QP Türkiye - Leading Luxury Journal

QP, saatler konusunda dünyanın en iyi gazetecilik ve en heyecan verici canlı etkinlikleri için bir merkezdir. QP dergisinin online websitesidir.

Yeni saat

175 YILIN ŞEREFİNE

A. Lange& Söhne, 1815 koleksiyonuna “Homage to F.A. Lange” adı altında yeni üç model ekleyerek kuruluşunun 175. yılını kutluyor.

Watches & Wonders’ın Şangay ayağında tanıtılan “Homage to F.A.  Lange” koleksiyonu 1815 ailesine ait üç modelin yeni versiyonlarından oluşuyor. Manüfaktür 175. yaşını kutlarken, yeni alt koleksiyonun ismini kurucusu Ferdinand Adolph Lange’ye adıyor. Manüfaktür üretimi özel bal sarısı altın kasalara sahip limitli sayıda üretilen üç model de tasarım dilleri ve inovatif vizyonları ile Ferdinand Adolp Lange’nin doğum tarihinin adını verdiği 1815 koleksiyonunun güncel yüzünü temsil etmekte bir hayli başarılı. Modeller sadece farklı kadran tasarımları ile değil mekanizmalarındaki dekoratif unsurlar ile de farklılaşıyorlar.

“Homage to F.A.  Lange” koleksiyonundaki modelleri kısaca inceleyecek olursak 1815 Thin Honeygold, 38 mmlik kasaya sahip iki ibreli, elle kurmalı L093.1 kalibre ile çalışan klasik bir model. Beyaz mine kadran tasarım Lange’nin cep saatlerinden ilhamla tasarlanmış saatin üretimi 175 adetle sınırlı. 1815 Rattrapante Honeygold ise adından anlaşılacağı üzere rattrapante kronograf fonksiyonuna sahip. 41.2 mm’lik kasa çapına sahip model L101.2 elle kurmalı kalibre ile çalışıyor ve sadece 100 adet üretiliyor. Kadranda renk ve materyal tercihi ise siyah som gümüşten oluyor. Koleksiyona ait son saat Tourbograph Perpetual Honeygold, sadece 50 adet üretiliyor. Manüfaktür ile özdeşleşen komplikasyon beşlisine sahip model, tourbillon, rattrapante fonksiyonu ile kronograf, artık yıl ile daimi takvim ve ay evresi göstergesine sahip. Elle kurmalı L133.1 kalibre ile çalışan saatin kasa çapı 43 mm, kadranı ise kasasında olduğu gibi yine 18 karat Honeygold’dan tasarlanıyor. Üç model de elle dikilmiş koyu kahverengi deri kayış ile tamamlanıyor.

Tasarım

ARNE JACOBSEN’İN YENİ RENK PALETİ

Jacobsen’in mirası niteliğindeki Series 7 sandalyeleri, 16 farklı renk tonuyla güncelleniyor.

Danimarka menşeli mobilya şirketi Fritz Hansen, ustalara saygı duruşunda bulunmak adına küratör Carla Sozzani ile bir araya gelerek Arne Jacobsen’in mirasına modern bir güncelleme getiriyor. Fritz Hansen tarafından resmi olarak üretilen Jacobsen tasarımlarından Series 7 sandalyeleri, 16 farklı renkten oluşan bir renk paletine bürünüyor.

Sozzani ve Fritz Hansen’in tasarım direktörü Christian Andresen’in kafa kafaya vermesi sonucu ortaya çıkan palet, sandalyelerin daha sıcak bir görünüme bürünmeleri adına yaratılıyor. Bu yüzden her rengin içerisinde biraz kırmızı tonu olmasına dikkat ediliyor. A Sense of Colour adındaki bu yeni seçki, Fritz Hansen’in web sitesi üzerinden keşfedilebilir.

Moda

LEGO X ADIDAS

Çocukluk yıllarınıza dönmek için ideal parametrelere sahip iki marka, bir arada.

İki marka arasında olası bir iş birliği haberi internet üzerinden tüm dünyaya yayıldığında, bir sneaker’ın Lego parçalarıyla nasıl şekilleneceği konusunda soru işaretleri türemişti. Şimdi, Adidas’ın birkaç gün önce sosyal medya hesapları üzerinden tanıttığı Lego x Adidas ZX 8000, bu soru işaretlerini ortadan kaldırıyor.

