QP Türkiye - Leading Luxury Journal

QP, saatler konusunda dünyanın en iyi gazetecilik ve en heyecan verici canlı etkinlikleri için bir merkezdir. QP dergisinin online websitesidir.

Sanat

HEYKELİN HAREKET ALANI: RENKLER

Bu zaman yolculuğunu sağlayan ise Londra’da geçtiğimiz hafta başlamış olan David Annesley’nin 60’larda üretmiş olduğu geometrik heykel sergisi.

Görmüş olduğunuz heykele günümüz eseriymiş gibi yaklaşmamanız adına tüm ipuçlarını başlık ve spotta verdiğimizi düşünüyoruz. Londra Mayfair’de bulunan Waddington Custot galerisinde geçtiğimiz cuma sergilenmeye başlayan heykelleri dönemle ilişkilendirmek aslında çok da zor değil. Mod akımının doğduğu topraklarda, fütürizmin sadece modayı değil tüm sanat dallarını etkilediği bir dönemden bahsediyoruz. Renk, hafiflik ve hareket kodlarının birçok akımda yer bulduğu seneler. Annesley’nin heykelleri, renkleri ve hareket ediyormuş hissi veren formları dolayısıyla izleyiciyi işlerin üretildiği materyalleri hakkında bir illüzyona sokuyor. İlk solo sergisini de 66 yılında Waddington Custot’ta gerçekleştiren sanatçı, kaynaklanmış metal ve alüminyum ile şekillendirdiği heykellerinde renk kullanarak bunun duygularını ifade etmekte çok daha başarılı olduğunu savunuyor. Heykeltraşın etkilendiği akımı renk alanı resmiyle özdeşleştirmek ve işleri iki boyutlu bir düzlemden çıkardığını söyleyebiliriz. Mark Rothko’nun eserlerinde olduğu gibi uzun süre üstünde düşünebileceğiniz işleri görmek için 6 Ocak’a kadar vaktiniz var.

QP Seçti

PRORASO DUYARLILIĞI

Tıraş bakım ürünlerinin de sofistike olduğu bir dünya mevcut. Proraso, günlük zorunlu aktivitelerden birini özel hale getiriyor ve hassas ciltlerin de dilinden anlıyor.

Proraso’nun tıraş ürünleri hala bugün Floransa’da 3.kuşak Martelli ailesi tarafından 1908’de kurulduğu kimliğine sadık kalmayı başarabilen bir marka. Tıraş olmak gibi bir rutinei keyifli bir hale çevirerek uzun ömürlü kıldığı için İtalyan kültüründe önemli bir yere sahip. Ülkesine olan aidiyet duygusu kuvvetli ürünleriyle raflarda hızlıca tükenen Proraso, sadece İtalyan erkeklerin kalbini kazanmakla yetinmeyip Akdeniz’in kurduğu bağlardan yararlanıp Türkiye’de de satışa sunduğu ürünleriyle kariyerini geliştirmek için bir adım atmış. Proraso ürünleri o günlerden bugüne şekil olarak çok değiştiyse de içeriğine sadık kalmış, ürünler hala doğal içerikler kullanılarak geleneksel metotlarla üretilmekte. Farklı cilt tipleri için farklı renklerle satışa sunduğu ürün serilerinden favoriniz olacak koleksiyon ise beyaz seri. Çünkü cildi hiçbir şekilde tahriş etmeyeceğinin sözünü baştan veriyor. Tam anlamıyla bir tıraş kiti olan serinin: tıraş öncesi kremi, tıraş sabunu ve tıraş losyonu bulunmakta. Fırçasını da satın almayı koleksiyonu bütünlemek adına bir düşünün deriz.

Teknoloji

SNOOPY’E MAT EFEKT

Flos’un 67 yılında tasarlanan Snoopy lambasını bilir misiniz? Tasarımın 50. yaşına özel mat efektli versiyonu belki de ofis masanız için daha uygun bir versiyondur.

