ASLI YILMAZTÜRK

  • 52 SHARES

Kreatif, kolektif ve etkileyici kürasyonuyla odak noktamıza yerleşen Artsxdesign platformunun yaratcısı Aslı Yılmaztürk, analog ve dijital dünya arasında arafta kalmayı pratiğe dökerek, kendi yolunu çiziyor.

QP Women: Paul Rand, toplumun çirkin tasarım görmeye alıştığını ve bu yüzden çirkin tasarımın daha uzun soluklu olduğunu söylüyor. Haliyle insanlar çirkin tasarımda kendini güvende hissederken yeni ve güçlü tasarımda güvensiz hissediyor, diyor. Kendisine hangi noktalarda katılırsınız?

Aslı Yılmaztürk: Çirkin tasarım neye göre tanımlanır, kimin için çirkin kimin için güzeldir, bu kısmı tartışılır. Dolayısıyla ben bunu tasarım kuramıyla değil sosyolojik bakış açısıyla yorumlayacağım. Nasıl, insanların büyük bir çoğunluğu salaş bir restoranda ya da alıştıkları şekilde evlerinde pijamalarıyla, lüks ve kibar bir restorana göre daha rahat ve yetkin hissediyorlarsa, bu da aynı mantık. Alışılagelmiş davranış biçimleri, ister tasarım ister görgü kuralı olsun, konfor alanlarından çıktığında insanları rahatsız hissettirebiliyor. Benim bakış açımı soracak olursanız, estetik kaygıların konforun önüne geçebildiği bir yapım var. Mesela evimdeki koltuk görsel zevkime ya da eve uyabilsin diye rahatsız. Spor ayakkabı çok giymem, hatta almam. Gözümün görmek istediğine karşılık verebilen bir estetik dünya beni rahat hissettiriyor, alıştığım şeyler değil. Bu konuda hem kendimi sürekli yeniliyorum hem de ehlileştirmeye çalışıyorum. Biraz çelişkili bir durum. Fazla ehlileşirsem de, şu an olduğum kişi olamam, belki de başka bir iş yapmam gerekir. Ama evdeki koltuğu değiştirmek artık şart oldu…

QPW: Görsel dünyanızı besleyen öğeleri genelde sanat ve tasarım disiplinleri altında mı buluyorsunuz yoksa gündelik detaylarda mı?

AY: Bu soruyu bundan kısa bir süre önce sorsanız belki de günde binlerce görsele bakmaktan bahsediyor olurdum. Ancak bir süredir görsel dünyamı besleyebilmek için, beslenmemeye çalışıyorum desem yeridir. Son 4-5 yılda en yoğun haliyle o kadar çok görsele baktım ve araştırdım ki, belki de 10 yıl daha yetecek görsel data biriktirdim beynimde. Şimdilerdeyse sindirim aşamasındayım. Biraz yavaşlattım kendimi, vizyon ve görsel dünyayı beslemek sadece bakmakla değil, üzerine düşünerek geliştiriliyor. Kısacası şu aralar daha çok anlamaya ve derin olanı daha da derinleştirmeye ihtiyacım var. Bir süre sonra yeniden başlarım, ne de olsa hiç durmayan, benim için hep gelişmeye açık ve her zaman severek içinde bulunduğum, ucu açık sonsuz bir dünya bu bahsettiğimiz.

QPW: Özellikle Instagram’daki ilham veren görsellerle ilerleyen hesapların milyonlarca takipçiye ulaşması ve pek çok insanı etkisi altına alması, art direktör titrini herkesin sahiplenmesine neden oluyor mu? Yani özetle bugün sosyal medyadaki herkes artık birer art direktör, birer fotoğrafçı, birer influencer halini mi aldı?

Bu sorunun cevabını ve röportajın geri kalanını merak edenleri, QPW No:3’ün 96. sayfasına davet ediyoruz.

Fotoğraf: Mustafa Nurdoğdu