23 KOMPLİKASYON… YETERLİ Mİ?

  • 200 SHARES

SIHH 2017’nin yıldızı olan Vacheron Constantin Celestia Astronomical Grand Complication 3600’ün aslında gerçekten ne anlama geldiğini anlatıyoruz.

Cenevre uzun bir yüksek saatçilik geçmişine sahip, kent her zaman en yetenekli zanaatkarların ve saat ustalarının başkentiydi, ancak bugün Vacheron Constantin’in bespoke modellerini yaratırken aldığı ilham 1700’lerin ikinci yarısında doğan bir geleneğe uzanıyor. 18. yüzyılda şehir, özel müşteriler için saatler üreten mühendislerin toplandığı bir alan olmaya başlamıştı. Bu yetkin saat ustaları milimetrik hesaplamalarını ve üretimlerini yapabilmek adına aydınlık ortamlara ihtiyaç duyuyordu ve o dönemde bunu başarabilmek için gün ışığını en iyi şekilde alabilecekleri çatı katlarını atölye olarak kullanmaya başladılar. Zamanla bu mekanlar sihirbazların çalışmalarını yaptığı merdiven altı yerleşimler kadar ilgi uyandırdı, dolayısıyla saat ustaları da bir nevi Cenevre’nin sihirbazları haline geldi. Bu çatı katları halk arasında ‘cabinet’ olarak anılmaya başlandı, içerisinde çalışanlar da ‘cabinotiers’di. Vacheron Constantin bu hikayeyi benimsedi ve aynı kültürü yaşatırken bespoke saatler üreten manüfaktür bölümüne Les Cabinotiers adını verdi.

Malta Cross’lu üretici yakın geçmişteki ilk büyük Les Cabinotiers ürününü 2005’te lanse etti (Tour de L’Ile), 2015’te de sektörün en büyük oyuncularından biri geldi, 57 komplikasyonlu ref.57260. Aynı atölyeden çıkan şimdiki model aynı zamanda bir ‘Unique Piece’, yani benzersiz bir Vacheron Constantin. Celestia Astronomical Grand Complication 3600, 23 komplikasyona sahip, bununla birlikte güneş ve yıldızlarla, kısacası astronomiyle yakın ilişkileri var. Komplikasyonların detaylarına girmeden önce markanın mekanizma üzerinden sergilediği üstün mühendisliğe değinmek gerek; elle kurmalı manüfaktür bir kalibre olan 3600, tek saat ustasının beş yıllık çalışması sonucu doğan bir eser. 514 parçadan oluşuyor, 23 komplikasyonun kusursuz şekilde işlevlerini yerine getirmesini sağlıyor ve üçlü bloklar halinde dizilen altı tambur sayesinde üç haftalık bir güç rezervi sunuyor, üstelik 36 mm çapa ve sadece 8.7 mm’lik kalınlığa sahip. Burada değinilecek iki nokta var; ilki kalibrenin boyutları: Beş yıllık bir süre dahi böylesine kompakt bir sistem oluşturabilmek için kısa, fakat Les Cabinotiers mühendisleri Cenevre geleneğini yaşatmayı başarmış. İkinci durumda ise üç haftalık güç rezervi geliyor. Yüksek komplikasyon sayısına sahip olmayan modeller için bile oldukça iyi bir zaman sayılabilecek üç hafta böylesine çok yönlü bir parça için mükemmel sonuç demek. Ancak bunun arkasında markanın manüfaktür dışından aldığı küçük bir yardım var. Tamburun güç depolaması kadar o gücü üç ayrı dişli sistemine verimli şekilde iletmesi de çok önemli ve Vacheron Constantin burada yaylar için Bioflex alaşımı kullanmış. Üç haftalık değer bir iş birliği sonucu doğmuş fakat modelin safkan kimyasına hiçbir etki yapmamış.

