HAMILTON’IN CEO’SU ANLATIYOR

  • 254 SHARES

Sylvain Dolla samimi bir dille markanın Amerikan kültürüyle İsviçre’nin yüksek standartlarını nasıl birleştirdiğini ve pazarlama stratejilerini açıklıyor. Kısacası görevimiz, “İsviçre hassasiyetine sahip Amerikan ruhu.”

Kendi pazarınızda bu kadar iyi sonuçlar elde etmenizin sırları nelerdir?
Hamilton’ın zengin bir geçmişi var, o tarihe layık olabilmek için kendimizi sürekli zorluyoruz. Hamilton birkaç sene önce ortaya çıkmış bir manüfaktür değil. Orta segmentteki mekanik saat pazarında lider olarak kalmak istiyoruz, birkaç yıl önce aldığımız karar belli bir fiyat aralığındaki otomatik saatler arasındaki en iyi sonuçları elde eden marka olmaktı. Otomatik kurmalı saatler bir bakıma trend oldu ve ilk başta ETA mekanizmalı modeller yarattık. Ardından ETA üzerine kurgulanan kendi kalibrelerimizi ürettik. Bunu saat yapımcılığından çok insanların isteklerini karşılamak olarak kabul edebilirsiniz, başarımızın sırrı bu.

Hamilton müşterilerinin markadan beklentileri nelerdir, yeni teknolojik bileşenler mi yoksa Ventura gibi ikonlar mı?
Dediğim gibi müşteri kanadıyla yakın ilişkilerimiz var, insanları dinleyince onların ne istediğini de daha iyi anlıyoruz. Gerçek olan şu ki herkes önce tasarıma bakıyor, mekanizmalar ardından geliyor. Ancak estetiğin önüne geçmeniz mümkün değil. Hamilton’ın fiyat skalasını sunabilen bir markada bizim gibi tasarım detayları üreten markalara rastlamanız mümkün değil, avantajımız burada ortaya çıkıyor.

Amerikalı bir geçmişe sahip olmakla İsviçre üretimi saatler üretmenin dengesini nasıl kuruyorsunuz?
Cevaplamayı isteyeceğim türden güzel bir soru. Hamilton’ın Amerikan kültürüyle içli dışlı olması sektördeki farkımızı ortaya koyan etmenler. Hikayemizde Elvis Presley, Hollywood ve Amerika Ordusu gibi kahramanlar var, bir ülkenin ruhunu marka üzerinden yansıtabildiğimiz zaman müşterileri de etkileyebiliyoruz. Bununla beraber İsviçre’nin teknik altyapısı hassas ve kayda değer modeller üretmemizi de sağlıyor. Böylelikle hikayemizle etkileyebildiğimiz insanlara hassas ve onların isteyeceği türden parçalar sunmamızın önü de açılmış oluyor.

Sürekli olarak Amerikalı olmakla anılmanızın ‘İsviçre Üretimi’ ibaresine zarar verdiğini düşünüyor musunuz?
Hayır, bu kadar fazla üreticinin arasında tek olmak büyük avantaj. Sadece Amerikalı olsaydık İsviçre’nin kaliteli ürün imajından ve eğer sadece İsviçreli olsak Amerika’nın tarihi ve kültürel değerlerinden yararlanamazdık.

Pazarlama stratejileriniz bölgesel olarak değişiyor mu yoksa planlamanızı küresel olarak mı yapıyorsunuz?
Bu bizim de kafamızı kurcalayan ve pazarlama esnasında kendimize en çok sorduğumuz soru. Farklı pazarlar için değişen hamleler yapmayı uygun bulmuyorum, Hamilton’ın her yerde aynı şekilde algılanması gerekiyor, İstanbul ya da New York fark etmeksizin. Ben bunun aksini yapan üreticileri anlayamıyorum. İsviçre hassasiyetine sahip Amerikan ruhu her coğrafyada dikkat çekebilen bir özellik.

