BASELWORLD 2018

  • 102 SHARES

Gazete Basel öncesi küçük bir ‘teaser’: QP Türkiye ekibinin altı gün boyunca takip ettiği etkinlikte karşılaştıkları değişimler, gelişmeler ve yaptıkları çıkarımlar.

Yüksek saatçiliğin en önemli aktörleri, her yıl Mart ayında ajandalarının sekiz gününü Basel’deki randevularına ayırıp şehrin Herzog & de Meuron imzalı fuar alanında bir araya gelirler. 2018’de de aynı durum geçerliydi; fakat etkinlik gözle görülür değişimlere sahne oldu. QP Türkiye olarak üç kişilik bir ekiple yerinde gözlemleme fırsatı bulduğumuz Baselworld’un 2018 edisyonunda, katılımcı sayısı önceki yıla göre yaklaşık yüzde 50 azalmış (2017’de 1.300 olan marka sayısı bu yıl 600 ile sınırlı), etkinlik altı güne inmişti. Hermès, Fondation de la Haute Horlogerie’ye üye olarak SIHH’e transfer olduğunu, Boucheron özellikle mücevhere odaklanıp perakende güdümünde kalacağını, Dior ise yeniliklerini özel bir sunumla tanıtacağını açıkladı.

Ve bu durum da bir anlamda Patek Philippe, Rolex, LVMH Group (Tag Heuer, Bulgari, Hublot) ve Swatch Group (Omega, Longines, Glashütte Original) gibi liderlerin işine yaradı; gözlerin tamamen Hall 1’in üzerinde olmasına yol açtı. Fuara girer girmez karşınıza çıkan manzaraya gelince… İlk etapta Octo Finissimo Tourbillon Automatic ile ‘dünyanın en ince otomatik kurmalı saati’ rekoruna imza atan (sadece 3.95 mm) Bulgari’nin etrafı hemen her an kalabalık booth’uyla, LVMH Saat Departmanı Başkanı Jean-Claude Biver’in Tag Heuer-Zenith-Hublot arasında mekik dokuyarak Usain Bolt ya da José Mourinho ile sergilediği ambassador gücü ve agresif marketing hamleleriyle, Patek Philippe’in minimal ve tamamen beyaza bürünmüş zarif kurulumunda sergilediği yıldız saati Nautilus Perpetual Calendar ref. 5740/1G’yi görmek için sıraya geçenlerle ve 70’lerden beri ilk kez spor saatlerinde Jubilee bilezik kullanarak ve yeni kalibre 3285 ile GMT Master II Pepsi 126710 BLRO’yu yaratan Rolex ile karşılaşıyorsunuz. Fuar alanında ilerlediğinizde de Breguet, Harry Winston, Blancpain, Glashütte Original, Jaquet Droz, Omega, Longines, Hamilton ve diğer markalarıyla Swatch Group dominasyonu ile. Graff, De Grisogono ve Grand Seiko ise ziyaretçilerini ikinci katta, küçük ölçekli mücevher markaları arasında fakat devasa alanlarda ağırlamayı tercih etmiş.

Özetle bahsettiğimiz tablonun içinde iken bariz bir daralmanın varlığından söz etmek mümkündü. Fakat QP Türkiye olarak o tablonun dışına çıktığımızda, hem yeni jenerasyon müşteri kitlesinin hem de sadık takipçilerinin beklentilerini, teknolojiyi ve en önemlisi teknik mühendisliği gözeten katılımcılara ev sahipliği yapan Baselword’un ‘Yüksek saatçilik nereye gidecek?’ sorusunun cevaplarını verebilen, dolayısıyla hakkında konuşturan kısacası sektörün nabzını tutabildiğimiz kritik role sahip bir etkinlik olmaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Burada gözlemlediğimiz eğilimler ve tüm yıla yön verecek trendlere gelince; tüm bunlar detaylarıyla QP’nin 19. sayısında, Gazete Basel’de sizlerle buluşacak.