GÜNCEL PERSPEKTİFTEN RILKE

  • 68 SHARES

20. yüzyıl lirik şiirinin en önemli temsilcilerinden biri olan Rainer Maria Rilke’nin ifade gücünden hareketle bir araya getirilen Duino Elegies, Gagosian New York’ta 11 Nisan’a kadar gösterimde.

Prag sınırları içerisinde doğan Rainer Maria Rilke askeri öğrenimin duygusal mizacına göre olmadığını anlamasının ardından duygularını daha rahat ifade edebildiği bir alan keşfetti; kağıt ve kalem. Edebiyatla daha yakından ilgilenmek isteyen sanatçı eğitim hayatını da bu yönde ilerletme arzusundaydı. Zira Alman edebiyatı ve sanat tarihi bölümü Rilke’yi üniversiteye bağlamakta yetersiz kalınca, Rilke dönemin sanatçı ve yazarlarının tercih ettiği Münih’e doğru rotasını çevirdi. İlerleyen zamanlarda Freud ve Nietzsche’yi etkilemeyi başaran bir figür olan Lou Andreas-Salomé ile tanışması Rilke’nin sanatçı kişiliğinde hatırı sayılır bir etki yarattı. Salomé ile birlikte seyahat etmesi, sanatçıya birçok kapının da açılmasına neden oldu. Berlin ve Paris’in ardından Rusya seyahatinde Tolstoy ile tanışan Rilke, edebiyat çevrelerinde lirik şiirin önemli isimlerinden biri olmayı başarmıştı bile. 20. yüzyılın başlarında Paris’e yerleşerek Auguste Rodin ile Rodin’in yaşamını kaleme aldı. Arından Malte Laurids Brigge’nin Notları kitabını tamamlayan sanatçı, Paris’te uzun bir süre kaldığını fark etmiş olacak ki rotasını Kuzey Afrika’ya çevirdi. Seyahatinden dönmesiyle İtalya’daki Duino Castle’a yerleşen sanatçı, yirminci yüzyılın kült eserlerinden biri olan Duino Elegies’i (Duino Ağıtları) tamamladı. Toplamda on ağıttan oluşan bu başyapıt, modern dünyada insan olmanın psikolojik ve duygusal zorluklarına değindi. 1923 yılında kendisiyle dış dünya arasında kurduğu monologlarında modern insanın karşılaştığı güçlüklere değinen Rilke, 2020’de aramızda olsaydı ne hissederdi?

Rilke’nin tanıştığı, iş birliği içerisinde girdiği kısacası kimliğini etkilemiş figürlere referans vererek yarattığı eserlerinin 150 sene sonraki dışa vurumu, Duino Elegies seçkisiyle bir araya getiriliyor. Serginin odak noktası ise Cy Twombly’nin Duino ve Edmund de Waal’un Elegies eserleri oluyor. Duino’da estetik algısı kırılırken Elegies’da kullanılan soluk zemin ve yaratıcılık göstergeleri ön plana çıkartılıyor.  İki farklı eser arasında kurulan diyalog, Rilke’nin bütünleyici unsurları referans alınarak bir araya getiriliyor. Seçkide aynı zamanda, Balthus, Paul Cézanne, Anselm Kiefer, Auguste Rodin, Medardo Rosso’nun çalışmaları yer alacak.