EL ÇANTASININ KEŞFİ

  • 40 SHARES

Vizyoner ve pragmatik seyahat devriminin başlangıcı olarak kabul edilen el çantası tasarımının arkasındaki hikayenin baş kahramanlarından biri olan Delvaux, Brüksel’deki müzesi ile tarih ve tasarımı bir araya getiriyor.

19. yüzyılın sonlarından 20.yüzyılın başlarında Sanayi Devrimi sonrası yeni buluşların kendini gösterdiği Avrupa’da buhar, endüstrideki gücünü göstermeye başlıyor. Yeni akım ulaşım yollarından biri haline gelen demiryolları artan popülaritesiyle Avrupa’nın farklı lokasyonlarında kendi gösteriyor. Fakat, dolup taşan tren istasyonlarının yanında demiryolu ağlarının ve yolcu akış yoğunluğunun en fazla olduğu Belçika, kendini bir adım öne çıkarıyor. Tren istasyonunda elinde bavullarla dolaşan insan siluetleri zihnimizde canlanırken, modern dünyanın bugünkü salaş giyim tarzını göz önünde bulundurarak, 19. yüzyılın moda anlayışıyla nasıl bir bavula sığınabilir sorusunu düşünmemek elde değil. Bu bağlamda, Brüksel bazlı bagaj üreticisi Delvaux, vizyoner ve pragmatik seyahat devriminin yaklaştığını ön görüyor ve el çantası için ilk adımı atıyor. Özellikle kadınların seyahatlerde yanlarından ayırmak istemeyecekleri değerli eşyalardan hareketle, marka ilk el çantası patentini 1908 yılında bünyesine ekliyor. Ve böylece el çantalarının devrimi başlıyor.

Yıl 1958’i gösterdiğinde mimari ve inovasyon  kıvılcımları Brüksel’i heyecanlandırmaya başlıyor ve şehir Dünya Fuarlarına ev sahipliği yapıyor. Bu durum Delvaux’ya şimdiye kadar yapılmış en karmaşık, radikal ve ikonik çantayı yaratması için ilham veriyor; the Brillant. Marka bugün, müzesinde 190 yıllık tarihini anlatan enstalasyonlarının baş köşesine haliyle the Brillant’ı da ağırlıyor. 2 Mart tarihinde açılan müzenin yeni sezonu Gilbert Périer’nin fresklerine adanmış yeni geçici sergisine ev sahipliği yapıyor. Müzenin kalıcı koleksiyonunda ise tahmin edebileceğiniz üzere markanın tüm çanta geçmişine ve hikayelerine ilk elden şahitlik edebilir ve Belgitude (Belçika ruhu ) hayat tarzına hızlı bir geçiş yapabilirsiniz.