YES TO UNCOMMON

  • 44 SHARES

Vitra Schaudepot’taki “Ron Arad: Yes to the Uncommon!” sergisi, tasarımcının Londra’da bir mimarlık ofisinde çalışırken öğle molasından sonra bir daha hiç geri dönmeyişinin meyvelerini sanatçıya adanmış bir retrospektifte sunuyor.

Ron Arad’ın tasarımlarının yanı sıra kendisi de hayli enteresan bir karakter. Zaten bu iki olgunun birbirini beslediği kanaatindeyiz. Spotta anlattığımız hikaye ile başlayan “kuraldışı” kariyeri, özgürlüğün bir tasarımcı için vazgeçilmez oluşuna dair anlamlı bir örnek. Vitra Schaudepot’da kendisine adanan sergi de bu vurguyla isimlendiriliyor.”Ron Arad: Yes to the Uncommon!” Arad’ın 1981’de “readymade” işlerinin başlangıç noktası “Rover Chair”den başlayarak, kariyerini adım adım günümüze kadar inceliyor. Erken dönem tasarımlarını şekillendiren One Off stüdyosunu Caroline Thorman ile birlikte kurup brütal estetiği benimserken, konvansiyonel sınırları da hiçe sayması ile tanınmaya başlıyor.

Eski araba koltukları, karbon fiber mobilyalar, heykelsi ürünlerin hepsi Arad için tasarımlarında başlangıç noktası olarak kullanılacak objeler. Sergiyi ilginç kılan bir diğer konu ise Arad’a ait meşhur 1987 yapımı “Sticks and Stones Machine”in 90’lardan beri ilk defa aktif halde sergilenecek oluşu. Sandalye ve metal objelerin içinden geçtikten sonra dekonstrüksiyona uğramaları, sanatçının vizyonunu belki de en belirgin şekilde yansıtan eserlerden biri. Tasarımının rolünün sorgulanması dışında tüketim kültürünü de mercek altına alan bu makinenin restore edilmiş halini görmek için sabırsızlananlar ve Ron Arad’ın tasarım perspektifine kuşbakışı bakmak isteyenlerin 14 Ekim’e kadar vakti bulunuyor.