Akıllı saatlerin geleceğine dair bir ön görünüz var mı?
Bu benim en sevdiğim konu; birkaç yıldır bunun üzerinde çalışıyoruz. IOS ya da Android’den farklı olarak yepyeni bir işletim sistemi geliştirmeye çalışıyoruz ve bunu profesyonellerle beraber yürütüyoruz. Yaklaşık üç yıl önce Baselworld’deki ana konu akıllı saatlerdi ve dürüst olmak gerekirse biz o zamanlarda Swatch Group’u bunun işe yaramayacağına dairikna etmeye çalışıyorduk. Böyle bir projeyle ortaya çıkmamızın arkasında yatan fikir ise alışımışın dışında çok farklı bir sistem geliştirmekti. Kim ne derse desin kol saatlerinin duygusal bir yönü var ve şimdiki akıllı saatlerin hepsi bu histen uzak. Hamilton’ın geçmişi böyle bir şeye izin vermez.

Hamilton yüzlerce filmde rol aldı, son 10 yıllık zamana baktığımızda ise bunların genel olarak bilim-kurgu filmleri olduğunu görüyoruz. Bunu özel bir sebebi var mı?
Son yıllarda Hollywood’da birçok arkadaş edindik, bu kişilerin hepsi de işlerindeki en iyiler arasında yer alıyor. Alışkanlıkları ve memnuniyetleri sebebiyle de bizle çalışmaya devam ediyorlar. Aslında bilim kurguya yönelen taraf biz değiliz, film sektöründeki eğilim bu yönde. Bu yüzden böyle bir izlenim oluşmuş olması normal ancak biz iyi bir hikayenin olduğu her filmi seviyoruz. Tek sınırımız politika, politikanın dahil olduğu filmlerde rol almayı tercih etmiyoruz.

Peki son 10 yılda Hamilton’a artı değer katan film hangisiydi?
Şüphesiz ki Interstellar. Hatırlarsınız filmdeki saat büyük bir öneme sahipti, bunu isteyen biz değildik. Christopher Nolan profesyonel amaçla kullanılabilecek bir model istemişti. Ardından bizle iletişime geçtiler ve aradıkları saati onlara sunduk. Nolan saatin ibresinden, bileziğine ve kadranına kadar her şeyde söz sahibi olmak istedi ve biz de ona izin verdik. Interstellar’dan sonra gelen ikinci film ise Men in Black, seride kullanılan Ventura hikayeyle uyum içerisindeydi.

Satışın en yüksek olduğu ülke hangisi?
Japonya. Müşteriler çok talepkar ve fiyat politikalarımız marketin sindirebileceği aralıkları kapsıyor. Üstelik saatlerin mekanik olmasına rağmen teknik bazı detayları olması Japonları mutlu ediyor. Pazarlamanın marka hikayesi kısmı da insanların dikkatini çekiyor.

İnsanlara asla ulaşamadığınız bir yer var mı?
Çin bizim en büyük zorluğu yaşadığımız yer, ülke oldukça tradisyonel. Buradaki satış verilerimiz oldukça şaşırtıcı, Çin’de Hamilton modellerine yönelenler 20 yaşındaki gençler, bu çılgınca. Sanırım yapmamız gereken tek şey bu gençlerin büyümesini beklemek. Sonuçta her markette lider olamazsınız, bunu kabul etmeniz gerekir.

Türkiye’deki satışladan memnun musunuz?
Evet, başladığımız zamanla bugün arasında büyük yol kat etmiş durumdayız. Hamilton adına Türkiye’nin geleceği parlak duruyor.

2017’nin en öne çıkan modeli hangisi?
Intra-Matic 68. 1968 adetle limitli ve 19. edisyonu da ben aldım. Saatin panda dial olması en güzel yanlarından biri. Bu yılın en karlı modelinin bu olacağını düşünüyorum.

Ventura’yla ilgili neler söylemek istersiniz?
Ventura’nın 60. yılındayız. Richard Arbib fütüristik üçgen bir kasa tasarlamıştı, model belli bir döneme ait değildi ve bu yüzden her zaman güncel kaldı. 60 yıl sonrasında bile model hala Hamilton’ın en çok tercih edilen parçası. İlk model altın kaplamaydı bu yüzden yıl dönümünde de vintage parçaya sadık kalmak istedik. Ardından kendimize Elvis Presley’nin modelle olan bağını göz önünde bulundurarak Presley bugün bir Ventura isteseydi bu nasıl olurdu diye sorduk. Jean modeller böyle doğdu.