ÜÇ BOYUTLU KARTOGRAFYA

  • 399 SHARES

Navigasyon aracı fonksiyonunu “objet d’art” statüsüne bırakalı uzun zaman olsa da, küreler bugün hala dünyevi değerlerimizi sorgulatma görevini layığıyla yerine getiriyor.

Dünyanın yuvarlak olduğuna dair bilginin iki bin yıl önce keşfedilmesi, küre tarihçesi için de bir nevi başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Bu radikal iddiayı ilk kez ortaya atanlar olarak kabul edilen Antik Yunanlar, aynı yüzyılın ortasında bilgi birikimlerini projeksiyon ihtiyacı ile görselleştirme eğiliminde bulunuyorlar. Aristo, bir tutulma sırasında Dünya’nın Ay üzerine düşmüş yuvarlak gölgesi sayesinde bunu tasdiklerken, ilk yerkürenin Crates of Mallus isimli filozof tarafından bugünkü Çukurova yakınlarında tasarlandığı biliniyor. Antik dönemde aynı zamanda takım yıldızlarını göstermek için tasarlanan gök kürelere dair örnekler de bulunuyor. Bugünlere gelen en eski örneğini görmek için Napoli’deki National Archaeological Museum’u ziyaret etmeniz gerekiyor. Zira Antik Yunan döneminden esinlenerek 2’nci yüzyılda Roma’da yeniden yaratılan meşhur Atlas heykeli, omuzlarında bu ilk örneği taşıyor.

Karanlık çağda saptırılan ve üstü örtülen bu küresel gerçeğe dair günümüze kadar korunabilmiş en eski örnek ise Alman coğrafyacı Martin Behaim’e ait. Yapımı 1492’de tamamlanan küre, Behaim’in doğduğu şehir olan Nürnberg’deki Germanic Museum’de sergileniyor. Tabii bu prototip bugünkü dünya vizyonumuzu yansıtmakta bir hayli kısıtlı olsa da sadece Christopher Colombus’u seferlerine teşvik ettiği için bile, anılmayı hak ediyor. Tahmin edeceğiniz üzere Behaim’in küresinde, Kuzey ve Güney Amerika kıtalarına ait bölüm boş bırakılırken, Amerigo Vespucci’nin keşfiyle bu boşlukların doldurulması, küre tarihçesinde kıta bilgilerinin güncellenmesine sebep oluyor. Nitekim 1507 yılında, haritasında kıtaya Vespucci’den ilhamla ilk kez Amerika adını veren de, Martin Waldseemüller isimli bir kartograf oluyor. Yerküreler genellikle Güneş’in yörüngesindeki pozisyonu sebebiyle, Dünya’nın eğimini yansıtmak adına, ekseninden 23.5 derecelik bir eğimle ve 360 derecelik bir görüş için dönüş kabiliyetine sahip bir aks üzerine monte edilmeye başlanıyor. Böylece gün ve değişen mevsim algısını görselleştirmek, kolaylaşıyor.

Yazının devamını QP No:30’da 100. sayfadan itibaren okuyabilirsiniz.