MODERNİZME AİT BİR MESELE PART 2

  • 87 SHARES

Carré des Horlogers CEO’ları ile yaptığımız röportaj sonrası, Richard Mille, Raynald Aeschliman ve Jean-Claude Biver’in cevaplarıyla modernizm araştırmamıza devam ediyoruz.

Richard Mille

Ben modernizmin mantık ya da tümdengelimle elde edilmiş bir çabayla sahip olunacak, tanımlanabilecek veya başarılabilecek bir şey olduğunu gerçekten düşünmüyorum… Tasarım dilinde ‘modern’ olmanız için işe tamamen çağdaş ve içinde yaşadığınız ana ait olan bir şey yaratarak başlamanız son derece önemli. Fakat bu o kadar da kolay değil; çünkü içinde yaşadığımız ‘an’ o kadar geçici ve uçucu ki, gerçekten modern kalabilmek için geleceğe de adım atmanız ve yıllar sonrasındaki bir konuma gitmeniz gerekiyor. Eğer bu yaklaşımı benimsemezseniz, sadece birkaç yıl sonra çağdışı sayılacak ‘modern’ bir tasarımla karşı karşıya kalabilirsiniz. Başka türlü ifade etmek gerekirse; tam olarak bu ‘an’da başlayın, gelecekte neler getireceğine bakın ve sonra onu bugüne geri getiririn… İşte bu, 10 ya da 20 yıl ve hatta daha sonrasında bile bana modern ve cesur saatler yaratma konusunda yol gösteren bir prensip.

Raynald Aeschlimann
Omega

Modernizm tüm saat üreticileri için önemlidir. Bünyesinde inovasyon, farklı düşünme ve yaratma özgürlüğü barındırır. Bu açıdan Omega modernizme harika bir örnektir. Biz her zaman belli sorunlara benzersiz yaklaşımlar getirdik. Saat üretimi çoğunlukla gelenek ve miras üzerine inşa edilse de ilerleme kaydetmek için sadece bunlara güvenemezsiniz. Günümüzün satın almacıları, önceki jenerasyona göre oldukça faklı biçimde düşünüp alımlarını o şekilde gerçekleştiriyor. Yine de modernizm markamıza göre ürünlerimizin müthiş tarihi ile bizi ileriye taşıyabilecek inovasyon arasında denge bulmakla ilgilidir. Örneğin yakın zamanda endüstrinin en yüksek standartlarıyla sertifikalandırılan Master Chronometer mekanizmalarla birlikte koleksiyonlarımızı anlamlı kılacak ve gelecekte de arzulanmalarını sağlayacak modern materyallerle yaratılmış tasarımlar piyasaya sürdük.

Jean-Claude Biver
TAG Heuer

Modernizm sanatımızın gelecekle bağlantı kurmasını sağlar. Gelecekten kopup gelen her şey, ölüme daha çok yaklaşır. TAG Heuer’daki ‘TAG’, Technique d’Avant-Garde (Avangart Tekniği) anlamına gelir ve marka muhteşem inovasyonlarıyla her zaman adına sadık kalmıştır. Bugün birçok marka inovasyon olmadan geleceğin de varolamacağını ve tek başına geleneğin yetersiz kaldığını anlamaya başladı. ‘Zamansız’ olarak nitelendirilen saatlere güvenemeyiz çünkü doğası gereği hiçbir şey aynı kalmaz. Daha net ve anlaşılabilir olmam gerekirse bu şu anlama gelir: Geleneğe her zaman saygı gösterilmeli, fakat onu sadece tekrar etmekle yetinmemeliyiz. Aksine, gelenekle gelecek arasında bağlantı kurmalıyız -ki bu da bizi avangart kılan etken zaten. Kısacası inovasyon ve modernizm markaya derin bir içerik ve liderlik katar.