KIZIL GEZEGEN’DEN HAREKETLE

  • 56 SHARES

Londra Design Museum, Mars için bu zamana kadar yapılan robot ve uzay elbiseleri gibi farklı tasarımlarda kullanılan malzemelerle, geleceğin tasarım inovasyonlarına ışık tutarken gezegeni yeniden keşfetmenize olanak sağlıyor.

Yüzeyindeki yaygın demir oksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olan Kızıl Gezegen mahlasıyla bildiğimiz Mars, hatırı sayılır bir süredir insanoğlunun kafasında farklı düşüncelerin oluşmasına neden oluyor. Mars hakkında yazılan kitaplar, makaleler ve yapılan araştırmalarının yanı sıra bilim kurgu filmlerinin hayal dünyamıza olan etkisini de unutmamak gerekiyor. Marslı Marvin ile başlayan varoluşçuluk, Mars’ta bir şekilde yaşam olabileceğine dair bize ümit veren Matt Damon’lı Martian’a kadar uzanıyor. İşin sanat boyutundan bilimsel gerçekliğe dönecek olursak NASA’nın Mars’a yolladığı robotlardan gelen görüntüler tam anlamıyla keşfedemediğimiz gezegen hakkında bize ipuçları vermeye devam ediyor. Bu bağlamda, robot Opportunity’nin talihsiz bir şekilde Dünya’yla olan iletişimini kesmesinin ardından Mars görevine yalnız devam eden Curiosity’nin geçtiğimiz günlerde Gale Krateri’ndeki yıpranmış kaya katmanlarının görüntüsünü bizlere ulaştırmıştı. Mars ile iletişimimizi bir şekilde devam ettirirken, Kızıl Gezegen ve insanlığı tasarım konusunda ortak paydada buluşturan The Moving to Mars’a da göz atmak gerekiyor. Londra Design Museum’da gerçekleşen seçki, Mars, The Voyage, Survival, Mars Futures ve Down to Earth olmak üzere beş farklı bölümden oluşuyor.  The Moving to Mars, uzay yolculuğu sırasında astronotların özel kıyafetlerinin tasarımı ve kullanılan malzemelerin zenginliğinden hareketle Dünya’da sürdürülebilir tasarım konusuna ışık tutuyor. Bunun yanında, Mars hakkında bilimsel gelişmelerin nasıl şekillendiğini, Giovanni Schiaparelli’nin 1870 yılında yarattığı ilk Mars haritasını ve 2020 yılında Mars’a gönderilecek olan Rosalind Franklin ExoMars Rover’ın prototipine varıncaya kadar farklı alt başlıklar içeren sergi aynı zamanda ziyaretçilerin gezegendeki mevcut koşulları, donma sıcaklıkları, oksijen miktarı ve toz fırtınalarını tam olarak hayal edebilmelerine yardımcı olan duyusal bir kuruluma da yer veriyor. Bize ışık yılı uzaklıktaki Kızıl Gezegen’in keşfedilen her bir detayını yakından incelemek için 23 Şubat tarihine kadar vaktiniz bulunuyor.