Esprili tasarımlar olmasa hayat çok daha sıkıcı bir yer olurdu. Mesela 1967 yılında Castiglioni kardeşlerin aklına bir çizgi film karakterini lambaya dönüştürme fikri gelmeseydi? İnanın ne Flos markası bu kadar ünlenirdi ne de Snoopy karakteri. Bir marka ve çizgi film karakteri düşünün ki 50 yıldır aynı etkilerini koruyorlar. Hatta Snoopy büyüklerin bile kalbini kazanabiliyor. Zamansızlık lafı klişe gelse de lamba ve Snoopy’nin tasarımlarına baktığınızda, önceden bilgi sahibi değilseniz bugün mü yoksa 67 yılında mı yaratıldığına dair bir fikir belirtmekte zorlanırsınız. Bu yüzden de 50. yaşını kutlamayı en çok hak eden tasarımlardan birinin doğum günü için geçirdiği değişimi konu etmek istedik. Sadece 1700 adet üretilmiş ve her biri numaralı tasarımların Snoopy burnunu andıran şapkası gençliğindeki parlaklığını kaybetmiş ama yalın bir matlık kazanmış. Aslında tasarımın bu hali 67 yılında tasarlanmış ilk haline göndermede bulunuyor. Önümüzdeki ayın ortasında satışa çıkacak lambaları çizgi film karakteri gibi unutkanlık yapmadan takipte kalın.

Tasarım

YENİ NESİL DUVAR KAĞIDI

Hep bizler onlardan ilham alacak değiliz ya. Calico, ebru sanatını alışılmadık boyutlara taşıyan Brooklyn’li bir çiftin kurduğu el yapımı bir duvar kağıdı markası.

Calico’nun sitesindeki about us kısmı Charles Eames’den bir alıntıyla başlıyor: “Detaylar, detaylardır. Ürünü onlar oluşturur. İlişkiler, ilişkiler. Sonuç olarak bütün bunlar ürüne hayat verir.”. Sandy Kasırgası yüzünden eve hapsolan bir çiftin, eğitimlerinin gücünü birleştirip Brooklyn’deki evlerinin masasında kurmaya karar verdikleri bir marka Calico. Art terapisti Rachel, tasarım ve inşaat firması sahibi Nick ile evlendiklerinde kasırga dolayısıyla 6 aya yakın bir süre işleri sekteye uğramış, bu süreyi evde el boyaması desenler yaratarak geçiren Rachel’in resimlerini duvar kağıdına çevirme fikri ise Nick’ten çıkmış. Bu arada Rachel’ın ebru ve Japon el sanatı Suminagashi’den ilham alması dolayısıyla suda boyamayla elde edilen mermere benzeyen desenler, dönemin dekorasyon trendlerine de bir hayli uymuş. Eames’in alıntısı belki şimdi anlamlı gelmeye başlıyordur. Aslında basit gelen detaylar ve evrensel güzelliğe sahip el sanatlarıyla yaratılan tablo gibi duvarlar, Rachel’ın terapist özelliğinin duvarlara yansımış hali. Huzur vaad ettiği kesin.

Yeni saat

LADIES FIRST

Bu haber hanımlar için. Kendini tek bir cinsiyetle sınırlamaktan vazgeçen yeni Tag Heuer Carrera’nın feminen versiyonunu incelemeye alıyoruz.

Tag Heuer, sportiflikte hep bir adım önde bir marka oluşuyla bilinir. Carrera da 1964’te Jack Heuer tarafından lanse edildiğiniden beri bu kimliğin gerçek anlamda bütünleyicisi olan bir model. Zaman içindeki değişsen trrndlere uyum sağlamayı başaran Carrera, 2017 için tarzını “athleisure” akımı doğrultusunda, DNA’sına işlenmiş olan aktif yaşama uyumlu hale getirdi. Pembe altının trend olmasıyla beraber, siyah kadran ve kahverengi deri kayış ikilisine şıklığı entegre etmeyi unutmayan modelin örnek aldığı koleksiyon ise 2015’te ilk olarak lanse edilmiş kronograf ailesi:Carrera Heuer-01. Yeni Carrera, 36 mm’lik kasa çapındaki form değişiklikleriyle ön planda. Modüler bir yapıya sahip yeni kasa modeli, 9 farklı parçadan oluşuyor. Materyal ve renk seçeneklerindeki opsiyonlarla kişiselleştirme isteklerine de uyumlu model, bezelin büyümesiyle beraber, 2017’ye de tasarımını adapte etmiş oldu.

GÜNCEL İÇERİKLER

QP Seçti

KOKULARIN NOTALARI

Bir besteyle bir oda kokusunu tanımlamak mümkün olabilir mi? Aesop, yeni oda kokularında bu sorunun cevabını arıyor.

