DURMAYAN ARAÇ TEKNOLOJİSİ

  • 152 SHARES

Bilim-kurgudaki uçan arabalar hala uzak bir gelecekte yer alıyor, ancak kısa bir süre sonra araçları kendimiz kullanmak zorunda kalmayabiliriz.

1990’ların sonuna doğru gazetelerde sıkça milenyumda uçan otomobillere kavuşacağımızla ilgili haberlere rastlıyorduk. Çok değil, yaklaşık 20 yıl öncesinin gündemi buydu, hiçbir zaman Jetsons’lardaki rahatlığa ve teknolojiye sahip olamadık ancak anlaşılan o ki onlar gibi direksiyon başında olmamıza da pek gerek kalmayacak; yeni teknolojiler araçların sürücülere ihtiyacı olmayacağının ön gösterimini yapıyor. Tesla bu anlamda bizim vizyonumuzu geliştiren bir üreticiydi, her ne kadar şimdilerde sahibinin bir diğer büyük yatırımı SpaceX’in uzay maceraları sebebiyle üzerindeki ilgiyi kaybetse de üretici hala otonom sürüşün en büyük oyuncularından biri, ancak ne Almanlar ne de Japonya ve Kore bu gidişten pek memnun değil gibi, onların da söyleyecekleri var. 2017 başında Audi Las Vegas’taki CES fuarında gelişmekte olan otonom sürüşe yapay zekanın en etkin şekilde entegre edilmiş bir versiyonunu Q7 üzerinden tanıttı. Yapay zeka sürücü ve araç arasında bir köprü görevini görerek yol şartlarını ona göre yorumluyor ve daha önce Volvo’nun en iyi şekilde yaptığı gibi trafik işaretlerinin de yorumlamasını yaparak aracın hareketini uygun şartlarda sağlıyor. Fakat Audi’den önce Tesla’nın geliştirdiği bir teknoloji oyunun kurallarını farklı bir seviyeye çekmişti bile. Normal şartlar altında sadece öndeki otomobilin hareketlerini ve mesafesini değerlendiren teknoloji Tesla’yla birlikte bir öndeki aracı da gözlemleyerek daha erken tepki verme şansını yarattı. İşin güzel tarafı ise şu oldu, konsept gibi tanıtılan bu teknoloji beklenilenden çok daha iyi tepki verdi, hatta hata payını çok düşük yüzdelere indirerek Amerikalı üreticinin elini güçlendirdi. Sektörün sık tercih edilen markalarından BMW ve Mercedes-Benz de üst segment otomobillerinde bu teknolojiyi tercih ettiler. Yeni Mercedes’ler yakın geçmişte yapılan lansmanlarda otonom sürüşün etkin versiyonlarını araçlarında sundu, tıpı BMW’nun da yaptığı gibi. Yollarda etkin şekilde kullanılacak olması zaman alacakmış gibi gözükse de fütüristik teknolojiler kısa zamanda insanları ele geçirecek gibi, tabii İstanbul trafiğinin bu medeni alışkanlığa ne zaman tam anlamıyla adapte olacağı ise hala bir muamma.