‘LA PETITE MAISON’

  • 170 SHARES

Markaların logo sadakati, manüfaktürler bir şekilde eskiye geri dönmeyi başarıyor.

Philip Larkin, bir şiirinde ‘ev’ kavramını “Hep bırakıldığı gibi kalır,”diye betimler. Nereye gitseniz, neler değişse bile, her zaman alıştığınız haliyle bulacağınız yerdir, eviniz. Markaların eski logolarına döndüğü modeller, bana Larkin’in şiirini hatırlatıyor. Her sene fuarlarda yepyeni fikirler sunulsa, teknolojik altyapı yarışı her markaya fütüristik nitelik kazandırsa da; vintage bir modelin orijinali çok değiştirilmeden, tarihte ‘ev’ denilebilecek eski ve güvenli bir döneme mutlaka geri dönülüyor. Ve bu her zaman tasarım üzerinden, özellikle de logoyla gerçekleştiriliyor.

Örneğin geçtiğimiz sene, Minerva’nın geçmişine ithafen üretilen Montblanc’ın 1858 koleksiyonundaki modellerde, marka isminin standarttan daha klasik bir fontla yazıldığı, iki kelime arasında dağ figürü içeren eski bir Montblanc logosu kullanıldı. Jérôme Lambert, QP Türkiye’nin beşinci sayısında yayınlanan röportajında, bu logoyu, Minerva’nın en iyi mekanizmalarını yapmaya başladığı 1930’lara ait olduğundan kullandığını söylemişti.

Benzer adımı yakın tarihte Breitling, Transocean koleksiyonu için Chronograph 1915 modeliyle atmıştı. Kronografın tarihindeki yerini 100. yıl dönümüyle kutlamak için lanse ettiği Transocean Chronograph 1915’in kadranında, ‘Breitling’ kelimesinin üzerine henüz başka bir sembol eklenmemişken kullanılan el yazısı tipografisini tercih etmişti.

Tissot ise bu zamana kadar heritage koleksiyonundaki her modelde eski italik logosunu kullandı. Esasen 1959 yılına kadar Tissot’nun saatlerinde bu logo yer alıyordu. Ama modern çağ ile ‘anodyne’ ve ‘sans-serif’ fontlarının yaygınlaşmasıyla, o logo da tarihe karıştı.

Her heritage modelde bu tür kaligrafik fontlar kullanılmıyor elbette, ama değişmeyen bir gerçek var ki, kaligrafik logolar ‘heritage’ modelleri nostaljikleştiriyor; tıpkı küçükken oturduğunuz evin yakınından geçerken hissettiğinizdeki gibi. Ayrıca bu logolar, markaların keşfetmekten vazgeçmeyecek olsalar da, ara ara dönmek istedikleri evlerin, güç almak istedikleri dönemlerin var olduğunu düşündürüyor.