QP Türkiye - Leading Luxury Journal

QP, saatler konusunda dünyanın en iyi gazetecilik ve en heyecan verici canlı etkinlikleri için bir merkezdir. QP dergisinin online websitesidir.

Tasarım

ŞÖMİNE SEZONU

Küresel ısınma tartışmalarından uzaklaşarak kışın geleceğine inanmak istiyoruz. Bu noktada Tag Heuer’in eski tasarımcısının kurduğu Coconium Fires’dan edinmemiz gereken bir tasarım bulunuyor.

Cocoon Fires, İsviçre’de Tag Heuer için bir zamanlar tasarımcı olarak çalışmış, Peru’lu bir endüstriyel tasarımcının şömine markası. Skandium’da gözümüze çarpan portatif şömineleriyle tanıştığımız Federico Otero, bio fuel ile beslenen tasarımlarında çevreye duyarlı olmayı ön planda tutuyor zira bu şöminelerden gelen sıcaklık duman yaymıyor. Tavandan asılıp 360 derece dönebilen modeli bize daha yaratıcı gelse de, Cocoon Fires’da ayaklı ve duvara sabitlenebilen şömineler de bulmak mümkün.Paslanmaz gümüş ve siyah çelik versiyonları bulunan şöminenin fiyatı da renk seçiminize göre belirleniyorç Sipariş üzerine tasarlanan tüm modeller 3-5 hafta arasında elinize ulaşıyor, şimdiden edinmekte fayda var.

Yeni saat

AY’IN KLASİK YÜZÜ

Breguet’nin Classique 7787 modeli, 1700’ler ile akıllı saat hevesinden ultra-teknoloji meraklısı olduğu anlaşılabilecek 2017’yi bir güzel harmanlıyor.

İnsanoğlu yukarıda neler döndüğünü hep merak etti; bulutlarda gördüğümüz imgelerin beynimizdeki rastlantısal sanrılardan dolayı olup olmadığını tartışmak bugün bazılarına primitif gelse de kabul edelim, gökyüzü mitlerine ilgi duyduk hep. Ve bu ilgi bilim insanlarına denk geldiğinde de tarih astronomik icatlarına kavuşmuş oldu. Bunun ilk örneklerinden biri, Antik Yunan’da milattan önce 205’te yapılan Ay’ın ve o zamanlar bilinen diğer gezegenlerin pozisyonunu gösteren Antikythera mekanizmasıdır. Bin yılı aşkın bir süre boyunca o komplike mekanizmayla yarışacak başka bir sistem geliştirilemedi; ta ki astronomik saatlerin buluşuna dek. Bu saatler gezegenlerin yörüngesini, Ay’ın fazlarını, zamanı ve yılın hangi ayında olunduğunu gösteriyordu. Rönesans sırasında -ki koleksiyoner ekimizde bu dönemle hayli içli dışlı olacaksınız- Güneş’in de Dünya’nın etrafında döndüğü bu mekanizmalar, bilim insanlarının evrenin merkezinin Dünya olmadığını keşfetmesiyle gözden düştü; böylece yalnızca katedrallere ve anıtlara mahsus kaldılar. Ama bu saatlerin Ay’ın fazlarını gösteriş biçimi saatçilikte baki kaldı. Sarkaçlı saatlerden cep saatlerine oradan da kol saatlerine kadar, Ay fazı göstergesi kadranda herkes için bilindik bir simaya dönüştü.
Saatin dakikliğine duyulan ihtiyacın artmasına ve böylece süslemelerin azalmasına rağmen, aslında modern çağda pek de fonksiyonel olmayan Ay fazı komplikasyonu mistik bir biçimde prestijini korudu. Üstelik tasarımı da yıllar boyunca pek değişmedi. 17. yüzyıldaki kırmızı yanaklı Ay dede sadece 18. ve 19. yüzyılda biraz daha ciddileşti. 20. yüzyılda ise Art Deco, sanrılarımızdan sıkılıp saatlerimizde Ay’ın tıknaz ve sevimli yüzünü tamamen silmemize ve yerine daha realist gümüşi bir disk koymamıza sebep oldu. (daha&helliip;)

Seyahat

ADARE MANOR

Görmüş olduğunuz yapı sadece 1850’lerden kalma bir malikane değil, restorasyonuyla birlikte İrlanda’da lüks otel deneyimini sunan keşfedilmemiş otellerden biri Adare Manor.

