalanacak ve dünya etrafında tam tur atarak Spitfire’ın yılını kutluyor olacak. Boultbee Flight Academy ile yaptığı iş birliği ve The Longest Flight projesi, IWC’nin farklı konseptleri benimseme ve bir yıl boyunca bu konsepti yaşatma ruhunu özetliyor. Bu yüzden IWC’nin fuardaki alanına adım attığınızda kendinizi Boultbee’nin uçuş akademisendeymiş gibi hissetmeniz, pilot kılığına bürünmüş çalışanları görmeniz ve basın toplantısında kendinizi bir anda kokpitte bulmanız, şaşırtıcı ve etkileyici bir tema sunuyor.

En çevreci marka: Panerai Submersible Mike Horn Edition

Panerai’nin inovatif adımları çevre dostu teknolojilere paralel bir şekilde ilerliyor. SIHH 2019’da bu dengeyi bir üst seviyeye taşıyan olay markanın Mike Horn iş birliği ve sonucunda çıkan geri dönüştürülmüş plastik detayı oluyor. Submersible modelini bir alt kategori olmaktan çıkartan, nevi şahsına münhasır bir koleksiyon haline getiren, bunu ön plana çıkartmak için önceki alışkanlıklarından vazgeçerek Submersible ibaresini kadranına taşıyan ve dalış saatlerindeki başarısını bir kez daha gösteren Panerai, bunu yaparken çevreye karşı ne kadar duyarlı olduğunu da gösteriyor. Mike Horn’un doğaya ve çevreye karşı olan duruşundan ilhamla, Panerai de bu değerleri korumak için kolları sıvıyor ve Submersible Mike Horn Edition ile önce saatin kasasında Eco-Titanium adındaki geri dönüştürülmüş alaşımı kullanıyor, ardından bu çevreci düzeni saatin kayışına da aktarıyor. Geri dönüştürülmüş plastikten elde edilen kayış, üç pet şişenin dönüşümünden oluşuyor. Panerai’nin Submersible Mike Horn Edition ile yaratmaya çalıştığı değerler bütünü, bu kayış ile desteklenmiş oluyor.


En farklı kadran: A. Lange & Söhne Datograph Perpetual Tourbillon

A. Lange & Söhne’nin geçmişine ve köklerine bağlılığı, bu mirası farklı deneyimlere dönüştürme yetisi olarak ortaya çıkıyor. Yenilikçi ve bir o kadar da klasik modellerin öne çıkan güçlü özellikleri, tasarımın ince detaylarıyla şekilleniyor. İsviçreli yüksek saatçilik ustalarının arasından yükselen Alman ekolü yeteri kadar şaşırtıcı ve heyecan uyandırıcı bir durum olsa da, A. Lange & Söhne’ye göre bu durum sadece olması gerektiği gibi ilerliyor. Zira takipçilerini şaşırtacak farklı detaylar Lange’de hep mevcut. SIHH 2019’da tanıtılan modellerinin arasında, hem Lange 1’in 25. yılı hem de Zeitwerk’in 10. yılı kutlanırken, bir yandan en dikkat çeken model, Datograph Perpetual Tourbillon ref.740.056 oluyor. Bu modeli odak noktamıza taşıyan şey ise, sahip olduğu flyback özelliği, daimi takvimi, ay fazı ve barındırdığı tourbillon değil, alışılmışın dışındaki pembe altın kadran oluyor. Beyaz altın kasanın içerisine yerleştirilen pembe altın kadran sayesinde, 100 adetle sınırlı tutularak üretilen saat, komplikasyonlarına ek olarak tasarımıyla da Lange’nin unutulmazları arasına giriyor.