SAKSONYA’DA ZAMAN FELSEFESİ

  • 106 SHARES

Saat koleksiyonerlerinin yılın belirli zamanlarında İsviçre’nin muhtelif şehirlerine seferler düzenlemelerinin ardında, modanın kalbinin Milano, Paris, Londra ve New York’ta atıyor olduğuna denk düşen gerçekler var. Gel gelelim, sınırın diğer tarafında da Dresden var. Zaten bana sorarsanız, modanın EKG’sinin de aslında Antwerp’te çekilmesi gerekiyor.

Havası, suyu ve 18. yüzyılın ortalarından beri yüksek saatçilikte söz sahibi olması itibariyle İsviçre’nin atlaslardaki yer ve önemi baki kalsın. Sınırın diğer tarafına geçip Dresden’e 30 kilometre uzaklıktaki Glashütte’yi haritada eliyle koymuş gibi bulanlar, yeryüzünde yüz ölçümü başına en çok lüks saat üreticisinin düştüğü yerdeler. Nüfusu bugün hala beş basamaklı sayılara ulaşmamış bir şehirde herkesin aklına gelen ilk soru belli. Cevap, aksanın hakkını vererek ‘Lang-eh unt zo-neh’ demeye dilinizin döndüğü kadar bariz aslında. Vizyonda 1840’lı yıllarda Ferdinand Adolph Lange’nin girişimiyle başlayan bir geleneğin devam filmi var. Önce biraz tarih dersi almak gerekiyor tabii.

Saksonya saltanatının eski evinden müzeye dönüştürülen Grünes Gewölbe’de (Green Vault) nice kral, lord ve dük için tasarlanmış mobilya ve objelerin arasında dolaşırken, Dresden’deki lüks çıtasını nereye koyacağınız, tamamı porselenden zarif bir şömineye odun atmaya ne derece razı olacağınıza bağlı. Bugün şehir merkezindeki A. Lange & Söhne mağazasından sadece birkaç adım uzaklıktaki müze ile marka arasındaki simbiyotik ilişki, sadece mesafeyle ölçülecek boyutta da değil. Bunu anlamak için tarih dersinin kapsamını biraz genişletmek ve Augustus II (namıdiğer Güçlü Augustus) ile bir tanışmak lazım.

Dresden’in ‘Elbe üzerindeki Floransa’ benzetmesine maruz kalmasına sebep Barok mimarisiyle birlikte her türlü zenginliğe kat çıkması, Polonya Kralı, Litvanya Dükü ve Saksonya Elektörü olarak oturduğu tahtta fazla mesai yapan Augustus II (1670-1733) döneminde gerçekleşiyor. Kral, gösterişi ve bu uğurda bol keseden hazine harcamayı seviyor. Zwinger gibi bugün Dresden’in sembolü birçok görkemli yapı Augustus zamanında inşa edildiği gibi, şehrin kültür, sanat ve zanaate ardına kadar kapı açması da, yine onun saltanat dönemine denk geliyor. Halihazırda ahşap oymacılığıyla ünlü bölgede, kralın Çin porselenlerine duyduğu hayranlığın Asya’dan ithal sırlarla birlikte karşılığını bulması da, kendi ölçeğinde kendi Rönesans’ını yaşamakta olan Dresden’e yeni bir meşgale getiriyor.

100 yıl kadar sonra… 1815’te Dresden’de doğan Adolph Lange, sorunlu bir aile içinde geçen çocukluk dönemini geride bırakmış, kendisindeki cevheri fark eden koruyucu ailesinin Saksonya’nın Greenwich’i kabul edilen Mathematics and Physics Salon’da, sarayın zaman tutucusu J.C. Friedrich Gutkaes’e emanet ettikleri gençliğini yaşıyor. Burada ustası Gutkaes’ten saat mekanizmalarının matematiği üzerine öğrendikleri ve Sakson astronomların icadı makineler arasında geçirdiği zamanların yanı sıra Paris’te, Abraham-Louis Breguet’nin eski öğrencisi Josef Thaddeus Winnerl’den alacağı derslerin de, 1845 yılında Glashütte’de kuracağı atölyeden çıkacak cep saatlerinin kusursuzluğu ve genel anlamda Alman ekolü saatçiliğe getireceği yeniliklerdeki payı büyük olacak. Ama önce Gutkaes ile birlikte Dresden’in ünlü Semper Opera binasına beş dakikalık zaman dilimlerine bölünmüş bir saat yapacak.

Lange’nin 1845’te başlattığı ‘Glashütte Projesi’, gümüş madenleri üzerine kurulmuş şehirde rezervlerin tükenmesiyle birlikte baş gösteren fakirleşme ve işsizliğe de çare oluyor. Sadece kendisi için bir uğraş ve gelecekteki varisleri için miras hazırlamakla kalmayan Adolph Lange, zanaatkarları ve Gutkaes gibi mekanik dehaları bol şehirde yeni bir endüstri oluşumunun da ilk kurşununu atıyor.

Yazının devamına, 16. sayımızın A.Lange & Söhne Koleksiyoner Eki’nden devam edebilirsiniz.