Patti Smith’in kendisi gibi besteci ve müzisyen kızı Jesse Paris Smith’in, yaratılışı iki seneyi bulan bu üç oda kokusu için yarattığı 3 ayrı beste bulunmakta. Nasıl ki her kokunun üst, orta ve alt notası bulunuyorsa, Smith de bu mantığı bestelerine uyarlıyor ve bu üç kokunun algı alanını genişletmekte markaya yardımcı oluyor. Bir markayla aranızda bir bağ kurduğunuzda onu hayatınızın her alanında görmek insana ayrı bir mutluluk veriyor. Bu oda kokuları aslında etrafımızı çevreleyen fiziksel alanı yeniden tanımlamak için yeni bir method. Aesop’un habitatlarımıza sızmak için seçtiği en akılda kalıcı yöntem. İsimlerini antik Yunan şehirlerinden alan üç oda kokusu da farklı burunlara hitap ediyor. Isthros, floral notaları tütün ve sandalağacıyla harmanlayıp klişeleşmeye müsait notaları kendi içinde özgünleştirirken, Cythera da paçuli, sardunya ve tütsünün karakteristik kokuları ağırlık hissi yaratmadan odayla kolayca bütünleşiyor. Olous ise içindeki greyfurt, yasemin ve kakule özleriyle yazın deniz sonrası alınan duş kadar ferahlatıcı bir etkiye sahip. Marka her kokudan iki üç fıs, odada 3 saat kalıcılık vaad ediyor.

Teknoloji

M3 ORYANTASYONU

Bang& Olufsen’ın yeni hoparlörü M3, wireless furyasından nasibini almış gözüküyor. Model, ana özelliği dışında değinmek istediğimiz bir içeriğe sahip olduğu için hakkında söyleyeceklerimiz yazımızda devam ediyor olacak.

Bang& Olufsen’ı özel kılan sadece işitme duyusuna hitap etmekle kendini sınırlamayışı. Teknolojik ürünler üreten bir marka olarak koleksiyonerler edinmesinin nedeni de bundan. Görsel duyulara da hitap edebilme becerisiyle işlevsellikleri dışında estetik bir algıyı da beraberinde getiriyorlar. Bunun en güncel örneği ise yeni wireless hoparlörü M3. Küçük ve orta boyutlardaki odalarda performans gösterebilen bu yeni tasarım, yerine göre bağımsızlığını ilan edebiliyor bazen de diğer ses sitemleriyle kolektif bir şekilde çalışmayı kabul ediyor. Farklı renk seçenekleri ve değiştirilebilen ön yüzleri sayesinde habitatınızı da uyum sağlayan hoparlör, markanın application’ı “Beoplay App” ile eşzamanlanarak eşitleyici görevini görebiliyor. Ses performansını destekleyebilecek materyalleri kullanmayı seçen markanın M3’ü de, yün, aliminyum ve polimerden oluşuyor.

Tasarım

TIANJIN’DE BİR KÜTÜPHANE

1.2 milyon kitabın içinde olmak ister misiniz? O zaman, size Beijing’e komşu Tianjin’de açılan Binhai kütüphanesi hakkında bir doz bilgi yüklemesi gerekiyor.

1.2 milyon etkileyici bir rakam. Ama Binhai Kütüphanesi ile ilgili tek etkileyici rakam bununla sınırlı değil.İçinde, sferik bir oditaryumu da barındıran kütüphane aynı zamanda bir kültür-evi görevi görecek. Binayı çevreleyen kitapların: merdivenden oturma düzeneğine birçok göreve sahip olduğu kütüphanede, MRVD mimarlık ofisinin parmak izleri hemen kendini belli ediyor. Mağarayı andıran ve sonsuz rafa sahipmiş gibi görünen fütüristik bina, beyaz iç dekoruyla huzurlu bir atmosfer hissini İskandinav etkisiyle vurguluyor. Kütüphanenin içinde yaratılan oturma odası hissiyatı, 1.2 milyon kitabı okutmak isteyecek bir ruha sahip. 5 katlı bina, çeşitli eğitim faaliyetlerine de uygun alanlar yaratarak, kültür-evi konseptini destekleyecek odaları da içinde barındırıyor. Çocuklar ve yaşlılar için ayrı okuma alanlarına da sahip olan Binhai kütüphanesi, her yaş gurubuna hitap etmekte konusunda da başarılı. Çalışma ve bilgisayar odaları, ofislere de ev sahipliği yapan üst katlar da çalışmanın ne kadar huzurlu olacağını tahmin bile edemiyor, Tianjin’de yeniden öğrenciliğe geri dönmek istiyoruz.

