STABİL BİR DEĞER OLARAK İTALYAN CAM İŞÇİLİĞİ

  • 161 SHARES

Değişen değerlere adanan bir sayıyı elinizde tutarken, bu temayla ilişkilendirilen tüm konulara bir es verip, bazı değerlerin neden değişmediğini veya değiştirilemediğini incelemek, tekdüzeliği kırıp karşı argümanlar geliştirebilmek adına iyi bir fikir gibi geliyor.

Cam sanatı, el işçiliği nosyonunu içinde barındırmaktan milattan önceki dönemlerden bu yana vazgeçmemiş, yegane zanaat kollarından biri. Bu faktör, kristal segmentindeki ürünler vasıtasıyla lüks sektörle uyumlu hale getirilmiş durumda. Ayrıca çevreye duyarlılık başlığının gün geçtikçe kuvvetlenmesi, camın bir materyal olarak daha fazla kullanımını teşvik ediyor.

Artık lüksün bile çevreci olanının makbul olduğunu düşününce, sadece moda ve otomobil teknolojilerinde değil dekoratif sanat işlerinin yaratım sürecinde de, bu bakış açısına yönelmek kaçınılmaz bir hal alıyor.

Cam, doğası gereği günümüzdeki çevreci söylemlere ayak uydurmakta başarılı bir materyal. Geri dönüştürülebilmeye olan yatkınlığı ise, bir başka olumlu puana neden oluyor. Fakat bu başlık, camın zaman içinde yeni teknolojiler vasıtasıyla evrilen bir değerinden ziyade, insanların çevre ve çevreciliğe olan bakış açılarının değişmesiyle daha çok vurgulanmaya başlayan bir yönü. Zira tarihi kayıtlarda rastlanan en eskicam eşya olan M.Ö. 2500 yılına ait Antik Mısır boncuklar incelendiğinde, kullanılan materyalin bugünkünden çok da farklı olmadığı göze çarpıyor. Ham maddesi antik çağlarda kumdan elde edilen silisyum olan camın, doğada organik bir şekilde bulunduğu senaryolar da mevcut. Cam, yanardağda oluşan lavların soğuması sonucunda meydana geldiği gibi doğada, kum ve kayaların ekstrem sıcaklık değişimlerine maruz kalması durumunda da doğal bir şekilde oluşabiliyor.

Yüzyıllar boyunca farklı teknikler vasıtasıyla fonksiyonel ve dekoratif birçok objeye dönüştürülen materyalden, kayıtlara geçen ilk objenin dekoratif boncuklar olması, camın en eski fonksiyonunun dekoratif sanat ile ilişkili olduğunu doğrular nitelikte.

Bir sanat dalı olarak incelendiğinde, cam işlemede hala belirleyici rol oynayantemel tekniklerden biri kalıplama tekniği olarak biliniyor. Günümüzde hala kullanılan bu metotta, adından anlaşılacağı gibi,
erimiş haldeki cam özel kalıplar sayesinde şekillendirilip, soğuduktan sonra bu malzemelerden ayrılarak hazırlanıyor. Cam şekillendirmede, sürecin de ortaya çıkan obje kadar enteresan olduğu bir diğer tarihi yöntem ise üfleme tekniği. Yine sıvı halde bulunan camın “pipo” adındaki ince bir boru vasıtasıyla üflenerek istenilen şekle getirilmesiyle elde edilen tasarımlar, bugün hala ayrı bir başlık altında inceleniyor.

Yazının devamını QP No:28’de 100. sayfadan itibaren okuyabilirsiniz.