İrlanda ve eski kaleleri, şato ve malikanelerinin otelleştirilmesi başlığı sıkıcı gelse de burada Adare Manor’ı ayrı tutmakta fayda var. Zira bu otelin sadece “otel” olarak hizmet vermediğini belirtmek isteriz. Burada kısa bir anektodla ne demek istediğimizi anlatacağız. 1856’da Lady Caroline’in ikamet ettiği Adare Manor, tuttuğu anı defterinde: “Burası benim 40 yıl sonsuz bir mutlulukla yaşadığım ev. Umarım bundan sonraki sahiplerine de aynı mutluluğu yaşatır.” cümlesini geçirmiş özel bir yapı. Her ne kadar 1988’de otel olarak hizmet vermeye başlasa da, günümüzdeki haline ulaşmak için 21 aylık bir restorasyon döneminden geçti. Adare Manor’ın ünlü resepsiyon bölümünde şömine karşısında oturup, keyfinize bakın diyemeyeceğiz çünkü çoğu otelde bulamayacağınız geniş bir aktivite spektrumu bulunmakta. Her ne kadar golf parkuru 2018 ilkbaharında açılacak olsa da, binicilik, okçuluk, şahin ve av köpekleriyle av dersi almak mümkün. Aynı zamanda yakındaki gölde balık tutma ve otelin düzenlediği çevre tarihi yapılarını inceleyen turistik turlara da katılabiliniyor. Kısa bir tatil organize ediyor olsanız bile hafta sonunu dolu dolu geçireceğinizden hiç şüpheniz olmasın.

Moda

SİNEMATOGRAFİK STİL

1973 versiyonundan değil geçtiğimiz ay vizyona giren yeni versiyonundan bahsetmek istiyoruz. Bir tren dolusu insanın Orient Express’te yaşadıklarındansa, kostümlerine odaklanarak…

Agatha Christie’nin o ünlü kitabının sinema ve televizyon ekranlarına kaçıncı uyarlanışı bilinmez ama 2017 versiyonunun en iyi kostümlere sahip olduğu bir gerçek. Film geçtiğimiz ay vizyona girdi ve gösterimden kalkmadan bu konuyu dergiden sonra web’de de bir kez daha vurgulayalım dedik. Yazıldığı dönemden uzaklaştıkça, kostüm tasarımcılarının imkanlarının sınırsızlaşıyor olması sebebiyle hikayenin heyecanlı gidişatından sizi alıkoyacak bir kıyafet denklemiyle karşı karşıya kalacağınızı belirtmek isteriz (İzlerken kostümlerin sadece yüzde 10’unun vintage, diğerlerinin el yapımı olduğu gerçeğini aklınızda bulundurun lütfen.) Fakat bu denklem çözmesi zevk veren türden… 30’ların moda kurallarına hakim olmasanız da, siz cinayeti çözme işini dedektif Hercule Poirot’ya bırakın; kostümlerin şifrelerini kırmayı vazifeniz bilin.

QP Seçti

UYKU DÜZENİ

Uykudayken geçirdiğimiz zaman dilimini övmeye çalışmak yersiz. Bizim kafa patlattığımız konu, uyku kalitesinin nasıl artacağı üzerine. Cevabımızda ise çok netiz: Slip yastık kılıfları ile.