Sanat

LOUVRE ABU DHABI

Geçtiğimiz cumartesi açılan Louvre’un Abu Dhabi şubesi hakkında bilmeniz gerekenleri bu yazıyla sınırlıyoruz. Okuma bitiminde bu kültür projesiyle ilgili sahip olmanız gereken tüm dipnotlar’ı bileceksiniz.

Abu Dhabi’de bir Louvre açma fikri 2007’ye dayanıyor. Fransa-Arabistan ittifakıyla doğan bu müze,iki ülke arasında sanatsal bir köprü kurabilmek ve sadece siyasetle sınırlanan bağları genişletebilmek adına bir adım. Burada Fransa, bir anlamda Avrupa kıtasını da sembolize ediyor. Saadiyet adasında bulunan 24.000 metrekarelik bir alana inşa edilen müzenin mimarı ise Jean Nouvel. İnsanları birleştiren temel değerlerden birinin yer ve zaman algısı olmadan yaratıcılık olduğunu ve bunu kıtalarla çevrelememek adına yeni bir yol olarak sunan müzenin galerileri bile coğrafyaya göre değil, eserlerin kronolojik sırasına göre düzenlenmiş. Dalgalanan bir kubbeyi andıran müze mimarisinin içindeki, 6.000 m²’lik bölüm sürekli koleksiyonlar için, 2.000 m²’lik bölüm ise geçici sergiler için ayrıldı. Bu müzeyi Arap yarımadasındaki ilk ve son kültürel işbirliği olarak düşünmeyin. Zira iki ülke arasında yapılan 30 yıl geçerli olacak sözleşme, üç farklı müzenin yapımında daha anlaşmış durumda. Frank Gehry imzalı bir Guggenheim Abu Dabi, Foster + Partners mimarlığında Zayed Ulusal Müzesi ve de Zaha Hadid karakteristiğine sahip bir Abu Dabi Gösteri Sanatları Merkezi de Louvre’u yalnız bırakmayacaklar listesinde bulunuyor.

Seyahat

MONTHEY’DE BİR İGLO DENEYİMİ

İsviçre Alpleri’nde de eskimolarla empati kurmak mümkün. İşte Monthey’de igloları andıran odalara sahip Whitepod otel hakkında bilmeniz gerekenler.

Öncelikle sizi mimarisi ve aktiviteleriyle büyülemeden önce Whitepod’un bir eco-luxury otel olduğunu belirtmek isteriz. İşviçre Alpleri’nin doğasıyla bütünleşebilmiş “Whitepod” Les Cerniers köyünde bulunuyor. Odalarını koza olarak tanımlasalar da tasarımlarını iglolarla örtüştürdüğümüz odalarındaki manzarayı izleyerek bile tüm gününüzü geçirebilirsiniz. Deniz seviyesinden 1.400 metre yüksekte Cenevre gölü manzaralı Alp eteklerindeki odalarınızdan çıkmak istediğinizde de kayak yapmak tek aktivite seçeneğiniz olmayacak. İki farklı şalesi, restoran ve barı aynı zaman da Fin saunası da bulunan otel de hiking turları, paraglidng ve köpeklerle birlikte kızak gibi aktivitelerle zamanınızı geçirebilirsiniz. Hem yaz hem kış servis veren “Whitepod”, 18 prototip odası dışında, üç farklı tasarım ve suit’i de bünyesinde barındırıyor. Kayak sezonunu farklı bir adreste açmak için düşünülebilir.

QP Seçti

KİNETİK DÜNYA

Çalışma masanızda bir küre bulundurma tavsiyemize uyamayanlar için bir başka önerimiz de ışık enerjisiyle çalışan Mova küreleri. Ve bu sefer tüm kontrol onlara ait.

QP seçti bölümümüzün yeni konuğu Mova küreleri. Bizi etkileme sebepleri ise ışık enerjisiyle çalışıp kendi iradelerine sahip olmasından kaynaklanıyor. Likit dolu küplerin içindeki tasarımı “Mova Cubes” koleksiyonu da markaya ait yaratıcı tasarımlardan. Işık enerjisini kullanan küreler, likitin içinde dengeleri kaybetmeden dönebiliyorlar. Kürelerin bir başka ilginç özelliği de dayanakları olmadan da ele alındığında bile dönmeye devam etmeleri. Dekoratif olmalarının yanı sıra elektriksiz çalışmalarıyla uzun ömürlü olan Mova kürelerinin farklı haritalarla çevrili modelleri mevcut. Ödüllü Cassini Terrestial haritasına sahip küre de tüm seçenekler gibi markanın web sitesinde satışta.