Ref.9720C’yi ‘Unique Piece’  yapan şey tabii ki de mekanizması değil, aksine mekanizmanın çalıştırdığı komplikasyonlar bütünü. Les Cabinotiers modeli ikinci zaman dilimine ya da dünya saatine ihtiyaç duymamış, o tamamen gökbilimine yönelmiş ve burada üç farklı dişli sistemiyle üç ayrı zamanı belirtmiş. Kadranda görülen beyaz altın ibreler güncel zamanı gösteren, yani her gün “Saat kaç?” sorusuna verdiğimiz cevabı bize ileten bileşenler. Sistem, Dünya’nın kendi etrafındaki dönüşünü baz alan ve 24 saati 60’ar dakikalık parçalara pay eden bilindik yöntemi uyguluyor. İkinci olarak Dünya’nın Güneş etrafındaki eliptik yörüngesi sebebiyle ortaya çıkan Güneş zamanı var ki bu da kadrandaki pembe altın ibreyle gösteriliyor. Güncel ve Güneş zamanları arasındaki zaman denklemi yani equation of time sonucu da dakika ibresiyle Güneş zamanı ibresinin yarattığı fark sayesinde anlaşılabiliyor. Saatin kadranında astronomiye dair okunabilen değerler sadece bunlar değil; 11 pozisyonunda Dünya, Güneş ve Ay’ın konumlarıyla birlikte gelgit döngülerini gösteren bir açıklık bulunuyor. Aynı şekilde saat 9 pozisyonunda Ay evrelerini gösterirken saat 6 pozisyonundaki göstergeler bütünü de Güneş’in doğuş ve batış saatlerini belirtiyor.

4 pozisyonundaki çeyrek dairelik gösterge kendi içinde birden fazla bilgi barındırıyor. Burada Güneş ve Ay tutulmalarını, ekinoksları ve burç takvimini görmek mümkün. Ref.9720C’nin kadranı başlı başına birçok grand complication’dan daha doyurucu, komplikasyon sayısının fazlalığıyla birlikte bu elementlerin aynı konsept altında çeşitlendirilebilmiş olması hayranlık uyandırıcı. Üstelik kadran komplikasyonların sadece bir bölümünü sergiliyor, kasa arkasında kalan kısım da ikinci kadran görevini görüyor. Bu bölümdeki en göz alıcı komplikasyon yine astronomik alanda, sidereal zaman Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüşünden ziyade diğer yıldızlarla olan ilişkisine bakıyor ve daha geniş perspektiften bir zaman ölçümü yapıyor. Astronomlar tarafından kullanılan 23 saat 56 dakika ve 4 saniyelik zaman birimi kasa arkasında iki diskin ortak çalışmasıyla belirtiliyor. Bunula beraber şeffaf bir gök haritası kuzey yarımkürenin gözünden Samanyolu Galaksisini de içine alarak minyatürize edilmiş. Tabii bunca alışılmadık komplikasyon arasında tourbillon’u da unutmamak gerek, kendisi Cenevre Mührü’nü destekleyen tradisyonel bir element olarak modele dahil oluyor.

Celestia Astronomical Grand Complication birden fazla normu bir araya getirdiği için çok önemli ve eşsiz bir parça. Model astronomik komplikasyonların çok geniş türevlerini sunuyor ve bunlar daha çok antika cep saatlerinde görmeye alıştığımız unsurlar; o yüzden bir takım elbise saati dahi olabilecek bir parça için sıra dışı sayılabilir. Bir başka dikkat çeken şey ise bahsettiğimiz kalibre, standart modellerde karşımıza çıkan boyutlarda ve üç haftalık bir güç rezervine sahip. Boyutları sayesinde de bilekte sadece perpetual calendar’lı bir saat kadar yer kaplıyor. Ayrıca Les Cabinotiers’nin diğer büyük manüfaktürlerin ürettiği yüksek komplikasyonlu modellerin karşısına çıkarabileceği göz alan bir parça, kısacası sektöre daha önce ref.57260’la damga vuran Vacheron Constantin, imajını atölyeden çıkan son parçasıyla pekiştiriyor ve Les Cabinotiers’nin sınırlarının ne kadar geniş olduğunu yüksek saatçiliğe bir kez daha gösteriyor. Ultra komplikasyonlar liginde kızışan yarışta bize düşen görev ise gelecek bir sonraki büyük hamlenin ne olduğunu tahmin etmek.