VAZGEÇEMEDİĞİMİZ DALIŞ SAATLERİ

  • 346 SHARES

Sektördeki yüksek satış rakamlarına ulaşan Seamaster ve Submariner’dan birini tercih etmemiz gerekse kararlarımızı şekillendiren şeyler neler olurdu?

Omega Seamaster 300 Omega Master Co-Axial 41 mm

Fonksiyon
Saat, dakika ve saniye

Mekanizma
Otomatik kurmalı mekanizma Omega 8400

Kasa çapı
41 mm

Güç rezervi
60 saat

Kasa materyali
Paslanmaz çelik

Su geçirmezlik
300 metre

Fiyat
18.800 TL

Rolex Oyster Perpetual Submariner

Fonksiyon
Saat, dakika ve saniye

Mekanizma
Otomatik kurmalı mekanizma 3130

Kasa çapı
40 mm

Güç rezervi
48 saat

Kasa materyali
Paslanmaz çelik

Su geçirmezlik
300 metre

Fiyat
6.700 Euro

QP Kararı
Kabul etmemiz gereken bir şey var; hem Seamaster hem de Submariner yarattıkları imaj anlamında diğer tüm muadillerinin çok önlerinde. Aynı zamanda kendi içlerinde de sempatik bir rekabetleri var ki bu çekişmenin James Bond’un dahi kafasını karıştırdığını biliyoruz. Salt özellikler bakımından aslına bakılırsa iki modelin de birbirinden pek farkı yok; her ikisinin de tarihi bir geçmişi var. Omega Seamaster’ı Professional serisinden çok önce tanıttığı için tarihi Submariner’dan eskiye dayanıyor, fakat Submariner geçmişini Oyster kasanın yaratıldığı tarihe kadar dayandırırsak ikisinin de bu anlamda pek bir farkı kalmıyor. Her iki model de dalış ihtiyaçlarına makul seviyede cevap verebilecek kapasitede, 300 metrelik limitleri gayet yeterli. Seamaster tamamen anti manyetik özellik gösterirken Rolex osilatörü de bu yetkinliğe sahip, her ikisinin de dalış zamanı ölçmek için dönen bezelleri bulunuyor ve çelik kasalı modellerin kasa çapları da birbirine oldukça yakın. Ayrıldıkları nokta güç rezervleri, Omega 60 saatlik, Rolex ise 48 saatlik rezerve sahip. Fakat seçiminizi etkileyecek nokta tabii ki de bu değil, önemli olan ne istediğinizle ilgili. Omega bu yıl tanıtılan ve 1957’de Professional serisi altında üretilen modelin güncel bir versiyonu. Submariner’a oranla vintage dokuyu çok daha net hissettiriyor. Rolex ise yıllardan beri değişmeyen bir çizgiye sahip, üstelik marka bu yılki Sea-Dweller güncellemesi dışında tarihi modellere yönelen bir stratejiye sahip değil. Submariner’ın avantajı hem günlük hem de profesyonel kullanım için ideal olması ve bu sebeple çok tercih edilmesi. Aslında kendisinin belki de düşündürücü tarafı bu, hemen herkes bir Submariner’a sahip. Herkeste olan bir model ve eğer siz biraz farklı olmak istiyorsanız Seamaster bir adım daha öne çıkıyor. Fakat bu sizin için problem teşkil etmiyorsa Rolex’i de tercih edebilirsiniz. Fiyatlar arasındaki küçük fark da maddi değerlendirmede seçiminizi etkileyecek kadar etkili değil. Farklı olmak ve dönemin vintage trendlerine uymak isteyenlerdenseniz -ki biz bu gruba dahiliz- Seamaster bir adım önde. Ancak unutmayın bir Submariner hiçbir zaman eskimez ve eğer günün birinde vintage akımı tarih olursa bu Seamaster’ın geleceği de belirsiz olacaktır.