Aston Martin Ruhu Geri Döndü

  • 54 SHARES

DB7, DB9, DB10 ve gelinen son noktada DB11… Aston Martin V12’ye dair mükemmel oranı bulmuş gibi duruyor. Üstelik bu otomobil özelinde tasarım izafi değil.

Birçoğunuz DB7’yi hatırlarsınız, uzun gövdesi ve olabildiğince İngiliz duruşuyla gerçek bir Aston Martin’di. Cesur renk alternatifleriyle tercih edilebiliyordu, 5.9 litrelik V12’nin sesi de paha biçilemezdi. Eskiye olan özlemden midir bilinmez bu otomobil benim favori Aston Martin’imdi, ardından DB9 ortaya çıktı. Her şey olması gerektiği gibiydi, kusurlu tek bir parça bile yoktu, fakat aklı DB7’de kalanlar için farklı duygular uyandırmıştı. DB9’dan sonra efsanevi DB5 ile bir James Bond filminde tekrar karşılaştık, Skyfall. Aston Martin’in James Bond’un resmi otomobili olmasından sonra aldığı en iyi kararlardan biriydi belki de bu. James Bond’a DB5’i bir kez daha kullandırmak serinin, 007’nin ya da Aston Martin’in hayranı olan herkes için benzersiz bir deneyimdi. Sonra 2015’teki Spectre’ı izlerken aniden bir şey oldu; benim gibi birçok DB7 hayranı uzun bir aradan sonra ilk kez o markaya ait olma duygusunu bir kez daha hissetti, DB10 sahneye çıktı. Gerçek bir Aston Martin, fakat güncellenmiş şekilde beyaz perdede tezahür etti. Aracı görenler ilk anda acaba bu otomobilin muadili kullanılabilir mi diye kendilerine sordular. Aslında birkaç şanslı sürücü -ki Daniel Craig bunlardan biri- DB10’u test etme şansına sahip oldu, ancak aranan şey seri üretimdi ve bu hayal DB11 ile gerçek oldu. Aston Martin DB11’i DB9’un güncel versiyonu olarak lanse ediyor, ancak gerçekleri gizleyemezsiniz, otomobil 007’nin DB10’unun ‘özel ajan olmayanlar’ için geliştirilmiş bir versiyonu gibi. DB7’deki kusursuz V12 sesine hasret kalanlar için ilk güzel haberi verelim; DB11, 8 ileri ZF otomatik şanzımanla donatılmış 5.2 litrelik bir V12’ye sahip. DB11’in sahip olduğu 700 tork araca 3.9 saniyelik bir 0-100 değeri veriyor. Kısa, geniş ve tok tasarım mermi formundaki Aston Martin’in yol üzerindeki etkisini katlıyor ve itiraf edelim, arka stop lambaları size de One-77’yi hatırlatmıyor mu?