Bir yastık kılıfı için bu kadar methiye düzülür mü demeyin. Slip’le tanışmış olanların bu söylediklerimizde hemfikir olacaklardır. Ortalama 8 saatlik bir uykunun ideal olduğundan bahsedilir. Ama vakit nakit olsa da uykunun kalitesinin her zaman büyük önem taşıdığını savunuyoruz. Bu kaliteyi arttırmak için de en pratik çözüm bir yastık kılıfıysa, bunu araştırmakta fayda var. 2003 yılında markanın kurucusu Fiona Stewart’a dermatoloğunun, kullandığı yan etkili ilaçlar üzerine reçeteye ipek yastık kılıfı yazması üzerine bu tedavi yöntemiyle tanışmış. Bu ilacın (hala yastık kılıfından bahsediyoruz.) olumlu sayılabilecek birçok yan etkisini keşfettikten sonra işi ticarete dökmeye karar veren Stewart, eşiyle birlikte bir ev ürünündense bir bakım ve güzellik malzemesi olarak adlandırdıkları “Slip” adlı markalarını kurmaya karar verir. Adından anlaşıldığı üzere tek yapmanız gereken ipek kılıf kullanımına başalamak. Yararları ise: uyku izleri oluşumunu engellemek, anti ageing efekti ve “bed head” vakalarını engellemek.

GÜNCEL İÇERİKLER

Genel Tasarım

BENNETT ANSİKLOPEDİSİ

Tek bir ciltle Bennett vizyonu ve tasarımlarına aşina olmak mümkün. Phaidon’dan çıkan yeni kitap, iç mimar ve tasarımcının dünyasını, işlerinden kesitleri ve kitaba özel röportajıyla çözümlüyor.

New York Garment District’te iş hayatına başlayan Bennett, kumaşları ve tasarımı sevse de aradığının moda olmadığını fark eder etmez kendini farklı sanat dallarına yönlendirmiş. Mimari, mobilya tasarım ve kumaşlara olan ilgisi, yalınlığa duyduğu ilgi ve kaliteli materyallerle birleştiğinde Bennett tasarım dili ortaya çıkmış.Kısa sürede reputasyonunun artmasıyla birlikte müşteri portföyüne: David Rockefeller, Gianni, Marella Agnelli ve Tiffany & Co.’yu ekledi. Zengin minimalizm Türkçeye çevrildiğinde anlamını yitiriyor gibi olsa da kitaptaki görselleri incelediğinizde bile ne demek istediğimizi anlayacaksınız. Tasarımcıya ait basılan ilk monograf olma özelliğini taşıyan kitap, daha önce görülmemiş işleri ve tasarımcının yayınlanmamış bir röportajına da yer veriyor. Bennett’in dünyasını gözlemlemek için ilk adım olan kitabıyla samimiyeti ilerletmekte fayda var, kendi sözleriyle yazıyı bitirmek gerekirse: “Ben mobilyalar, yaşam alanları ve sofra takımları tasarlıyorum. En anlamlı olanın ise yaşam tarzım olduğunu düşünüyorum.”

Tasarım

SOLAR SAUNA

Kiruna’da ısınmanın yolu “Solar Egg”i keşfetmekten geçiyor. Bu fütürist yumurtanın içi sizi sadece kuluçka sıcaklığına değil, bir Fin saunası deneyimine davet ediyor.

