AİLE REVİZYONU

  • 62 SHARES

Moda dünyasında bu devirde de çekirdek aileler var olabiliyor.

Yazı: Zeynep Yener

Balenciaga İlkbahar/Yaz 2018 defilesi, Demna Gvasalia’nın, çoluğu çocuğu ile açık havada bir gün geçiren babaları konu almasıyla birlikte bir şeyleri tetiklemiş; defilenin ardından Gvasalia’nın verdiği “Genç babaları çocuklarıyla birlikte görmekten daha güzel bir şey yok. Ümit veren bir manzara” beyanatını, koleksiyondaki ‘The Power of Dreams’ sloganlarıyla aynı paragrafa koyunca, mesaj daha net anlaşılmıştı. Kuru temizleme poşetinde sunulan silüetler eşliğinde banalliğin gözümüze sokulduğu defile, aslında başka bir hatırlatma yapıyor; bu yüzyılda artık, her çeşit ürünün reklam kampanyasında mutlu mesut bir çekirdek aile profiline denk gelinen 1950’lerdeki gibi yaşamadığımızın fotoğrafını çekip, aile kavramını yeniden moda dünyasının gündemine getiriyordu.

Karşımızdaki resim, Dolce ve Gabbanalar’ın uzun yıllardır reklam kampanyalarına yansıyan Napolili geleneksel aile tablolarından farklı olduğu gibi, yine aynı sezonda Sumirago’daki malikanelerinde zikzaklı hayatlarının kapılarını markalarının reklam kampanyası için Juergen Teller’ın objektifine açan üç kuşak Missoniler’in çizdiği profilden de başkaydı. Yaşadığımız çağın koşulları aile kavramını her anlamda ve kulvarda değiştirirken, bir yüzyıl önce olduğu gibi neredeyse tek tip aile formatlarımız yoktu artık. Moda endüstrisinin içinde bulunduğu hızlı, rekabetçi ve kaygan zeminli ortamda varlıklarını devam ettirmekte bocalayan ve bol sıfırlı rakamlarla yapılan anlaşmalarla ‘parent company’ çatısı altında yeni bir aile formatı oluşturan markalar da, kavramın anlamını moda terminolojisinde değiştiriyor. Bir Kering ailesi üyesi olan Balenciaga’da, Demna Gvasalia’nın daha önce de (Sonbahar/Kış 2017 sezonunda) üzerinde Kering logosunun yer aldığı bir sweatshirt ile aile kavramına atıfta bulunması, bu anlam değişiminin kanıtı.

Gianni Versace suikastinin ardından kreatif dizginlerin kız kardeş Donatella’ya geçtiği Versaceler’e bakacak olursak, aynı aileden moda tasarımına meyilli iki bireyin çıkmış olması, genetik mükafat olarak değerlendirilebilir belki. Ancak sadece yaratıcılık ve tasarımdan ibaret olamayan moda endüstrisinde her bir koleksiyon, defile ya da kampanya çekimi halihazırda irili ufaklı ekip çalışmaları gerektirirken, işin içine üretim, dağıtım, mağazacılık, pazarlama ve muhasebe gibi daha büyük departmanların da girmesiyle, çok daha kapsamlı bir iş bölümüne ihtiyaç doğuyor. Tüm bunların üzerine bir de endüstrinin hızı eklenince, ne kadar kalabalık olursa olsun, iş bölümünün aynı aile içinde kalması neredeyse imkansız hale geliyor.

İtalya’da ailenin güçlü bir kavram olmasından dolayı, Etro ve Ferragamo gibi pek çok İtalyan markasında ikinci ya da üçüncü jenerasyon halen bu iş bölümünü kendi aralarında yapmayı tercih ediyor olsa da, gelinen noktada onların da nesilleri hızla tükeniyor.

Yazının devamını QP Women No:3’de 42. sayfadan itibaren okuyabilirsiniz.