Her iki markanın da çocukluk yıllarımızdan beri hayatımızın bir parçası olduğunu düşündüğümüzde, ZX 8000’in oldukça nostaljik bir parça haline dönüşeceğinden hiç şüphemiz yok. Tamamen Lego parçalarından oluşan bir ayakkabı kutusunda satışa sunulan sneaker, aynı zamanda kendi tasarımında da değiştirilebilir Lego parçalarına yer açıyor. Yani, bir anlamda spor ayakkabınız yeni oyun alanınız haline geliyor. Henüz ayakkabının ne zaman satışa çıkacağı tam olarak bilinmese de, yılbaşı hediyesi olarak bu ayakkabıyı verebileceğiniz ihtimali, söylentiler arasında…

GÜNCEL İÇERİKLER

Sanat

KADIN HAKLARINA DAİR SES BİRLİĞİ

Assouline yayınlarından yeni çıkan “Vital Voices: 100 Women Using Their Power to Empower”, kadın hakları konusunda mücadele eden 100 sesi bir araya getiriyor.

Vital Voices derneğinin kurucusu Alyse Nelson’ın yazarlığını üstlendiği kitap, tıpkı organizasyonunda olduğu gibi, kitabında da kadın liderleri bir araya getiriyor. Global ölçekte kadın hakları konusunda mücadele veren 100 lidere yer veren içerikte, portrelerin tümünün çizimini ise ressam Gayle Kabaker üstleniyor.

Aynı isimde bir sergiden hareketle oluşturulan kitapta yer alan isimlerden: Justice Ruth Bader Ginsberg, Hillary Rodham Clinton, Malala Yousafzai ve Bozoma Saint John, kendilerine ayrılan sayfada kişisel hikayelerini paylaşıyor. Kültür, jenerasyon ve sektör farklılıklarının ortaya çıkan sesi daha da güçlendirdiğine inanan “Vital Voices: 100 Women Using Their Power to Empower”, cinsiyet eşitliğine dair bilgi birikimini güncellemek isteyenlere tavsiye edilir.

Moda

LEGO X LEVI’S

Lego’nun elini atmadığı sektör kalmıyor

Çocukluk anılarınızı 90’lı yılların ikonik kıyafetleriyle birleştirmek isterseniz, sadece dönemin meşhur yamalarını düşünmek zorunda değilsiniz. Levi’s ve Lego arasındaki iş birliğinden doğan koleksiyon, ihtiyacınız olabilecek temel parçalara Lego’nun değiştirilebilir parçalarını entegre ediyor. Denim ceket, bere, multi fonksiyonel bir çanta, sweatshirt gibi ürünlerin bulunduğu seçki, sadece Lego’nun dokusunu değil, aynı zamanda canlı renklerini de bu tasarımlarda kullanıyor. Uzun lafın kısası, kot ceketinize bir tutam Lego eklemek ve yeni yaka iğnenizi kendiniz tasarlamak isterseniz, koleksiyonu keşfetmek için Levi’s’ın web sitesini ziyaret edin.

Tasarım

KÜRE FORMUNDA TEKNOLOJİ

Foster + Partners mühendislik ve mimari vizyonunu son olarak Apple Marina Bay Sands butiği için projelendiriyor.

Hayal gücünü kağıt üzerinde arşa çıkaran çizimler, konu projeyi gerçeğe dönüştürmek olduğunda bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Singapur’da Foster + Partners tarafından tasarlanan yüzen dev bir küreyi andıran Apple projesi, tasarım ve hesaplamaların ortak noktada buluşabileceğine işaret ediyor. 17 metre yüksekliğinde, 30 metre çapında ve 114 cam panelden oluşan bu form beton temeller üzerine sabitleniyor.

Dışarıdan bakınca bir igluyu ya da suya gömülmüş bir kar küresini andırmasındaki en büyük nedenlerden biri de yapının herhangi bir sütün ile desteklenmeyişi. Bir diğer taraftan gün ışığını belli bir sıcaklık düzeyinde tutmak ve en iyi açıyla alabilmek adına yapıda kullanılan üçgen takozlar projenin önemli etmenlerinden biri. Işığın yansıtıcı etkisini form içerisine yerleştirilen çeşitli kumaş parçalarıyla da absorbe etmeyi amaçlayan Foster + Partners aynı zamanda iç mekan akustiğini de dengelemeyi hedefliyor. Bugün itibarıyla ziyaret edilebilecek olan Apple Marina Bay Sands, teknoloji ile aranız iyi olmasa dahi mimari açıdan göz gezdirilebilecek bir forma sahip. 