Aklınıza İskandinav soğuklarını getirin ve İsveç’in en kuzeyinde bulunan Luossabacken kasabasında yaşadığınızı düşünün. Karşınıza bir anda bir sauna çıksa çöldeki vaha etkisini yaşamaz mısınız? İsveçli sanatçı ikili Biger & Bergström’ün tasarımlarıyla bu kasabadaki insanlara yaşatmak istediği tam da bu duyguya tekabül ediyor. Kültürlerinin bir parçası olan bu aktiviteyi heykelsi bir sembol olarak kasabadaki “middle of nowhere”e yerleştirmiş olmalarının sebebi ise şehrin gelişmesiyle birlikte bu transformasyon hakkında fikirlerin paylaşılabileceği bir platform oluşturmak. Hava durumuyla sanat eserlerini özdeşleştirme konusunda başarılı sanatçı ikilisi de aslında bunu bir enstalasyon olarak adlandırıyor. Paslanmaz altın aynayla kaplı Solar Egg, tasarımı itibariyle amorf yansımalar yaratmakta. İçindeki sauna ise tümüyle tahtadan yapılma. Ortasında ise kalp şeklinde demir ve taş döküm bir soba bulunuyor. Sauna’nın içerisindeki sıcaklık 75° ve 85° derece arası değişiyor. Olur da karşınıza çıkarsa, Kiruna’daki bu enstalasyonu da bilmiyorum dememeniz için küçük bir açıklama.

QP Seçti

DIPTYQUE İLE ROAD TRIP

Artık mümkün. Ünlü mum esanslarını araba kokularına dönüştüren Diptyque, artık araba yolculuklarınızda sizi ünlü kokularından mahrum bırakmayacak.

Trafiği düşünecek olursak evimizden daha çok zaman geçirdiğimiz habitatlardan birisi de arabalarımız. Bu noktada Diptyque, yolculuklarımızı daha keyifli bir hale getirmek için air diffuser’ıyla imdadımıza yetişiyor. Vintage radyatör ızgaralıklarını hatırlatan tasarımını yeni model arabalarınızın ızgaralıklarınıza taktığınızda küçük bir inception yaşatsa da, kokularıyla sizi evinizde hissettireceğinden şüpheniz olmasın. Evde Baeis mumunuzu yakamasanız da arabanızda söndürme stressiz bir Diptyque deneyimi yaşamanız mümkün. İnovatif “cold diffusion” sistemine sahip. Bu da kokunun araba atmosferindeki ömrünü uzatıyor, birlikte geçirilecek uzun kilometreleri sağlamlaştırıyor. Izgara sisteminin üzerinde bulunan minik nokta ise kokunun yoğunluğunu ayarlamanıza olanak sağlıyor.

Moda

FENDI X RIMOWA

Alman işçiliği ve İtalyan estetiğinden beslenecek bir valizin tüm beklentileri karşılayacağı şüphesiz. Fendi x Rimowa koleksiyonu da bu tezimizi doğrulayacak en yeni işbirliği.

Alman arabaları nasıl güven vaad ediyorlarsa, valizleri içinde bunu söylemek 1937’den beri mümkün. Zira Rimowa kurulduğu günden bu yana hep daha iyisini üretmek için ciddi bir azme sahip. Reklam kampanyalarında bile bahsedilen bu “work in progress” durumunun hala devam ettiğini ama mükemmele en yakın haline 80 yıl önce alüminyum hafif hard-cover valiziyle ulaştığını söylemek mümkün.Bu 80 yılı kutlamak içinse fonksiyonelitesine biraz İtalyan estetiği katmak isteyen Rimowa, Fendi’nin kapısını çalmış. Alüminyuma basılan marka logosuyla kaplanan klasik valiz, markanın rengi turuncu bir kemere sahip olmuş. İtalyanlar bununla kalırlar mı, bir de ünlü çantalarının Cuoio Romano derisiyle valizlerin kulplarını kaplıyorlar. Normal ve kabin boylarına sahip tasarımı Rimowa mağazaları ve Fendi’nin web sitesinde bulabilirsiniz. Modelin kişiselleştirmeye de samimi bakan bir tasarım olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Yeni saat

“GEOPHYSIC” KURAMI

Jaeger LeCoultre’den haberler: 100 adet limitle üretilen lacivert kadranlı “Geophysic” True Second modeli bugün markanın web sitesinde satışa çıkıyor.

