BU BİR GERİ DÖNÜŞ

  • 24 SHARES

Kulağa ve göze oldukça basit gelse de, giydiğiniz keten gömleğin hikayesi yaklaşık 36 bin yıl öncesine kadar uzanıyor; üstelik gardırobun en pratik parçası olarak nitelendirilirken sürdürülebilirliği, doğal olanı, modern tasarımları ve hatta lüksü işaret ediyor. Sıcak havalarla aranızdaki münasebeti olabildiğince ılımlı hale getirmek için okuyunuz.

Keteni bu kadar değerli kılan şey, onun geçmişinde ya da İtalyan Rivierası’nda stil ikonu haline gelen centilmenlerin gardırobunda gizli değil. Yetenekli Bay Ripley’nin duble paça keten pantolonları ve pijama yakalı gömlekleri görsel hafızamızda baki olsa da işin aslı, bu kumaş geçirgenliği sayesinde yaz aylarına ayak uydurabilme özelliğinde.
Malum, tamamen doğal yöntemlerle üretilebilen bir materyalden bahsediyoruz. Bu yüzden sürdürülebilir moda anlayışı, keten üretiminin kimyasal karışmayan versiyonunu sahipleniyor; 1970’lerde keten kullanımının moda sektörüne ayrılan oranı yüzde beş civarındayken, 1990’lı yıllarda bu sayı yüzde 70’e doğru yüksek bir ivme yakalamayı başarıyor. Bir kere her şeyden önce, moda endüstrisinde kullanılan kumaş için üretime alınan keten bitkisi, liflerinden ayrıldıktan sonra basit bir atık haline gelmiyor. Zira bu artık kısım keten yağı, gübre ve para üretiminde değerlendirilebiliyor. Ekolojik yanı güçlü, pamuklu ürünlerin en ferah ikamesi olarak sıcak havalara karşı göğüs geren keten, pamuk ile karıştırılmadığı ve doğallığını koruduğu taktirde, yaz aylarında nem çekme özelliğiyle de bir adım öne çıkıyor. Keten liflerinin yapısı sayesinde, kumaş nemi emmiş olsa dahi kuru bir hissiyat veriyor. Zaten yüksek sıcaklık ile mücadele edebilmeniz için ihtiyacınız olan yegane şeylerden biri de bu. Yumuşak dokusu, ürün kullanıldıkça ve yıkandıkça daha yumuşak bir hal alıyor ve keten, diğer kumaş türlerine kıyasla, güneş ışınlarına karşı oldukça dayanıklı bir tavır takınıyor. Bu nitelikleri edinen kumaş çeşidi, oldukça vakit alan, emek ve zaman isteyen bir proses sonunda ise lüks kategorisine hızlı bir giriş yapıyor.
Aslında ketenin lüksle buluşması, moda endüstrisini etkisi altına alan farkındalıktan çok daha önceye dayanıyor. Zira 17. yüzyılda İrlanda, İngiliz yün ticaretine karşı farklı bir koldan atak yapmak ve tekstil sektöründe yeni bir ikame malı oluşturmak için Hollanda’dan ithal ettiği keten tohumlarını üreticiye dağıtıyor. Böylece İrlanda keteni, dönemin ve bugünün en önemli kumaşlarından biri haline geliyor.

Yazının devamını QP No:20’de okuyabilir, abonelik için ise abone@qpmagtr.com adresine mail atabilirsiniz.