Tasarım

G-CLASS’IN ABLOH SÜRÜMÜ

Mercedes-Benz ve Virgil Abloh arasındaki sürpriz iş birliği, ilk meyvesini verdi.

Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz haftalarda Off-White ve Louis Vuitton erkek koleksiyonu ile adından söz ettiren Virgil Abloh’un Ikea, Vitra gibi sıra dışı iş birliklerinden sonra elini Mercedes’e atacağını duyurmuştuk. Şimdi, Abloh’un tasarım filtresinden geçen yeni Mercedes-Benz G-Class’ı tanıma fırsatına erişiyoruz.

Project Geländewagen adındaki tasarım, görmeye alıştığınız G-Class SUV’nin sokak stili normlarıyla yeniden şekillendirilmiş hali gibi. Dışarıdan bakıldığında, bir yarış arabası olarak kurgulanan yeni tasarım, içeriye girdiğinizde sanki yeni oyuncağınızla baş başa kalmışsınız hissiyatı yaratıyor. Tercih edilen renk skalası, kontrol panellerindeki tipografiler ve kumandalar, G-Class’ın klasik ve sert duruşunu yumuşatıyor. Bu iş birliğinin yeni lüks algısını tam olarak ifade ettiğini dile getiren Abloh ve Mercedes-Benz tasarım müdürü Gorden Wagener, ikonik tasarımı keşfetmeniz adına heyecan duyuyorlar.

Tasarım

HEY, MERCEDES!

S-Class serisinin yeni versiyonu ile aranızdaki ilişkiyi güçlendirmek, başlıktaki bir cümleye bakıyor.

1972 yılından beri otomotiv sektörünün parametrelerini değiştirmek ve bir sonraki adıma ulaşmak için elinden geleni yapan Mercedes S-Class, 2020’de yeni modelini tanıttı. Bugüne kadar tanıtılan en güçlü S-Class modeli olarak nitelenen tasarım, çağın teknolojik gelişmelerini 4 kapı arasına sıkıştırıyor. Yapay zeka ve sürüş keyfi arasındaki ince çizgiyi kontrolü altına alan yeni S-Class, sadece sürüş keyfinizi değil, günlük yaşam kalitenizi de yükseltmenin peşinde.

Teknik detayların zirveye ulaştığı tasarım, sürüş keyfini dilerseniz tamamen otonom sürücü özelliğine teslim etmenize de fırsat sağlıyor. Tamamen kullanıcı memnuniyeti üzerine odaklanan yeni S-Class, “Hey, Mercedes” diye seslendiğinizde size 27 farklı dilde cevap verebiliyor. Otomobilin yapay zeka ile sunduğu en ilgi çekici özelliklerden birisi ise, sahip olduğu Energising Coach programı. Bu uygulama sayesinde sahip olduğunuz stres seviyesini ekranda görüntüleyebiliyorsunuz ve otomobiliniz size sürüş sırasında bu seviyeyi azaltacak önerilerde bulunuyor, ya da dilerseniz otomatik olarak kendini bu duruma adapte ediyor.

Seyahat

JIL SANDER İLE SİCİLYA TATİLİ

Jil Sander Publishing’den yayımlanan “Sicily” isimli kitap, fotoğrafçı Olivier Kervern’in markanın kreatif direktör duo’su Lucie ve Luke Meier ile olan seyahatlerine eşlik etme hissi yaratıyor.

2019 yılının Ekim ayında, birlikte çıktıkları son tatillerden biri olacağından habersiz, fotoğrafçı Olivier Kervern ve Jil Sander kreatif direktörleri Lucie ve Luke Meier, Sicilya seyahatlerini kitaplaştırma kararı alıyor. Markanın hem kadın hem erkek koleksiyonlarından hazır giyim ve aksesuarlar seyahate eşlik ederken, kitabın içeriği de farklı disiplinleri bir araya getiren kreatif bir foto jurnale dönüşüyor.

