IWC’den Kurt Klaus

  • 224 SHARES

IWC’nin bugün sahip olduğu imajı yaratmasında payı yadsınamaz olan Kurt Klaus, geçmiş projelerin detaylarını ve başarının nasıl geldiğini anlatıyor. SIHH 2016’da konuştuğumuz deneyimli isme göre IWC’nin yenilikleri heyecan yaratıyor.

Yüksek saatçilikte bir mekanizmayı ya da kalibreyi yaratırken en önemli nokta ne?

Saat ustası. Bir kalibreyi yaratırken saat ustasının ellerini kullanması çok önemli. Onun yapacağı ilk hamleden sonra sıra mühendis ve teknisyenlere geliyor. Bence mühendislerin görevlerinden önce saat ustasının ilk adımı atması yüksek saatçiliğin temel noktalarından biri.

Kariyeriniz boyunca hedeflediklerinize ulaşabildiğinizi düşünüyor musunuz?

İsteyebileceğim her şeyi başardım diyebilirim. Şu ana kadar yarattığım her şey adına çok mutluyum. Birçok projede başarılı işler ortaya koyduk, tabii zaman zaman hayal kırıklıklarımız oldu. Bazı fikirlerimi gerçeğe dönüştüremedim fakat bunların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Deneyimli bir saat ustası olmanın temelinde ne yatıyor?

Öncelikle yaptığınız işi sevmeli ve her anında heyecan duymalısınız. Bu heyecan ve şevk olmadan hiçbir şey yapılamaz. İkinci olarak da parmak uçlarınızı iyi kullanmalısınız, yaptığınız dokunuşların hepsini parmak uçlarınızda hissediyorsunuz. Fakat her şey hissedilen o ilk heyecanla başlıyor ve açıkça söylemek gerekirse hiçbir şey o duygunun yerini tutmuyor.

IWC Pilot’s Watch  Automatic 36.

IWC Pilot’s Watch
Automatic 36.

IWC’nin perpetual calendar’larının arkasında yatan hikayeyi bizimle paylaşır mısnız?

1977’de ürettiğimiz ve moonphase özelliği olan bir cep saatinden sonra IWC yönetimi bana cep saatlerinin devrinin bittiğini ve kol saatlerine yönelmemiz gerektiğini söyledi. Takvim özelliği olan bir kol saati tasarlamak istiyorduk ve bu modelde perpetual calendar kullanmamız gerektiğine karar verdik. Perpetual calendar’ı yaratırken oldukça basit olmasına ve endüstriyel bir ürün kadar kolay üretilmesine dikkat ettik. Bu iki fikirle yola çıkarak farklılığı yakaladık. Sadece tek bir tepe koluyla tüm mekanizmayı kontrol etmek mümkündü ve bu durum kullanıcının işine geliyordu. Başka bir avantajımız da perpetual calendar içeren bir kalibre yaratmak yerine halihazırda var olan kalibreye perpetual calendar modülü eklemek oldu. Jaeger LeCoultre’ün otomatik mekanizması üzerinde denemeye gittik fakat istediğimiz sonucu alamadık. Sonra otomatik bir ETA mekanizması kullanmaya karar verdik. Ardından da Da Vinci ve şimdikine pek de benzemeyen Ingenieur modellerini tanıttık. Tüm artık yılların da hesaplandığı Da Vinci’de 2100 yılına kadar doğru zamanı göstermeyi başardık. Saatin üretimi gayet kolay olduğu için fiyatı da rakiplerine göre çok makuldü.

Sizin zamanınızda tasarımlar ve mekanizmalar elle çiziliyordu fakat şimdilerde daha teknolojik sistemler bunun yerini aldı, iki tekniği karşılaştırsak hangisini seçerdiniz?

Da Vinci için tamamen matematiksel formülleri kullanarak çizimler yaptım, ama CAD’i duyduğumda oldukça heyecanlanmıştım ve hemen buna sahip olmam gerektiğini düşündüm. Yönetimdekilerle görüştükten sonra onları ikna ettim ve atölyeyi ona göre revize ettik. Tam bir hafta sonrasında ise elle çizimlerin yerini bilgisayar sistemleri aldı.

Yeni IWC hakkında neler düşünüyorsunuz, örneğin yeni pilot saatleri hakkında?

15 sene önce emekli olmama rağmen çalışmaya ve yeni sistemler geliştirmeye devam ettim. Yeni teknoloijlerle eski birikimlerimi birleştirmeye çalıştım ve 10 yıl boyunca genç jenerasyonla güzel işler başardık. Genç neslin çabalarına ve başardıklarına, pilot saatlerine ve yarattıkları teknolojilere hayranlık duyuyorum.