Yeni Geophysic True Second, limitli sayıda üretilen bir koleksiyon ile karşınızda. Kadran rengi olarak laciverti seçen marka, bu modeli bugün sadece kendi internet sitesinde satışa sunacağını duyurdu. Uluslararası Jeofizik yılı (1958’e tekabül ediyor.)için üretilen tasarım, Kuzey Kutbu’nda bir keşif gezisi yürüten ilk insan olan Kaptan Anderson’ın başarısından ilham alıyor. Geophysic True Second Limited Edition, son derece hassas ve estetik anlamda memnun edici bir mekanizmaya, Jaeger-LeCoultre Kalibre 770’ye sahip. Bu mekanizma saate, her saniyenin ritmini tutan ve otomatik bir kalibrede nadir görülen bir komplikasyon olan True Second özelliğini kazandırıyor. Yüksek hassasiyet ve klasik tasarım anlayışının ürünü Geophysic True Second’ın 100 adet üretilen modelin bu özel edisyonunu butiklerde bulma şansınız yok, markanın sitesini takipte kalın, ajandanızda 17.00’deki programları boşaltmanızı tavsiye ederiz.

Sanat

QP’NİN SANAT TAKVİMİ

Dünyanın dört bir yanına yayılan ajandamızda müze ve galerilerin dikkat çeken güncel sergileri yer alıyor.

NEW YORK
HILMA AF KLINT
1862 doğumlu bir sanatçının, ABD’deki ilk büyük sergisi. Bu cümle kulağa garip geliyor olabilir ama sanat tarihi de bazı sanatçıları gözünden kaçırabiliyor…

20. yüzyılın sonunda aslında soyut sanatın kapısı açılmıştı. Fakat sanat tarihi, uzun bir süre bunu keşfedemedi. Wassily Kandinsky, Kazimir Malevich ve Piet Mondrian gibi bu alanın öncüleri sayılan sanatçılardan evvel, Hilma af Klint 1906’da soyut resimler yapıyordu. Fakat af Klint bu canlı resimlerini, meditatif egzersizler olarak gördüğü için, sanat kariyerinde yalnızca portre ve manzara eserlerini öne sürdü. Vasiyeti gereği, soyut resimlerinin ortaya çıkarılması için 1944’te öldükten sonra 20 sene beklenmesini istedi. Çünkü ne yaptığını dünyanın henüz idrak edemeyeceğine inanıyordu. Ama sanırız (daha doğrusu yaklaşık 30 yıldır) artık af Klint’in soyut çalışmalarına hazırız.Guggenheim da aynı fikirde olmalı ki sanatçının ABD’deki ilk majör solo sergisini düzenleyeceğini açıkladı. Ekim 2018’de gösterime girecek bu sergi, evrim ve atom teorisi de dahil olmak üzere bilimsel gelişmelerin af Klint’in zihninde ne uyandırdığını gösterirken aynı zamanda günümüzdeki maneviyat anlayışımızı da sorgulamamızı sağlayacağa benziyor. Sanatçının dönemindeki teosofik ve antropozofik anlayışı da göreceğiz. Ya da hissedeceğiz mi demeliydik? (daha&helliip;)

Seyahat

GÖÇEBE HABİTATLAR

Taschen’in yeni kitabı “Nomadic Homes”da karşınızdalar. Yerleşik düzene karşı Stockholm sendromu içinde olanlar için bu algıyı kırmaya yardımcı olacak güçe sahip bir kitap.

