PARALEL EVRENDE BİR YERDE

  • 129 SHARES

Naz Cuğuoğlu, San Francisco özelinde kompakt bir sanat ve kültür tarihini QP’nin çocukluk teması ile bir bağlam kurarak kaleme alıyor.

Yazı Naz Cuguoğlu

San Francisco, uzak bir olasılık geçmişte hayal edilmiş günümüzde vuku bulan bir ütopya ya da distopya, bildiğimiz ama unuttuğumuz bir filmden aklımızda kalan bir sahne, bir köprü, ufuk çizgisi… İstanbul’dan direkt uçuşla 13 saat uzaklıkta, varana kadar iklimler değişen bir coğrafyada, 10 saat zaman farkıyla bir şehrin geleceğinde yaşamak, her sabaha geceden doğmuş problemlerin iyi ya da kötü çözülmüş gölgelerinde uyanmak. Bir tür paralel evren, bir kaçış planı…

Ama San Francisco çok daha fazlası. Silikon Vadisi’yle, kısa yoldan zengin olmanın hayalini kuran ‘tech’ gençlerinin gerçekleşmiş ya da gerçekleşmeden üzeri toprakla örtülmüş hayalleriyle, her geçen gün büyüyen eşitsizliğiyle bir imkansızlık şehri, insanoğlunun şehirleşmede nasıl da başarısız olduğunun somut bir kanıtı, batan bir gemi.

Halbuki Jack Kerouac ve Beat kuşağı sokaklarından geçeli daha o kadar da olmamışken. City Light Bookstore gibi şehrin önemli kitapçılarında bizim gibi nostaljik ruhların kitaplara burnunu dayayarak dolaştığı anlar dışında Beat’lerin hayaletleri bile bu sokaklara artık pek uğramıyor. Kentsel dönüşümle her geçen gün büyüyen bir şehir, kaldırımlarında kaderine terk edilmiş, okyanustan esen hafif sarhoş edici bir rüzgar.

Çocuklu ailelerin var olamadığı bir şehirde çocukluğun izlerini arıyorum. Evlerinden edilmiş sanatçıların, sessiz sakin daha fazla fırsat barındırdığına inanılan şehirlere yola çıktığı bir anda, çocukluk ancak uzak bir olasılık olarak kendini gösteriyor.

Yazının devamını QP Women No:3’de 198. sayfadan itibaren okuyabilirsiniz.