Kitap, her ne kadar Milano Moda Haftası kapsamında Şubat ayında tanıtılıp, Mayıs ayından beri jilsander.com’da satışta olsa da, Sicilya’ya sayfalar üstünden seyahat etmeye her zamankinden çok ihtiyacımız olduğu kanaatindeyiz. Kervern ile özdeşleşen ışık oyunlarının markanın tasarımlarına ne kadar yakıştığını ise Sicilya semalarının bu ikiliye bir fon olarak eşlik ettiği zaman daha iyi anlıyoruz.

Tasarım

CAMALEONDA GERİ DÖNDÜ

B&B Italia’nın 2020 yılında aldığı en iyi karar, 50 senenin ardından Mario Bellini tasarımı Camaleonda modüler koltuk tasarımını yeniden üretmesi oldu.

Camaleonda kelimesi, aynı koltuğun tasarımı gibi tümüyle Mario Bellini’nin üretimi. İtalyanca bukalemun( camaleonte) ve dalga( onda) kelimelerinin birleştirilmesinden türetilen bu kelime, tasarımın form ve fonksiyonuna aynı anda referans verebiliyor. 1970 yılında zaman mevhumu olmayan bir koltuk üretme fikriyle yola çıkan Bellini’nin başarısını özetlemek içinse Camaleonda’nın 50 sene sonra B&B Italia tarafından yeniden üretileceği bilgisi yeter de artar bile.

Bir koltuktan ziyade, modüler ve kişiselleştirilebilir bir oturma sistemi olarak tasarlanan Camaleoanda, tasarımcının kendisi ve B&B Italia Research & Development Centre işbirliğinde, ilk üretildiği yıldaki tüm kaidelere sadık kalınarak revize ediliyor. Tümüyle sürdürülebilir materyallerden tasarlanacak olan koltuğun, bu haber ile vintage versiyonu için yapılan müzayede savaşlarının bir nebze olsun dineceği kanaatindeyiz.

Teknoloji

NOSTALJİK DÜZEN

Müzik dinleme ritüelinizi nostaljik bir şekilde gerçekleştirmek ister miydiniz?

Retro detayların tasarım dünyasında arşa yükseldiği bir dönemde, eskiye özlem duymamız kadar doğal bir şey olamaz. Bugünün şartlarını düşündüğümüzde, bu hissiyatı perçinleyen nedenleri uzun uzadıya sıralayabiliriz. Her disiplinde olduğu gibi teknoloji ve müzikte de bu nostaljik dokunuş kendini hissettiriyor. Plak kültürünün yeniden doğmasıyla başlayan serüven, nostaljik görünümlü radyolara kadar uzanıyor. Birazdan tanışacağınız Leak’in yeni modeli ise, 1930’ları bugünün teknolojisine adapte ediyor.

Harold Joseph Leak tarafından Londra’da kurulan şirket, döneminin en iyi ses sistemlerinden biri olarak biliniyordu. Takvimler 2020’yi gösterdiğinde Leak, eski tasarımlarını yeniden gün yüzüne çıkartıyor. İki farklı görünümde satışa sunulan amplifikatör, radyo, CD çalar, USB girişi gibi klasik özelliklere sahip olmanın yanı sıra, Bluetooth ile bağlantı fırsatı da sunuyor. Klasik bir tasarımın teknolojiyle güncellenmiş versiyonu olarak satışa sunulan The LEAK Stereo 130, markanın web sitesinde satışta.

Yeni saat

1867 YILINDAN İLHAMLA

Geneva Watch Days kapsamında Girard-Perregaux’nun tanıttığı yeni Free Bridge, 1867 yılından referanslar taşıyarak geçmiş ve gelecek sentezini tamamlıyor.

Girard-Perregaux, 1867 yılında tanıttığı Three Bridges’in yarattığı etkiyi 2020’ye taşımak için formüle ettiği yeni Free Bridge modeli ile manüfaktürün geçmiş ve geleceği arasında organik bir bağ yaratıyor. 19. yüzyıldan beri marka ile özdeşleşen ok şeklindeki köprü tasarımının güncel ve rafineleştirilmiş hali odağında şekillenen model, kubbe formu yoluyla kadrandaki zanaatkarlığın iki boyutta kısıtlanmasını da engellemiş oluyor. Çelik materyalinden tasarlanan 44 mm’lik kasaya sahip Free Bridge, otomatik kurmalı mekanik GP01800-1170 kalibre ile çalışıyor ve minimum 54 saatlik bir güç rezervi sunuyor.

