FARKLI PERSPEKTİF

  • 56 SHARES

Karl Lagerfeld tarafından tasarlanan bir heykel seçkisi olan Architecures, New York’ta ilk kez sergileniyor. Lagerfeld’in tasarım üzerindeki kalıcı etkisini deneyimleme şansı sunan kürasyonu 21 Aralık’a kadar ziyaret edebilirsiniz.

Karl Lagerfeld’i tanımlamak her ne kadar zor olsa da vizyoner kelimesi sıralayabileceğimiz sıfatların en başında geliyor. Farklı dönemlerin monoton çizgilerinden, alışılmışın dışında tasarımlara geçişte ön safhalarda olan ve vakti zamanında birçok tasarımcıya yol gösteren Lagerfeld, Coco Chanel’in ölümünün ardından tabiri caizse afallayan Chanel ile çalışmadan önce 1974 İlkbahar/ Yaz sezonu için Chloé’nin romantik tarzına kendi çizgisini eklemişti. Chanel ile yollarının kesişmesiyle markanın değerine değer katmaya devam ederken- ki buna verebileceğimiz en güzel örnek 1983 yılında Lagerfeld’in Chanel’in ikonik iç içe geçmiş logosuna kattığı modern dokunuş olacaktır, yüksek moda algısını yaptığı iş birlikleriyle günlük hayata da adapte etti. Tasarımla sınırla kalmayıp farklı pazar arayışları içerisinde de kendine bir yol çizen Karl, Chanel’i Küba’ya taşıdı. Modanın neredeyse her alanına dokunan ve reformist tavrını sadece çizimleriyle sınırlamayan tasarımcının çeşitli boyutlardaki heykel çalışmaları Architecures ile bir araya getirildi. New York’ta ilk kez sergilenecek olan seçki antik dünyadan esinlenerek güzelliğin, kültürün ve modernitenin kökenine iniyor.

Yunan kökenli çağdaş mimari tarzına sahip olan tasarımlar, altın oranın ve kanonik oranın birbirleri ile olan uyumundan ortaya çıkan tasarım çizgileri, koyu gri damarlı ve nadir bulunan arabescato fantastico mermeri ile bir bütünlük sağlıyor. Seçkideki lamba, konsol, ayna gibi farklı objeler, modern bir mitoloji olarak tanımlanmalarının yanında klasik dengelerinden de ödün vermiyorlar. Ağırlıklı olarak gördüğümüz siyah beyaz arkitektonik kreasyonlar tasarımcının monokrom tarzına da işaret ediyor. Sekiz parçadan oluşan seçki geçtiğimiz sene Paris’te sergilenmesinin ardından 21 Aralık tarihine kadar Carpenters Workshop Gallery’nin bir parçası oluyor.