Teknoloji

ASTON MARTIN DB11 VOLANTE

Aston Martin’in kabriole dünyasına eklediği yeni modeli DB11 Volante, üstü açılan arabaların kullanışsız oluşu önyargısını kıracak kadar estetik bir tasarım anlayışına ve yüksek bir sürüş performansına sahip.

Geçtiğimiz sene çıkan DB 11 Coupe’un ardından İngiliz marka, modelin kabriole versiyonunu da piyasaya sürdü. Üstü açık arabalar estetik anlayışını beslese de çoğu zaman teknik özellikleri yüzünden sınıfta kalan modellerden. Aston Martin de yeni modeliyle bu algıyı kırmayı amaçlıyor. Nasıl diye sorarsanız, tasarımın birçok teste tabii tutulduğu ve farklı iklimlerde dahi kullanılmak için girdiği performans testlerinden pekiyi ile geçtiğini söyleyebiliriz. DB11 Coupe ile aynı mekanizma ve motor detaylarına sahip model, performansıyla spor araba kontenjanından puan toplarken, rafine iç tasarımıyla da modası kısa sürecek bir model olmayacağını kanıtlıyor. Bir anlamda içi dışı bir olan kabriole modellerinin koltuklarının ne kadar önemli olduğu bilinir. Farklı renk seçenekleri ve atletik dikişlerle tamamlanan koltuk tasarımları, yeni modelin karakteriyle örtüşme konusunda çok başarılı. Elbette modele karakterini veren convertible oluşu. Sürüş deneyimine yeni bir soluk getirmek isteyen Aston Martin, DB11 Volante’yle bu görevi başarıyla tamamlamış görünüyor.

Moda

YÜKSEK SAATÇİLİK ETKİSİ

Komplike saat mekanizmalarını çözümlemeye çalışanlar sadece yüksek saatçilik dünyasına mensup değil. Tateossian’ın bu kol düğmeleri de, ultra mekanik mühendisliğin tesirinde kalan tasarımlardan biri.

Saat tutkunlarının kendini tek gösterme yolu bileklerden geçse de, Tateossian tasarımları bunu sarmadan da gerçekleştirebiliyor. “Skeleton” adlı bu kol düğmelerinin ilhamı komplike saat mekanizmalarından alıyor. İskelet kasalarında saatin mekanizmasının en ince ayrıntısını bile görebildiğimiz gibi, bu kol düğmeleri de bu mekanik mühendisliği kendi marka diline uygun bir şekilde yorumluyor. Yakından incelendiğinde kavranabilen hareket sistemi, markanın imzası olan “Diamond” deseniyle çevreleniyor. Rodyum, pembe altın ve “gunmetal” kaplama seçeneklerine sahip “Skeleton” kol düğmeleri, her mekanizmanın işleyişi farklı olduğu için farklı fazlarda çalışan mekanizmalara sahip.

Etkinlik

ALTIN İBRENİN SAHİBİ

Grand Prix d’Horlogerie de Genève, nam-ı diğer Saat Oscar’larında büyük ibre ödülünü kazanan L.U.C Full Strike Chopard oldu. Ödül töreninden bilgilerin devamı yazımızda.

BU sene 17.si düzenlenen Grand Prix d’Horlogerie de Genève’de yarışan 72 saat arasından büyük ödül “Aiguille D’or”un sahibi L.U.C Full Strike Chopard oldu. Markanın manüfaktürünün 20. yılını kutlamak adına tasarlanan the L.U.C. Full Strike markanın ilk minute repeater’lı modeli oldu. 42.5 mm kasa çapına sahip modelin pembe altın kadranı ve siyah timsah derisi bir kayışı bulunmakta. 60 saatlik güç rezervine sahip tasarım, saat,dakika, saniye alt kadranları ve güç rezervi göstergesine sahip. 15 farklı ödülün verildiği Cenevre’deki Théâtre du Léman’da düzenlenen törende diğer ödül alan modeller arasında “Innovation Prize”ı Zenith Defy lab, “Revival” Prize’i ise The Longines Avigation BigEye aldı. Yarışan tüm modelleri, 16-20 Kasım arasında 3. ke düzenlenecek olan Dubai Watch Week kapsamındaki sergide görmeniz mümkün.