Stabil bir düzene sahip olmayan insanların göçebe yaşamlarına uygun hareket halindeki evlerini inceleme fikriyle yeni haftaya başlamak ne kadar doğru bir hareket karar veremesek de, ilham alınacak görsellerle dolu bir kitabı sahip olmanın her zaman doğru bir karar olduğunda hemfikir olmalıyız. Taschen’den yeni çıkan “Nomadic Homes” isimli kitap da bu isteğimizi gerçekleştirmekte oldukça başarılı. Evleri sadece dışardan izlemekle yetinmeyip, içlerine de sizi misafir eden “Nomadic Homes”, sizleri kinetik yaşam alanlarının konseptleri, mimarları ve ev sahipleriyle de tanıştırıyor. Russ Gray illüstrasyonlarıyla süslenen kitap, Phillip Jodio tarafından yazılmış. Göçebe yaşam çoğumuzun DNA’sında bulunan bir kavram. Kreatif mimariye sahip evlerle birleştiğinde bu fikre sıcak bakmamız bundan. Ünlü çinli filozof Lao Tzu’nun dediği gibi ” Gerçek bir gezginin önceden yapılmış planları ve belirli bir noktaya ulaşma niyeti yoktur.”. Bu sözle yazımızı bitirip iyi okumalar diliyoruz.

Teknoloji

ROADSTER YENİDEN

Tesla’nın durup dururken en eski modeli Roadster’ı yeniden piyasaya sürmesindeki nedenin peşine düştük. Modelin hızına yetişemesek de işte cevaplarımız.

1.9 saniyede 60 mil’e çıkabilen bir elektrikli araba düşünün. Ve bunun geliştirilmeye açık bir prototip olduğunu aklınızda bulundurun. Zamanla müşteri isteklerine özel paketlerle doğru orantıda geliştirilebilicek bir sürüş hızından bahsediyoruz. Yani biz değil, markanın Ceo’su Elon Musk bahsediyor. Hız sınırı 250 mili geçebilen bir modelin önünde bir, arkasında ise 2 motor bulunuyor. 4 kişi kapasiteli elektrikli tasarım, 200.000 $’lık bir satış fiyatına sahip. Tabii ki ‘Founders Edition’a gözleriniz kaydığında, fiyatın 50.000 $ oynama ihtimali kuvvetle muhtemel. Marka, modelin tasarım ve özelliklerinin hala yapım aşamasında olduğunu ve en iyi ihtimalle 2020 yılında piyasaya sürülebileceğini açıkladı. Beklentiyi bu kadar yüksek tutunca, insan heyecanlanmadan edemiyor. İsterseniz bir depozito karşılığı modelin siparişini şimdiden verebilirsiniz. Kimden bahsettiğimizi başlığımızda ele vermişiz. Tesla Roadster hakkında söyleyeceklerimiz şimdilik bunlar ama zamanla bu haberin, markadan alacağımız yeni bilgilerle geliştirilebileceği kanaatindeyiz.

Saat Kültürü

QUIZ DUYURUSU

Duyuru panomuza eklemek istediğimiz yeni bir haber var. Bundan böyle her hafta Instagram’da size bir soru soracağız ve cevabınız çoğunluğun tercihiyle aynıysa, bizden bir hediye kazanma şansınız olabilir.

Instagram’da ara sıra size bazı sorular sorduğumuzu ve bunları QP Quiz etiketiyle paylaştığımızı fark etmişsinizdir. Şimdi, bu post’ları Instagram’daki story bölümünün anket özelliğine adapte ederek, farklı bir çerçeveye taşıyoruz. Her hafta bir gün (iş saatleri içerisinde) Instagram’da bir oylama yapacağız. Oylamada cevabınız çoğunluğun tercihiyle aynıysa, bizden bir hediye kazanma şansınız olabilir. Zira çoğunluğu oluşturan isimler arasında kura çekeceğiz ve çekiliş sonucu kazanana ofisimizden bir sürpriz hediye göndereceğiz. Ayrıca bu anket bazı zamanlar yüksek saatçilikle ilgili bilginizi de sınayacak. Bu durumda çoğunluk tarafını değil, doğru cevabı verenleri değerlendireceğiz. Aynı şekilde onlar arasından da kura çekeceğiz. Tüm QP okuyucuları davetlidir.

NOT: (LCV yaptırmanız gerekmiyor, kapımız tüm QP severlere açık.)