Kadrandaki köprünün yarattığı iskelet efektini tamamlayan “Dauphine” stilindeki ibreler, tasarımın fütüristik ve üç boyutlu havasını tamamlıyor. Kumaş efektli siyah deri kayışa sahip Free Bridge, 30 metreye kadar su geçirmezlik özelliğine sahip. Bridges koleksiyonunun en yeni modeli Ekim ayı itibari ile satışa sunulacak.

Sanat

BANKSY SATIN ALMAK İÇİN SIRAYA GİRİNİZ

Girl With Balloon’un parçalara ayrıldığı anı bir kenara bırakıp, Banksy’nin satışa çıkacak yeni baskılarına odaklanma vakti.

Çerçeveden aşağı kayarak kendini parçalara ayıran Banksy eserinin yarattığı şok etkisini unutmuşken, Christie’s müzayede evinin düzenlediği yeni online açık artırma ile Banksy’nin külliyatını bilgisayar ekranınızdan keşfedebilirsiniz.

‘Banksy: I can’t believe you morons actually buy this s*it’ adındaki müzayede, sokak sanatçısının en çok bilinen ve arzulanan eserlerine dair baskıları satışa sunuyor olacak. 10 Eylül’den itibaren incelenebilecek ve teklif verilebilecek olan seçki, 23 Eylül’e kadar Christie’s’in web sitesinde yer alacak.

Tasarım

OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜN ARTIKLARI

Başlıktan da anlayacağınız üzere, sürdürülebilir tasarım anlayışının yeni oyun alanı otomotiv sektörü oldu.

Sürdürülebilirlik algısının her geçen gün farklı bir disiplini etkisi altına aldığı günlerdeyiz. Ekolojik ve geri dönüştürülmüş ürünler, neredeyse hayatımızın her noktasındalar. Çöplerden dönüştürülerek spor ayakkabılara evrilen tasarımlarla karşılaşmak artık bizi şaşırtmıyor. Tıpkı Konstantin Grcic’in otomotiv sektörünün artıklarından mobilya tasarlaması gibi…

Grcic’in Magis için tasarladığı açık hava sandalyeleri, Bell Chair, hurda arabalardan, fabrika üretimi sırasında arta kalan atıklardan üretiliyor. Sadece 2.7 kilo ağırlığında olan sandalyeler, deniz kabuğu formundan ilhamla, konformist bir şekilde tasarlanıyor. Grcic, dünyada bu kadar çok üretim yapılırken, bu sandalyelere ihtiyacımız var mı diye düşünerek çıktığı yolda, konu sürdürülebilirlik olduğunda harekete geçmek gerektiğini savunuyor. Aynı fikirdeyseniz al fresco yaşam stilinize çevre dostu bu sandalyeleri ekleyebilirsiniz.

Tasarım

KOPENHAG’DA TASARIM GÜNLERİ

Kopenhag’da 3-5 Eylül arasında düzenlenecek olan tasarım fuarı 3daysofdesign kapsamında yeni koleksiyonunu tanıtacak markalar arasında Hay Design da var.

Bu sene sürdürülebilirlik ve çevresel ekonomi odağında şekillenen tasarım fuarı 3daysofdesign, Danimarka’nın tasarım kültürünün iç mimari konusundaki güncel izdüşümlerini, şehre yayılan 200’den fazla sergi alanında inceleme şansı sunuyor. Covid-19 sebebi ile teması da doğayla uyumlu olabilmek özelinde şekillenen fuar, Danimarkalı tasarım markalarının yeni koleksiyonları şehrin farklı galeri, showroom ve tarihi binalarında simültane şekilde keşfedilebiliyor.

Hay Design, her sene olduğu gibi bu sene de fuarın bir parçası. Copenhagen Contemporary Art Center’da bulunan Hay Gallery’de yeni koleksiyonunu tanıtacak olan marka, multidisipliner seçkisi ile her zaman merak unsurunu harekete geçirmeyi başarıyor. Çağdaş tasarım vizyonunu güncel tutmak isteyenlere duyurulur.