DICKENS’IN BİR DİĞER TAKİPÇİSİ

  • 3 SHARES

Vincent Van Gogh’un İngiltere özelindeki ilham kaynaklarının bir yansımasını Londra Tate’de “Van Gogh and Britain” sergisinde, sanatçıya ait 50’den fazla eser ile oluşturulan kürasyon ile deneyimlemek mümkün.

Post-empresyonizm akımının dahisi mi yoksa delisi mi diye düşünmekten kendimizi alamadığımız Vincent Van Gogh, resim hayatına 30’lu yaşlarının başında başladı. Zor bir yaşam yolculuğu olan, hatta bunun bir göstergesi gibi, sanat sahnesinde bilinen renkli işlerine kontrast bir biçimde koyu renkleri kullanarak yaptığı ‘Potato Easter’ tablosuyla atılan sanatçı, kariyerinde birçok farklı şehirden beslendi. Siz büyük bir ihtimalle, öncelikle, Paul Gauguin ile girdiği tartışmayı yaşadığı -umarız kimseye örnek teşkil etmiyordur- Paris’i hatırlıyorsunuzdur. Fakat bu mevzuda Van Gogh’un kulağının tamamını mı yoksa sadece küçük bir parçasını mı kesmek istediği üzerine yapılan tartışmalar bir yana, başka bir şehir de sanatçının kariyerinde önemli bir rol oynuyor; o da Londra.

Şimdi Tate’de ise, Van Gogh’un gençlik yıllarında İngiltere’de yaşadığı dönemde tanıştığı sanatçı ve yapıtlardan etkilenerek yaptığı resimleri sergileniyor. Sanatçının, sergideki eserlerine ilham veren yazarların başında Charles Dickens ve George Elliot geliyor. Dünyanın çeşitli koleksiyonlarından bir araya getirilerek düzenlenen bu kürasyonu görmek için Ağustos ayına kadar vaktiniz bulunuyor.